Kim demiş uslandı diye!

Iggy Pop'un uslanmış halini bekliyorduk. Ama bu uslanmış haliyse, acaba yaramazken neler yapıyordu? Erkin Koray ve sahneye Iggy Pop gibi çıkan Mazhar Alanson da Rock'n Coke'ta fırtına gibi esti.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi
TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Sıcak, daha sıcak olacak dediler, ancak bu kadarı beklenmiyordu herhalde. Sabahın 8'inde kampçılar sıcak yüzünden kendilerini çadırlarından dışarı atıp soluğu buldukları ilk gölgelikte aldılar. Burada gün şöyle geçiyor: Sıcak yüzünden, güneş etkisini yitirene kadar gölgenin hüküm sürdüğü alanlarda boylu boyunca uzanılıyor. Yok, bu sıcak bana koymaz diyenler güneş altında top, frizbi vs. oynuyor. Yanında oynayacak bir şeyler getirmeyenler için ise kamikazeli, çarpışan otolu, balerinli lunapark halihazırda bekliyor. (Gelecek nesillerin kulağına küpe olsun: Kamikazeye binin ancak balerini boşverin. Mide bulantısı, baş dönmesinden gayrı bir getirisi yok bu meymenetin! Bu arada kamikaze, Iggy Pop& The Stooges konserinde bile boş değildi.) Pek tabii ki bol bol kola, gazoz, meyve suyu tüketildi. Bira, her ne kadar tadında bir gariplik olsa da, en fazla tüketilen alkollü içki oldu. Bu yılın yenilikleri, alanda saçlarınızı yıkatıp bakım yaptırmak, günün yorgunluğunu masajla atmak gibi olanaklar sunan standlardı. Ana sahnenin önündeki dev minderlerin sayısı fazla, ama 'kapanın' elinde kalıyor. Geçen yıla göre katılım yüksek olduğundan tuvaletler zaman zaman fena bir hal alabiliyor... Ancak olacak o kadar diyor ve geçiyoruz konserlere. Önceki gece 22.30 civarında ana sahnede Iggy Pop adeta bir Tazmanya canavarı gibi tozu dumana kattı. Sahneye çıkar çıkmaz izleyicilerin bir bölümü pogo'ya başladı. Sahneden 'gereken' karşılık gecikmeden geldi ve Iggy Pop, kolonlardan birkaçını deviriverdi. Belden yukarısı çıplak Iggy Pop görüntüsü ve enerjisiyle, tüyü bitmemiş Türk gençliğini yaşından başından utandırdı. 'Posası gelecek', 'Darülaceze mi be burası' vb. lafların hepsini ağzımıza tıktı 60'lık efsane. Ara ara sahneden inip ön sıralarda ona uzanan ellerle yakın temasa girdiğinde asıl zapt edilmesi gereken hayranlar değil, bizzat Iggy Pop'un kendisiydi kesinlikle. Velhasıl tokat gibiydi. Tuğrul Eryılmaz'a göre Iggy Pop'un uslanmış haliyle karşı karşıya gelecektik. Ancak önceki gece seyrettiğimiz onun uslanmış haliyse,
'yaramaz'ken neler yapabileceğini hayal bile edemiyoruz.
Erkin Baba yine az konuştu!
Geçiyoruz buralardan bir efsaneye, Erkin Koray'a. 'Bizim zamanımızda' diye başlayan cümlelerle 'zamane gençlik' tabirinin görülmeye değer bir buluşmasıydı, Erkin babanın Rock'n Coke'taki konseri. Paçaları yıldızlı,
ütülü pantolonu, tepesi açılmış ancak hâlâ inadına uzun saçları ile Erkin baba az konuştu, ama 'konuşturdu'. 'Yalnızlar Rıhtımı', 'Çöpçüler' ve 'Arapsaçı', iki belki de üç kuşaktır olduğu gibi yeni kuşağın da hislerine tercüman oldu. Gördüğü ilgi karşısında Erkin baba bile şaşırmıştır herhalde. 'Bi daha' tezahüratlarını 'E o zaman bi daha' diyerek karşılayan Türk rock'ının yaşayan efsanesi sahneyi 'Arapsaçı'nı ikinci kez söyleyerek terk etti.
'Eskiler' ve 'yerliler' cephesinden devam ediyoruz: MFÖ ilkinde olduğu gibi bu yıl da Rock'n Coke'ta 'Ele Güne Karşı', 'Sude', 'Bu Sabah Yağmur Var İstanbul'da' gibi klasiklerini binlerce kişiye hep bir ağızdan söyletti. Mazhar Alanson'un da keyfine diyecek yoktu. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da şarkı aralarında gençlere nasihat vermekten kendini alamadı. Ama en büyük sürprizi sahneye kendisinin de hayranı olduğu Iggy Pop'a istinaden sarı peruk ve şeffaf body ile çıkmasıydı. Sahne sadece müzisyenleri ağırlamadı. Altın Ayı ödüllü 'Duvara Karşı'nın yönetmeni Fatih Akın da elinde kamera sahnede dolandı durdu. Akın, Berlin Film Festivali'nde gösterilmesi planlanan 'İstanbul'un Sesi' için konserleri kaydetti. Aslında bu Akın'ın kendini dinlerdirme projesi. Eee, kimi yönetmenlerin dinlenmesi de böyle oluyor. 48 saatlik müzik maratonu dün ana sahnedeki The Rasmus, hip hop'un zirvesindeki 50 Cent ve elektronik müziğin güçlü kalelerinden The Orb'un performansı ile son buldu.