Kırık Türkçeyle müzik ziyafeti

Dün gece CRR'de sahneye çıkan Karsu, salonu dolduranları kendine hayran bıraktı. İnsanlar 'Hollanda'nın Norah Jones'u' olarak anılan Karsu'yu öyle sevdiler ki, 23 yaşındaki şarkıcı konser sonunda iki saate yakın imza dağıtıp fotoğraf çektirdi.
Haber: Muhsin TOPYILDIZ - mahfuznecip@gmail.com / Arşivi

Dün gece Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Hollanda’da doğmuş bir Türk kızı vardı. Henüz 23 yaşında. Tüm dinleyicilerin konser sonunda ayakta alkışladığı bu kızın adı Karsu. Karsu Avrupa ’da gördüğü büyük ilgiden sonra burada ilk büyük konserini verdi ve bizler de gördüğü ilginin sebebini en net şekilde anladık. Sahnede 23 yaşında bir kızın tüm heyecanı ve enerjisinin yanı sıra adeta yıllarını sahnede geçirmiş bir müzik duayeninin havası vardı.
Geçtiğimiz aylarda çıkardığı ‘Confession’ albümünün tanıtım konseri için İstanbul ’da olan Karsu dün gece kırık Türkçesi ile ağırlıklı olarak Türkçe şarkılar söyledi. Farklı tarzlardan şarkıları kendi müziğine uyarlayan Karsu az daha salonu dolduranların ellerine alkışlamaktan kan oturtuyordu. Dört takım elbiseli erkekten oluşan orkestrasına bembeyaz kıyafeti ile piyanosunun başında eşlik ederek tüm şarkılarını olağanca neşesi ve sadeliğiyle bizlere aktardı.
Teknolojinin hayatımıza neredeyse hakim olduğu şu günlerde gidilecek her konserde insanlar tweet atmaktan, video çekmekten ya da fotoğraf paylaşmaktan konserleri izleyemiyorlar. Karsu’yu sahnede izleyenler öyle bir büyülenmişti ki salonda neredeyse tek bir flaş patlamadı. Herkes pürdikkat sahnedeye kilitlenmişti. Karsu da bu dikkate değer işler yapıyordu doğrusu. Neşet Ertaş’ın ‘Neredesin Sen’ şarkısını öyle bir söyledi ki zaman o an durmadıysa bundan sonra durmaz.
Karsu İstanbul konseri öncesinde söyleyeceği Türkçe şarkılar için çok doğru tercihler yapmış. ‘Domates Biber Patlıcan’ ‘Divane Aşık Gibi’ ‘Eller Gibiyim’ ‘Gelevera Deresi’ gibi şarkıları seslendirdiği sırada tüm salon onunla beraber şarkılara eşlik ediyordu. Her ne kadar röportajlarında Türkçe müzik ile arasının çok iyi olmadığını söylese de neyi seveceğimizi iyi bildiğini bizlere gösterdi. Konserin sonlarına doğru Gönül Akkor’un hafızalarımıza kazıdığı ‘Gül Ali’ ile hepimizi az daha oynatıyordu Karsu.
Bu muhteşem konserin mimarları arasında elbette ki Karsu’nun müthiş orkestrası da var. Hayatta belki de görüp görebileceğiniz en sempatik gitarist Orville Breeveld ve saksafonuyla seyircilerin arasında gezen Daniel Mester en az Karsu kadar alkış aldı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu dolduranlardan. Arada bazı teklemeler olsa da gecenin sonuna kadar oldukça başarılı bir profil çizdiler.
Konser sonunda iki saate yakın süre imza veren Karsu konser sırasında da sempatik tavırlarıyla herkesin kalbini kazandı. Gaziantep’e ‘Antep ezme’ demesi, kırık Türkçesi sebebiyle çok iyi bildiğimiz şarkılarda zaman zaman özne-yükle uyumunu sağlayamaması, orkestra arkadaşlarına ‘koçum’ diye seslenmesi bizi ona daha da yaklaştırdı, daha da çok sevdik.
Bis için geri dönüdüğünde Karsu hepimizi şaşırttı. Sezen Aksu’nun ‘Hadi Bakalım’ı olarak başlayan şarkı muhteşem gitar ve saksafon sololarıyla beraber ‘Love Story’e dönüştü. Gerçi şaşırmamak lazımdı. Chopin bestesini Kazım Koyuncu şarkısına bağlayan bunu da yapar.
Dün geceki konser bizler müthiş anlar yaşadık. Seneye bu zamanlar Karsu çok daha büyük bir konser için burada olacak. Bu konseri kaçıranlara tek tavsiyem bir dahaki Karsu konserini kaçırmamaları. Pişman olmayacaksınız.