Kısa kesin; festival başladı

Kısa kesin; festival başladı
Kısa kesin; festival başladı
Akbank Kısa Film Festivali 10 Mart'ta başlıyor. On gün boyunca, 16 ülkeden 97 film, 21 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, 19 konuğu ile Akbank Kısa Film Festivali'nin 10 gün boyunca kapısı herkese açık. Tüm etkinlikler ücretsiz. Peki, 10 yılda ne oldu ve Akbank Kısa Film Festivali sinema dünyası için ne ifade ediyor. Festivalin direktörü Selim Evci'yle konuştuk.
Haber: SİBEL ORAL - sibelo@gmail.com / Arşivi

Türkiye ’de kısa film özgürlük alanı mı yoksa geçiş dönemi mi?Kısa film, uzun metraja göre daha sınırlı imkanlarla gerçekleşebildiğinden bir özgürlük alanı sunar. Fikrin açığa çıkması için bir yapımıcıdan onay almanız, büyük bütçeler denkleştirmeniz gerekmediği için bu söylenir. Kısa filmler düşünce işleridir, özgürdür, farklıdır, naif yönleri her zaman hissedilir. Öte yandan bir geçiş dönemi de olabilir, uzun metraj yapmak isteyen bir yönetmenin kendini denemek için yaptığı bir çalışma olarak da karşımıza çıkması doğaldır. Bu örneği birçok başarılı yönetmenin ilk işlerinde görebiliriz. Eğer ortaya çıkan kısa film iyi ise ne için üretildiğinin de pek bir önemi yok.

Siz uzun zamandır Akbank Kısa Film Festivali’nin başındasınız. Başladığınız yıldan bu güne Türkiye’de kısa film alanında ne gibi gelişmeler oldu?Yapılan film sayısı arttı. Başladığımız dönemde yılda 80-100 arasında iken bu rakam artık 500 civarında diyebiliriz. Kısa filmlerde teknik kalite yükseldi, estetik açıdan çok önemli ilerleme var. Hikayeler iyi. Daha fazla gelişmesi gereken konular ise özellikle ses tasarımı alanında, iyi ses tasarımı yapılmış kısa filmler ne yazık ki pek fazla değil.

Akbank Kısa Film Festivali’nin nasıl bir misyonu var? Sinema tarihinde kısa filmler lokomotiftir. Yeni türlerin denendiği, yeni yönetmenlerin açığa çıktığı keşif alanıdır. Bu düşünce ile kısa filmin algısını yüceltmek, amatör bir uğraş olmadığını vurgulamak önceliklerimiz arasındaydı.Kısa filmin bir uzun metraj kadar sinema olduğunu, hatta daha da maharet gerektirdiğinin altını çizmeye çalıştık. Bunun yanısıra kısa filmlerin izlendiği, tartışıldığı bir platform oluşturmak, atölye çalışmaları ve söyleşilerle üretimin içindeki birikimleri paylaşmak gibi hedefleri önemsedik.

Peki ya izleyicinin yıllar içinde kısa filme bakışında bir değişiklik oldu mu?Festivali takip edenler, kısa filmin ne kadar lezzetli olduğunu farkettiler. Televizyonun sıradanlığına çok iyi bir alternatif, bu izleyici tarafından da böyle algılandı. Farklı konuları göremek, düşünmek farkına varmak kısa filmin yapısında kolayca bulabileceğiniz şeyler. Buna paralel festivalin müdavimleri oluştu, hep söylüyorum kısa film bağımlılık yaratır.

Sizce kısa filmin olmazsa olmazları nelerdir?Bir filmin olmazsa olmazı samimiyet, içtenlik. Bunundışında kısa filmin süre sınırı olduğundan kendini anlatma konusunda sanat yönetmenliğine, anlamı destekleyen ses tasarıma,gösterge bilime daha fazla ihtiyacı vardır.

Hiç kısa film izlemeyen birine Kısa Filmi nasıl tanımlarsınız?Kısa filmin benim için en önemli özelliği, sıradışı olması, aynılıktan kurtaran bir düş dünyasının olması. Bu özellikler ile tanımlamaya başlayıp, hemen sevdiğimbir kısa filmi izletiririm.

Akbank Kısa Film Festivali, genç sinemacılara ne gibi katkılar sağladı?Bu festivaldeki ve bir çok kısa film festivalindeki etkinliklere katılmak, festivaldeki etkileşim, atölye ve söyleşilere gelen konuklarla tanışma fırsatı bulmak, filmleri birer örnek olarak düşünmek gibi sebepler doğrultusunda festivallerde bulunmak elbette genç sinemacılar için katkılar sağlayacaktır. Türkiye’de kısa filmin festivaller dışında bir gösterim alanı bulamaması noktasını göz önünde bulundurursak bu alanda üreten ve üretmek isteyen insanların bir arada olması önemli.

Bu seneki programda hangi bölümler yer alacak?Bu sene festivaldeki yarışmalı bölümler “Festival Kısaları” ve “Canlandırma Kısalar”. Bunlarla birlikte sadece deneysel filmlere ayırdığımız “Deneysel Kısalar” bölümü, Cannes Film Festivali, Venedik Film Festivali, Rotterdam Film Festivali gibi festivallerde kısa film seçkilerinde gösterilmiş filmlerin de bulunduğu “Uluslararası Bölüm” yer alıyor. Festivalin ilk yılından dokuzuncusuna kadar en iyi belgesel ve kurmaca ödülünü almış kurmaca ve belgesel filmlerin bulunduğu ve Orhan Kemal’in 100. doğum yılı olmasıı adına seçkiye aldığımız Mehmet Güleryüz’ün “Sessizlerin Sesi: Orhan Kemal” belgeselinin bulunduğu “Özel Gösterim” bölümü, Hayet Benkara’nın konuk olduğu “Deneyimler” bölümü, bu sene Mehmet Eryılmaz’a ayırdığımız “Kısadan Uzuna” bölümü ve Derviş Zaim’e ayrılan “Belgesel Sinema” bölümü Akbank 10. Kısa Film Festivali’nin diğer önemli bölümleri arasında.

Festival, Anadolu'daki gençlere nasıl ulaşmayı planlıyor?Her yıl Festival’in ardından düzenlenen Akbank Kısa Film Festivali Üniversiteler’de etkinliği ile, ödül alan filmler Anadolu’daki 40 üniversitede gençler ile buluşuyor. Bu yıl da 3 – 14 Kasım tarihlerinde filmler yine ülkemizin pek çok üniversitesinde gençlerin beğenisine sunulacak.