Kıyamet sonrasını Radikal'den okuyun!

Radikal bu hafta aşağıdaki soruya doğru yanıt veren 20 kişiye Maxime Chattam'ın Başka Bir Dünya: Üçlü İttifak kitabını hediye ediyor

Doğru cevabı veren 1.ci, 10.cu, 20.ci, 30.cu, 40.cı, 50.ci, 60.cı, 70.ci, 80.ci, 90.cı, 100.cü, 200.cü, 300.cü, 400.cü, 500.cü, 600.cü, 700.cü, 800.cü, 900.cü 1000.ci kişiler kazanıyor. Hediye kitaplar Radikal tarafından talihli okurların adreslerine postalanıyor.







Gençlerin dünyasında, kıyametten sonra

Dünyayı saran korkunç bir fırtına tüm şehri bir gecede karla örtüyor; mavi bir akım tüm binaları tek tek tarıyor...
Doğan Kitap’tan Kötü Ruh, Karanlığın Soluğu, Zamanın Kanı ve Gaia Teorisi gibi kitapları yayınlanan Maxime Chattam tüm dünyada hatırı sayılır bir okuyucu kitlesine sahip. Eleştirmenlerce son dönemin en iyi polisiye-gerilim romanı yazarları arasında sayılan Chattam’ın kendisi de Tess Gerritsen, Glenn Meade ve Jean-Christophe Grangé’dan etkilendiğini saklamıyor. Yazarın başarısında dildeki ustalığının yanı sıra oldukça gerçekçi şiddet sahneleri yaratabilmesinin de payı büyük. Bu da aldığı kriminoloji eğitimi sayesinde. Ama kitaplarının asıl ilgi çekici yanı kuşkusuz sınırsız vahşetten çok, gerilim edebiyatında pek de görülmeyen derinlikli felsefi tartışmaları; Chattam romanlarında dayanılması güç korkunç sahneler yaratırken bile insanın özündeki kötülüğü uzun uzadıya incelemekten geri kalmıyor. Seri katiller, büyü, şeytan, otopsi, cinayet yazmaktan en çok zevk aldığı temalar olarak öne çıkıyor.

Maxime Chattam Doğan Egmont tarafından yayınlanan yeni serisi Başka Bir Dünya’nın ilk kitabı Üçlü İttifak’ta bu kez genç okuyucularını korku dolu fantastik bir dünyaya sürüklüyor. Serinin bir üçleme olarak başladığını ama şu an beşinci kitabının basıldığını söylemekte fayda var.

Chattam, Üçlü İttifak’ta kıyamet sonrasını ele alan bir bilim kurgu romanı yaratıyor ve bunu gerilim öğeleriyle süslüyor:
Matt geceki fırtınadan sonra, sabah bambaşka bir dünyaya uyanıyor, anne ve babasını bulamıyor, internet , telefon ve elektriğin olmadığını fark ediyor, hiçbir makine çalışmıyor. Apar topar arkadaşı Tobias’ın evine gidiyor. Tobias’ın babasının körleşmiş, iğrenç bir mutanta dönüşmüş olduğunu görüyor. Önce korkudan ne yapacaklarını bilemiyorlar sonra sakinleşip yanlarına pek çok erzak alarak yaşadıkları şehir Manhattan’da ürkütücü bir yolculuğa çıkmaya karar veriyorlar. Karşılaştıkları devleşmiş, canavarlaşmış hayvanlar; bütün binaları kaplayan bitki örtüsü; barbarlaşan yetişkinler, fantastik yaratıklar ve onlara sürekli güneyi gösteren işaretler, çıktıkları yolculuğun çok büyük tehlikeler ve gizemler sakladığını gösteriyor. Bir süre sonra yaşadıkları bu korkunç kıyametin nedeninin hiç kimsenin önemsemediği iklim değişikliği olduğunu anlıyorlar. Bu felaketten sorumlu olan yetişkinlerin yok olduğunu, sadece, dünyayı kurtaracak olan gençlerin hayatta kaldığını fark etmeleri de uzun sürmüyor.
Üçlü İttifak, dünyanın kişisel bir figür olarak tartışılıp, kendini korumak ve insanlara ders vermek amacıyla değişim geçirdiği fikrine odaklanıyor ki bu da genç okuyucunun distopik ya da post-apokaliptik (hikâyenin nasıl sonlanacağını bilmediğimizden tam bir türle adlandıramıyoruz) bir romanda varoluş, doğa, Tanrı üzerine derinlikli olarak düşünmesine olanak veriyor. Dünya, insanların ne yaptıklarını anlamaları için uzun süre bekliyor ve sonunda iyice hiddetlenerek özündeki kaynak ve güçle insanları etkisiz hale getirip doğayı serbest bırakıyor.
Daha çok gençler için yazdığından olacak, Chattam bu seride şiddet dozunu bir hayli düşürmüş ve felsefi çözümlemelerini hafifletmiş, aslında tam da bu yüzden daha geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor.
Roman gençlerin yetişkinler olmadan, onların yanlışlarını görerek kuracakları yeni bir dünya düzeninin neye benzeyeceğini, düşecekleri yanlışlara ve bulacakları çözümlere de dikkati çekiyor. Bu nedenle de her ne kadar distopik görünse de umutlu bir gelecek tasviri yapan Chattam pek çok yetişkin yazarın tersine gençlere bir hayli güveniyor, hatta onlara daha çok sorumluluk ve söz verilmesini öneriyor sanki.
Nihayetinde Maxime Chattam aksiyonu ve fantastik öğeleri bol, aşk vurgusu kararında, felsefesi sağlam bir başyapıta imza atıyor.