Klasiğe ses katan yarışma

'Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması' adını taşıyan ve Eczacıbaşı ailesi tarafından yaşatılan bir yarışma 1996'dan beri iki yılda bir İzmir'de düzenlenmekte.
Haber: FİLİZ ALİ / Arşivi

İZMİR - 'Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması' adını taşıyan ve Eczacıbaşı ailesi tarafından yaşatılan bir yarışma 1996'dan beri iki yılda bir İzmir'de düzenlenmekte. Bir ulusun sanatta 'var'ım diyebilmesi için yaratıcılara gereksinimi olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Yaratıcısı olmayan ya da yaratıcısına ilgi gösterilmeyen bir sanat türünün ölüme mahkûm olacağı da bir başka gerçek.
1925'de Atatürk tarafından başlatılan Müzik Devrimi Projesi'nin devlet eliyle 1960'ların sonlarına kadar süren itici gücü 1970'lerden başlayarak gitgide enerjisini yitirmiş, üstelik müzik devrimi sayesinde bir yerlere gelenler kendi bindikleri dalları keserek yaratıcı gücü zayıflatacak, kurutacak her türlü hainliği yapmışlar, örneğin Bülent Arel gibi kimi yaratıcıyı yurtdışına kaçırmış, kimini de kendi içine kapanmaya adeta zorlamışlardır.
Eczacıbaşı Yarışması bu nedenden hem genç besteciler, hem de müziğe ciddiyetle, aşkla ve özveriyle sarılanlar için bir can simidi, bir umuttur. Yaratıcılığa saygıyı tekrar canlandıran önemli bir harekettir.
İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın Dr. Nejat Eczacıbaşı adına düzenlediği bestecilik yarışmasını 1996'da Hasan Uçarsu, 1998'de Hasan Uçarsu ve Özkan Manav kazandı. 2000 yılının birincisi Tevfik Akbaşlı'ydı. Kazanan eserleri içeren bir de CD yapıldı. Uçarsu ve Manav bugün yurtdışında eserleriyle tanınan genç besteciler. Onları besteci olarak yüreklendiren, eserlerinin çalınmasını ve dinlenmesini sağlayan bu yarışmanın önemini özellikle vurgulamamız gerek.
4. Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması'nın final konseri 13 Aralık Cuma akşamı İzmir'de İsmet İnönü Sanat Merkezi'nde verildi. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'nı Rengim Gökmen yönetti. Yarışma, ilk kez dinleyicilerin, seçici kurulun ve orkestra üyelerinin kullandığı oylarla değerlendirildi.
Birinciliği Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda Bestecilik ve Orkestra şefliği, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde de Makine Mühendisliği ile Sosyoloji dallarında yetişen Yiğit Aydın 'Adım-Oyun-Ağır-Başka'; ikinciliği Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi,
İngiltere'de Royal Northern College of Music ve Hollanda'da Rotterdam Konservatuvarı'nda yetişmekte olan Bulgristan doğumlu Berkant Gençkal
'Bakire Hikâyeler'; üçüncülüğü Hacettepe Üniversitesi'nde bestecilik eğitimi alan Anjelika Akbar 'Güneşin Doğduğu Ufuk' ve dördüncülüğü Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bestecilik ve Piyano bölümlerinden
mezun olan İnci Yakar 'Orkestra İçin Üç Bölüm' adlı eserleriyle kazandılar.
Yarışmanın şartnamesinde yer alan "...kaynağını geleneksel müziklerimizden alan..." gibi cümleler, yarışmaya katılmayı düşünen genç bestecileri ne kadar etkilemiş bilemem ama Anjelika Akbar'ı epey etkilediğini, 'kaynağını geleneksel müziğimizden alan' ne kadar bestecimiz varsa hepsinden özgürce ama pek acemice esinlendiğini hatta 'vur deyince öldürürcesine' bir de İstiklal Marşı'nı katarak dinleyicinin 'milli hislerini' galeyana getirmeyi amaçlamada başarılı olduğunu gördük. Nitekim, Eczacıbaşı Beste Yarışması sonucu yaratıcılığın özgürlüğüne gem vurulamayacağını göstermiştir.