'Klasik müzik Türkiye'de hâlâ marjinal'

'Klasik müzik Türkiye'de hâlâ marjinal'
'Klasik müzik Türkiye'de hâlâ marjinal'

Serhan Bali, Andante ödülleriyle klasik müzik dünyasındaki dayanışmayı da artırmayı hedefliyor. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGUN

Andante dergisi yayın yönetmeni Serhan Bali'nin hedefi klasik müziği daha görünür kılmak. 'Köylere gidelim de klasik müzik dinletelim fikrine hasta oluyorum.' diyen Bali'ye göre 'Önce şehirlerdeki burjuvaları bu müziğe alıştırmak lazım.'
Haber: CEREN AKARDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Klasik müziği Türkiye’de kalıplarından kurtarıp yaygınlaştırmayı hedefleyen Andante dergisi yedi yıllık yayın hayatının en önemli adımını dün attı. Biz de ödül töreninden önce buluşup derginin yayın yönetmeni, Radikal yazarı Serhan Bali’yle bu ödülleri ve Türkiye’de klasik müzik dünyasını konuştuk.
Klasik müzik ödülleri fikri nasıl doğdu? Bu ödüllerin amacından bahseder misiniz?
Ödüllere başlamamızdaki sebep biraz da Andante’yi yayımlamaya başlamamızdaki sebeple aynı. Andante’yi de biz Batı’da hep örneklerini gördüğümüz -BBC Music, Gramafon ve daha pek çokları gibi- klasik müzik dergilerine özenmemiz sonucunda kurduk. Ödül de bu içerikteki bir derginin gerekliliği ve bence başvurduğu özel mekanizmalardan biri. Jüri heyetimizde öncelikle kendi içimizdeki geniş yazar ve eleştirmen kadrosu yer alıyor. Ödül mekanizmasının Andante’yle sınırlı kalmasını da  istemiyoruz aslında. Ben açıkçası Oscar’vari bir katılım süreci düşünüyorum. 500 kişi bu ödülün jürisinde neden olmasın ki?
Andante Klasik Müzik Ödülleri’nin üç ana amacı var diyebiliriz. İlk olarak klasik müziği ülke kamuoyunun gündeminde daha üst sıralara taşımak. Sonra klasik müzik sektörümüzün içinde yer alan kişi ve kurumlar arasında olumlu rekabet ortamının oluşmasına katkıda bulunmak ve sonuncusu ‘ortak amaçlar uğruna ortak tavır sergileme’ kültürünün yerleşmesine ön ayak olmak.
Klasik müzik camiasındaki dayanışmayı artırma hedefinizi biraz açar mısınız?
Aslında bizim klasik müzik camiası bir araya gelmez. Herkes kendi cemaatciğinde bir şeyler yapmaya çalışır. Klasik müzik kültürü sahipsiz durumda çünkü klasik müzikçiler bir araya gelip sorunları halledemiyor. Sorun halledecek insan da seçemiyor. Çok daha yüksek hedefler uğruna bir araya gelmek şart. Ödül gecesinde bunu da yapmaya, çok farklı çevrelerden insanları bir araya getirmeye çalışacağız. Klasikçilere baksın insanlar ve ‘vay be, klasikçiler konser dışında da biraya gelebiliyormuş‘ desinler. O dayanışmacı ruhu kazanabilseydik bugün AKM sorunu, bu kadar kangren haline gelmezdi.
Klasik müziği yaygınlaştırmak belki de en zor hedef, ne dersiniz?
Evet, klasik müzik bu ülkede hâlâ marjinal bir kültür, bunu kabul etmemiz lazım. Son yıllarda çok gelişti, geride bıraktığımız 10 yılda devletin payı, ağırlığı, etkisi git gide azalırken, özel sektörün klasik müziğe yatırımları arttı. Çok uzun süre bir İKSV vardı bir de devlet. 1995’lerden itibaren Bilkent, Borusan orkestraları kuruldu ve klasik müziğe yatırım yapılmaya başlandı. Fazıl Say da klasik müziği bu marjinal kitlenin ötesinde halka duyurmakta çok büyük bir görev üstlendi, müteşekkiriz. Cihat Aşkın da aynen öyle güzel işler yapıyor. Borusan mesela Cem Yılmaz’lı konserler verdi. Bu müziği herkes dinlesin demiyoruz tabii. ‘Köylere gidelim de klasik müzik dinletelim’ fikrine de hasta oluyorum. Köylere gitmeden önce şehirlerdeki burjuvalara bu müziği alıştırmak lazım. Köylüye başka hiçbir şey vermezsen sadece klasik müziği götürürsen olmaz. ‘Çok büyük ilgi gördük, çatlayana kadar alkışladılar’ diyorlar ya. Tabii ki alkışlarlar, sen onlar için bir sirk cambazısın, bir defa izlerler ama gerisi gelmez. Her zaman isteyecek mi? Evinde dinleyecek mi? Çocuğu istese okutacak mı? Bunlar belli değil...
Ödül kriterleri neydi?
2009 yılında, kendi alanında en ses getiren ve en başarılı olduğu düşünülen, öne çıkan isimler arasından adayları belirleyip sonra da ödüllerde karar verdik. Andante içerisinde çokça yer alan, konser performanslarıyla dikkat çeken, kendi kategorisinde iyi işler yaptıklarına inandığımız isimler üzerinde durduk. Bizde kayıt piyasası gelişmemiş olduğu için biz performansları ödüllendirdik.
Türkiye’deki klasik müzik dinleyici profili nasıl?
Klasik müzik camiası çeşitlilik içeriyor. Cumhuriyetçi-Atatürkçü, klasik müziği modernleşme yolunda önemli bir adım olarak gören bir kesim var. Bu kesim, yani eski burjuvalar Devlet Senfoni Orkestrası konserlerinin abonesidir. Yeni orkestraların farklı bir dinleyici kitlesi var. Daha genç, beyaz Türkler dediğimiz kesim, yeni burjuvalar. Fazıl Say’ın çok değişik, 20-40 yaş arası bir kitlesi var. Genel olarak Batı’yla kıyaslandığında bizde daha genç bir dinleyici var.


    ETİKETLER:

    Cunda