@ubuget

Kod Adı K.O.Z'un hedefi Recep İvedik'i geçmek!

Kod Adı K.O.Z'un hedefi Recep İvedik'i geçmek!
Kod Adı K.O.Z'un hedefi Recep İvedik'i geçmek!
Kod Adı K.O.Z önümüzdeki hafta 850 salonda izleyiciyle buluşacak! Filmin yönetmeni Celal Çimen filmin Gezi'ye Ak Parti'nin penceresinden bakan bir yapım olduğu fikrine pek katılmıyor. 'K.O.Z'un gişe hedefiyse Recep İvedik'in rekorunu kırmak!
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Yapımcılığını Parantez Yapım - Uğur Yalçınkaya’nın üstlendiği Kod Adı K.O.Z. 13 Şubat’ta vizyona girmeye hazırlanıyor. Devlet içinde devlet kurmak isteyenlerin ve arkalarındaki güç odaklarının deşifre edildiği bir hikâyenin anlatıldığı filmin basın toplantısı dün Ritz Carlton Otel Bleu Lounge’ta gerçekleşti.

Biz de ‘850 salon’ gibi iddialı bir sayıyla izleyiciyle buluşmaya hazırlanan filmin yönetmeni Celal Çimen’le politik-gerilim türündeki filmi Kod Adı: K.O.Z’u konuştuk.

Çimen filmin Gezi’ye Ak Parti’nin penceresinden baktığı fikrine pek katılmıyor. ‘MİT desteği’ iddialarını da ‘İlk kez sizden duyuyorum, devletler böyle şeyler yapar mı, bilmiyorum’ diyor.

HEDEF RECEP İVEDİK’İN REKORUNU KIRMAK!

1 milyonluk psikolojik başarı barajını da soruyorum Çimen’e. Bu hedefi çok mütevazı buluyor Celal Çimen. Bir rakam vermekten kaçınsa da hedeflerini ‘Box Office’ listesinin başındaki filmi değiştirmek olarak gösteriyor. 1 Ocak 1989 tarihinden günümüze vizyona giren filmler e bakıldığında rekoru elinde Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik 4’in ulaştığı rakam 7 milyon 369. 098. Yani hedef 7,5 milyon.

Cem Kurtoğlu’nun dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ’ı, Hakan Ural’ın ‘ İstihbarat Müsteşarı’nı, Tolga Karel’inse ‘Paralel’ güçlerle işbirliği içinde olan Emniyet Müdürü Remzi karakterini canlandırdığı Kod Adı K.O.Z’un yönetmeni Celal Çimen’in ağzından hikayesi…

Film Gezi’den, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne dönemin Başbakanı Erdoğan suikast girişimine yakın dönemde Türkiye’de gerçekleşen birçok meseleye değiniyor. Film bir politik gerilim filmi. Ülkemizin yakın tarihini anlatıyor, içinden geçtiği iki yıllık süreci ve şu an geldiğimiz yeri anlatıyor. Birçok konuyu işliyor, politik birçok meseleye değiniyor. 



Filmdeki olaylar ve karakterler ne kadar gerçek?
Ülkemiz ne yaşadıysa onu belli bir bakış açısıyla yapımcının senaristin ortaya koymak istediği tez doğrultusunda ortaya koyan bir film Kod Adı K.O.Z. Benzeri örnekleri dünyada çok, Amerika’da çok sayıda bu tarz film çekiliyor. Türkiye'de çok tercih edilmiyor. Bunlar dünya sinemasında normal zamanla bizde de olacaktır Aslında bunu onlarca yıldır dizi sektöründe görüyoruz bunun örneğini. Kurtlar Vadisi dizisi on ikinci sezonunda hep bu konuları işliyor. Çok yakın tarihimize odaklanan, büyüteç tutan bir film olması nedeniyle insanlarda böyle bir merak oluştu tabi. Seyirci izlediği hikâyeden gerçek hayattaki bazı karakterlerle ilişki kurabilecektir. Bu kişi şu gerçek karaktere karşılık geliyor diyecektir. Onları da seyirciye bırakmak lazım.

Bu yakın tarihteki olaylara mesela Gezi’ye Ak Parti- Hükümet penceresinden bakan bir film mi?
Valla ben öyle bakmıyorum meseleye. Ben Yeşilçam’dan yetişmiş ücretli bir yönetmenim. Bizim önümüze bir senaryo gelir, yapımcı senaryoyu önümüze koyar beğendiğimiz bir şeyse içinde olmak isteriz ya da istemeyiz. Bu da benim içinde olmak istediğim bir projeydi. Çünkü ben aksiyonu, politik gerilimi ve ağır drama seven bir adamım. Senaryo yaklaşık bir yıllık bir emek sonucu ortaya çıktı. Başında Uğur Yalçınkaya'nın olduğu bir kurul tarafından yazıldı. Ben o senaryoyu beğendim üzerinde eleştirilerimiz de oldu. Teknik hazırlık kısmı ve çekimiyle birlikte toplamda 4 ay sürdü. Çekimlerini 6 haftada tamamladık. Bu süreçlerin hepsinde Uğur Yalçınkaya’yla belirli noktalarda buluştum. 



SÖZÜ OLAN HERKESİN FİLM ÇEKME HAKKI VAR
Filme hayatımızın gerçeğine ve Türkiye’ye şuradan bakıyor ya da buradan bakıyor diyemem. Filmin bir bakış açısı var. Bu yapımcının özellikle bu senaryo aracılığıyla iletmek istediği bir mesajdır bir sözdür. Sözü olan herkesin de film çekme hakkı vardır. Yarın çıkıp başka biri de bu sözünü ettiğiniz dengeler açısından bakılınca diğer kefede duran insanlar da kendilerini anlatan filmler çekebilirler bence çekilmelidir de. İnsanlar sanat cinsinden sinema cinsinden kendini ifade etmelidirler. Herkesin buna hakkı vardır demokratik bir ülkede, hukuk devletinde. Yeter ki böyle olsun tezlerin birbiriyle karşılaşması sanat cinsinden olsun onun gerçekliğine de ya da onun hayatımızdaki karşılığına da seyirci kararı verirsin. Ben bir yönetmen olarak önüne konan senaryoyu bana göre doğru olan şekilde bana göre estetik düzeyi yüksek bir şekilde gerçekleştirdim, sinema diline aktardım. Bence seyircide de belli bir etkisi olacak.

Sizin içinize sindi mi son tahlilde?
Son yıllarda ülkemizde yapılan yüksek prodüksiyonlu, maliyetli filmlerden biri oldu çok memnunum ve çok rahat çalıştım. Gerek prodüksiyonu gerek oyuncu kadrosuyla. Film sanıyorum ki bu yılın en iddialı yapımı olacak.

FİLME ÇOK PARA HARCADIK

Bütçesi ne kadar filmin yaklaşık olarak?
Ben de tam olarak bilmiyorum aslına bakarsanız. Biliyorsunuz ki filmin bütçesi iki üç şekilde belirlenir. Bir karar verip de prodüksiyonu başlattınız senaryo çekim ve prodüksiyon aşaması. O bir bütçe şeklinde hesaplanıyor, daha sonra PR ve seyirciye ulaşması için salon ve dağıtım aşamalarıyla ilgili başka şekilde bütçe şekilleniyor. Benim hâkim olduğum ve benim yönetmenlik yaptığım sırada çok para harcadık diyebilirim. (Gülüyor)



BÜTÜN REKORLARI KIRMAYA ADAY BİR FİLM
Nasıl çok para harcadık istediğiniz en doğru mekânlar hiçbir maliyetine bakılmaksızın böyle bir hesap yapılmaksızın çalışabildik. İstediğim bir oyuncu kadrosu ve teknik ekiple çalışabildim. Bir sahnede konvoyda yaklaşık 30 tane araç vardı, 2- 3 gün süren bir çekim oldu. Helikopterdir, araba patlayacaksa arabadır. Ne istiyorsam bunlar sete geldi. Prodüksiyon kalitesini belirleyen bunlardır. Yoldan geçen vatandaştan, küçük bir rolünü canlandıran oyuncusuna kadar yardımcı oyuncusunun başrolüne kadar oralardaki nitelik filmin total kalitesini belirler. Buralarda çok yüksek kalite tutturulduğu için (şahsımca tabi bunun şüphesiz ki seyirci karar verecek) film pahalı oldu çekim aşamalarında. Sonraki aşamalarında da 2015’in bütün rekorları kırmaya aday. Bütçe olarak da sinema sayısı olarak da. 850 salonda giriyor. Reklam ve medya çalışmaları olarak da film kampanyalarından ve en büyük projelerinden biri endüstriyel proje oldu.

Filmin MİT tarafından desteklendiği hatta çektirildiğine dair iddialar var. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?
Ben bu soruyla da bu tezle de ilk defa sizin aracılığınızla karşılaştım. Benim şahit olduğum öyle bir durum olmadı böyle bir şeyin olacağını da sanmıyorum. Bilmediğim bir konu olmadığı için de bir şey söyleyemeyeceğim. Devletler böyle şeyler yaparlar mı bilmiyorum. 



AMERİKAN MODELİYLE ÇALIŞTIK

Hep bir psikolojik bir milyon çıtası vardır. Sizin hedefiniz ne?
2015 in en iddialı yapımı bence. Sinema sektörü içerisinde birçok profesyonel birçok sinema kurum yöneticisinin öngörüsü rekor kıracağı şeklinde. Birçok farklı nedenden dolayı filmin iyi gişe yapması mümkün olabiliyor ama sinema endüstriyel bir iş aslında. Örneğin James Bond’un ya da Yüzüklerin Efendisi’nin yapımcıları öyle bir film çekeceği zaman nasıl bir gişesi olacağını biliyor ve bunu planlıyor. Bu filmde tamamen bu plan üzerine yürüdü. Bir Amerikan modeli ile çalışıldı. Dolayısıyla yapımcı derdini anlatmak, bir senaryoyla mesaj iletmenin dışında prodüksiyonu doğru yapıp gişeden karşılığını almayı ve para kazanmayı ister. Bizim yapımcımız da böyle davrandı. Çekimde, prodüksiyonda ve tanıtımda para harcamaktan çekinmedi. Bunun da karşılığını alacağını düşünüyorum gişe anlamında.

BİR RAKAM TELAFFUZ ETMEK İSTEMEM AMA…
Bir rakam telaffuz etmeyi şimdi beceremeyeceğim. Bilemiyorum, iddialı bir şey de söylemek istemiyorum filmin yönetmeni olarak. Sanıyorum ki en çok izlenen film rekorunu zorlayacaktır belki o rekoru da aşacaktır. Türkiye’nin Box Office’te ofiste yeni bir birincisi olabilir olacak.

O zaman bir milyon falan çok mütevazı kalıyor
Bu yatırma böyle bir prodüksiyona 1 milyon çok mütevazı çok küçük bir rakam evet sanıyorum ki mevcut rekoru kıracak.


FİLMİN TANITIM BÜLTENİNDEN:
“Devlet içinde devlet kurmak isteyenlerin ve arkalarındaki güç odaklarının deşifre edildiği bir hikâyenin anlatıldığı film, ‘Söylenenler mi doğru, öğrenecekleriniz mi?’ sloganıyla yola çıkarak yakın geçmişte yaşananların perde arkasını izleyiciye sunmaya hazırlanıyor. İstihbarat Müsteşarı’na düzenlenen, komplo, Kainat İmamı Mehdi Efendi’nin kurduğu sistemle ülkede yaşatmayı planladığı ayaklanmalar, biri emniyet mensubu, diğeri gazeteci olan iki kardeşin paralel yapı sebebiyle ayrılan yolları, yerli Borsa yazılımı yapan mühendislerin başına gelen inanılmaz olaylar gibi ilginç konular işleyen siyasi gerilim türündeki film, dev bütçesi ve aksiyon dolu sahneleriyle senenin en çok konuşulan projelerinden biri olacak.”