Kolektif hafızadan yadigârlar

Kolektif hafızadan yadigârlar
Kolektif hafızadan yadigârlar
Son olarak René Block'un 'Türkiye'de Güncel Sanat' monografi dizisinin finaline eşlik eden `On İkide On İki' sergisindeki 'Başkomutan' ile TANAS`a konuk olmuştu Vahap Avşar.
Haber: SEDA NİĞBOLU / Arşivi

Şimdi aynı seri yerli yerinde duruyor ama bu sefer yanında Avşar`ın 83 yılından bu yana ürettiği dokuz ayrı seriden işlerle birlikte. iBerlin, New York`ta yaşayan sanatçının Almanya`daki ilk solo sergisi. Mekândan içeri adım atar atmaz bizi karşılayan merdivenler serginin bir parçası. Ziyaretçilere gündelik bir rutinin değil de özel bir durumun içinde bulunduklarını hatırlatmak istiyor Avşar. Video, heykel, resim gibi farklı araçları kullandığı tüm diğer işleriyle yapmayı amaçladığı da bu. 1970`lerden bu yana kolektif hafızamıza yerleşmiş görselleri bize yeniden sunuyor sanatçı. Bunu yaparken yararlandığı ana kaynaksa 1999 yılında iflas sonucu kapanan, Türkiye tarihinin en büyük poster ve kartpostal üreticisi AND matbaasının devasa arşivi. Serginin merkezindeki `Originals`ın dini ve politik propagandadan halk kahramanlarına uzanan 100 resmi toplumun geçen on yıllar içerisinde farklılaşan yapısı ve ruh halini bir çırpıda göz önüne sererek hafıza tetikleyici bir görev görüyor. Avşar AND`ın kaybolmak üzere olan arşivini iki sene önce satın almasıyla bir kültür hazinesini kurtarmış. Sergideki en güçlü görsellerden biri olan ‘Allah’ın aslanı Ali’ bugün artık bulunamayan o ünlü Ali posterinin bir yağlıboya kopyası. Aleviler tarafından evlerde saklanmak durumunda kalan bu görseli resmin yanında posterlerle de çoğaltarak yeniden dolaşıma sokuyor Avşar. Hafızada saklı kalanları canlandırmanın yanında yeni bir toplumsal tartışma platformu da oluşturuyor böylece. Bir zamanlardaki komutanıyla rolleri değiştiği ‘Tekmil’ videosu için de geçerli bu yaklaşım, ‘Başkomutan’daki heybetli Atatürk heykelleri için de. Bu ikonlaşmış görsellerin ardındaki kimliklere doğrudan bir eleştiri yöneltmekten ziyade absürdlükleri ve anlamları sorgulanmadan içselleştirilmiş güç, hiyerarşi, ataerkillik gibi kavramların sunum şekilleriyle oynamak serginin esas meselesi.