Komedi anlayışınız tutarsa çok eğleneceksiniz

Komedi anlayışınız tutarsa çok eğleneceksiniz
Komedi anlayışınız tutarsa çok eğleneceksiniz
Oyun Atölyesi'nin 15'nci senesinde tekrar yorumladığı 'Dolu Düşün Boş Konuş' söylemi ve eleştirisi eski usül, espirileri yavan olsa da iyi oyunculuklarıyla halk güldürüsünün hakkını veren başarılı bir prodüksiyon...
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

15 sene önce Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın hayallerinin ve çabalarının ortak sonucu olarak hayata geçen Oyun Atölyesi, sezona kendilerine ve seyirciye verdikleri bir doğumgünü hediyesiyle başladı. 1999-2000 sezonunda Ferhan Şensoy rejisiyle sahnede Haluk Bilginer, Zuhal Olcay, Güven Kıraç, Tamer Karadağlı, Melek Baykal, Celal Perk ve Sermiyan Midyat’tan oluşan güçlü bir ekibi bir araya getiren Steven Berkoff imzalı komedi ‘Dolu Düşün Boş Konuş’ (Kvetch) bugünlerde yeni kadrosuyla sahnede.

Oyun Atölyesi; İngiliz yazarın Haluk Bilginer’in Türkçe’ye kazandırdığı oyununu 2002’de de Bilginer rejisiyle sahnelemişti. Bu kez yönetmen koltuğundaki isim Muharrem Özcan. Sahnede son yılların başarılı komedi oyuncularından Hasibe Eren ve sinemadaki performansıyla öne çıkan Fatih Al’ın yanı sıra Gökçer Genç , Tuna Kırlı ve Murat Okay var.

Modern insanın gündelik endişeleri, zaafları, korkuları üzerine kurulu 1987 tarihli oyun; içlerinden geçenle söyledikleri/eyledikleri birbirini tutmayan sıradan bireylerin düştükleri gülünç durumu sahneye taşıyor. Her birimiz gibi, hallerinden mutsuz da olsalar; aksi için harekete geçmeye çoğu zaman cesaret edemediklerinden debelenip duruyorlar… Frank ile Donna’nın tekdüze evliliğinden başlayarak Frank’in iş arkadaşı, Donna’nın annesi ve Frank’in iş çevresinden bir ticaret adamının gündelik halleri ve içlerini kemirip duran kaygıları seriliyor önümüze. Ev içi ilişkilerden aşk hayatlarına, cinsel yaşamlarından iş dünyasındaki konumlarına içlerindeki ‘gerçeği’ seyirciye döktükçe kendileri olmaya başlıyor karakterler. Her bir oyun kişisinin yaşadığı iç çatışmalar ve neticede kendilerini buluşları yer yer kaba güldürü formunda sergileniyor.

Özcan oyunu çizgi film estetiği diyebileceğimiz hareketli ve eğlenceli bir rejiyle açıyor. Frank ve Donna’nın evindeki akşam yemeğinde buluşan karakterlerden ‘içini gerçekten dökecek olanın’ oynadığı anlarda, diğer oyun kişileri donuyor. Biz ‘gerçekleri’ dinledikten hemen sonra tempo kaldığı yerden tüm oyuncuların katılımıyla devam ediyor. Seyirciye bizzat kendi hayatlarından benzerlikler sunarak komedi vadeden bir oyun ‘Dolu Düşün Boş Konuş’.

Hasibe Eren ve Fatih Al başta, tüm oyuncu kadrosunun grotesk çizgideki performansları metnin de rejinin de hakkını veriyor. Ki zaten ortada tertemiz, aksamayan bir prodüksiyon var. Oyun Atölyesi seyircisi de neredeyse kesintisiz akan kahkahalarıyla memnuniyetini açık ediyor. Gelgelelim oyunun ‘halk güldürüsü’ kıvamında bir komedi olması; söyleminin ve eleştirisinin eski usül oluşunun, espirilerin yavanlığının ve rejideki tekrara düşme sorununun görmezden gelinmesine mani değil. Oyunculukların su gibi akması, dekorun ve ışığın oyunun hak ettiği sadelikte olması evet, karşımızdakini iyi bir prodüksiyon yapıyor. Ama küfürün sadece güldürü öğesi olarak bastırıla bastırıla kullanılması güldürü kalitesine katkı sunamıyor. Yazıldığı dönemde, 80’lerin sonunda, çok daha etkili olabilecek, müzikli-danslı bir tüketim toplumu eleştirisi sahnesi misal; günümüzde basit bir skeç havası yaratıyor ancak. Yaşlı anne rolünü erkek oyuncuya oynatmak da kaba bir karikatür hissiyle itici durabiliyor sahnede. Kimi yerde ortaokul düzeyindeki esprilere (‘Ich möchte eine köfte’ vs.) dayanan bir oyun en nihayetinde seyirciyi hayal kırıklığına uğratabiliyor.

Güldürünün biraz daha ince esprilere, biraz daha güncel meselelere dayanmasını bekleyen bir seyirci olarak benim için süresi fazla uzun ve maalesef eğlenceli olmaktan epey uzak bir deneyim oldu ‘Dolu Düşün Boş Konuş’. Öte yandan komedi anlayışının epey geniş bir aralıkta seyrettiği gerçeğini şerh düşmeli. Zira bulunduğum oyunda seyirci gülmekten kırıldı. Oyun Atölyesi’nin sadık izleyicisini iyi tanıdığı, onların beklentisini de hakkıyla karşıladığı muhakkak. Halk güldürüsüne, farsa yakın oyunlara muhabbet besliyorsanız, iyi oyuncuların elinden çıkmış bu performans sizi bekliyor.
‘Dolu Düşün Boş Konuş’, 9 Kasım 16.00’da, 21 Kasım 20.30’da Oyun Atölyesi’nde izlenebilir...