Kont Dracula'dan 'parmak ucunda' dünya prömiyeri

Kont Dracula'dan 'parmak ucunda' dünya prömiyeri
Kont Dracula'dan 'parmak ucunda' dünya prömiyeri
Osmanlı döneminde Kazıklı Voyvoda namıyla tanınan Prens Vlad'dan efsaneleşen Kont Dracula, dizi ve filmlerin ardından şimdi de bale ile dünya sanat literatürüne girecek.

Osmanlı döneminde Kazıklı Voyvoda namıyla tanınan Prens Vlad’ın efsaneleştiği Kont Dracula, dizi ve filmlerin ardından şimdi de bale ile dünya sanat literatürüne girecek. Kont Dracula, Ankara Devlet Opera ve Balesince 30 Kasım’da dünya prömiyerini yaparak, iki perdelik bir baleyle sanatseverleri selamlayacak.

Eserin müzikleri ve librettosuna imza atan Romen sanatçı Bujor Hoinic, kendisi gibi Transilvanya’da doğan ve yüzlerce yıldır hem halk kültüründe hem de popüler kültürde yer alan Kont Dracula’nın baleyle buluşmasını anlattı.

Efsanelerin ardında küçük de olsa gerçeklik payı vardır. Hoinic, Romence ‘şeytan’ anlamına gelen Dracula’nın, Eflak Voyvodası Prens Vlad’ın, çok fazla insan öldürdüğü için kanla beslendiği ve nasıl ne zaman öldüğünün bilinmemesi nedeniyle ölümsüz olduğu inancıyla vampir hikayelerinin ortaya çıktığını dile getirdi.

Hoinic, Romen halkının halk hikayelerinde Dracula’ya çok daha farklı yaklaştığını belirterek, “Romen halkı için Dracula, korkunç bir karakter değil. 500 yıl yaşayan ve bu süreçte sevdiklerini kaybeden, yalnızca geceleri dolaşabilen, yani zor bir hayatı olduğu düşünülüyor, hatta şefkat duyuluyor. Tabii o kadar yıl yaşayan bir insanın kültür düzeyinin de yüksek olduğunu kabul ediyoruz. Balede ise Dracula, bir asil, son derece kültürlü ve gerçek aşkı arayan biri olarak karşımıza çıkacak. Gerçek aşkını bulduğunda ise onunla sonsuza dek yaşamak için ısırarak sevdiğini de vampire dönüştürecek” diye konuştu.

Eserde, Dracula’nın Kazıklı Voyvoda kimliğiyle yer almayacağını, librettonun tarihi gerçekler değil efsaneler üzerinden gittiğini kaydeden Hoinic, bu nedenle esere karşı herhangi bir tepki beklemediğini kaydetti.

Eseri 2006 yılında, bir buçuk sene uğraşarak hazırladığını söyleyen Hoinic, sahnelenmesi zor bir oyun olduğu için de bu kadar uzun zaman beklemek zorunda kaldığını ve bu süreçte 3-4 koreograf değiştiğini söyledi. “Bu bale içinde hem korku, hem parodi var” diyen Hoinic, balenin canlı bir performans olması sebebiyle seyirciyi sadece korkutmayacağını aynı zamanda suni bir korkuyla güldüreceğini de belirtti.

Eserde seyircinin farklı yaşlardan vampirleri izleme imkanı bulacağını anlatan Hoinic, böylece kuşak çatışmasının da komik unsurlarıyla sahneye taşınacağını vurguladı. Hoinic, balenin sessiz bir sanat olması dolayısıya da konuyu sahneye taşımanın daha zor olduğuna dikkati çekerek, hem klasik hem popüler film ve edebiyatından esinlendiğini ancak eseri üretirken, özellikle gençler arasında büyük ilgi gören ‘Alacakaranlık’ filmleri serisinin henüz çekilmediğininin de altını çizdi.

Eserin yazım aşamasında küçük bir kamuoyu araştırması da yaptığını kaydeden Hoinic, “Komşulara, arkadaşlarıma herkese Dracula’nın afişlerini gösterip yazılanı okumalarını istedim. Kont Dracula yazıyorum, herkes ‘Drakula’ okuyor. Böylece birçok kişinin vampirlerin en bilineni Dracula’yı tanıdığını gördüm” ifadesini kullandı.
Koreografi Nugzar ve Medeia Magalashvili, dekoru Savaş Camgöz ve kostümleri Gülay Korkut imzalı eserde Dracula olarak, Eren Keleş, Murat Spence, Kuzey Kıyıcan ve İlhan Durgut sahne alacak.