Köylüler opera ve baleyi sevdiler

Köylüler opera ve baleyi sevdiler
Köylüler opera ve baleyi sevdiler
Mersin Devlet Opera ve Balesi'nin 2009-2010 sanat sezonunda toplam 118 etkinlik gerçekleşti. Opera ve baleyi sevdirmek amacıyla yürüttükleri proje kapsamında etkinlikler köylerde gerçekleşti

MERSİN-Türkiye’deki 6 devlet opera ve balesinden biri olan Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin (MDOB) Müdür ve Sanat Yönetmeni Hasan Alptekin, opera ve baleyi sevdirmek amacıyla başlattıkları çalışma kapsamında, köylerde gerçekleştirdikleri etkinliklerle hedef kitlelerine köylüleri de kattıklarını bildirdi.

Alptekin, 2009-2010 sanat sezonunda yerleşik oldukları Kültür Merkezi sahnesi ve düzenledikleri turnelerde opera, bale ve konserlerle toplam 118 etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi.

Ayrıca Adana, KKTC, Gaziantep, Kayseri, Konya, Niğde, Eskişehir ile Mut ilçesini kapsayan turneler ve kentin değişik yerlerinde halka açık etkinlikler gerçekleştirdiklerini belirten Alptekin, "Sanat sezonundaki opera, bale ve konserleri, 23 bini biletli izleyici olmak üzere, ücretsiz eğitim etkinlikleri ve özel konserlerle birlikte yaklaşık 38 bin kişi izledi. Bu da sanat sezonu boyunca yaklaşık yüzde 70 oranında salon doluluk oranına ulaşıldığını gösteriyor" dedi.

MDOB’un 17 yıldır kentte bulunmasına karşın, birçok kişinin yerini bile bilmediğine işaret eden Alptekin, şöyle konuştu:

"Göreve geldikten sonra şehri tanımanın ve potansiyeli bilmenin getirdiği avantajla projelerimizi hayata geçirmeye çalıştık. Şehirle ve halkla bütünleşmek amacıyla çıktığımız yolda, onların ayağına kadar giderek önce kendimizi anlattık. Daha sonra da onları ’biz size geldik, sıra sizde’ diyerek salonlarımıza davet ettik. Artık benim bakkalım, manavım, berberim, komşularım operaya geliyor."

Kurum ve kuruluşlarla yaptıkları işbirliği sayesinde çalışanlara yönelik "market çeki" verir gibi opera bileti verilmesini sağladıklarını vurgulayan Alptekin, böylelikle işverenlerin çalışanlarına kültür hizmeti sunmalarına da katkı sağladıklarını kaydetti.

"ÖNCE KÖYLERE GİTTİK"
Opera ve baleyi sevdirmek amacıyla yürüttükleri proje kapsamında, köylerde gerçekleştirdikleri etkinliklerle ilgili çok olumlu tepkiler aldıklarını vurgulayan Alptekin, şunları kaydetti:

"Önceki yıl başlatılan çalışma çerçevesinde köylere giderek, piyona, keman, viyolonsel gibi götürebildiğimiz çeşitli enstrüman ve sanatçılarla gerek köylülere gerekse öğrencilere yönelik etkinlikler gerçekleştirdik. Çocukların konser sonrası enstrümanlara dokunarak tanımalarını sağladık. Türkülerimizden oluşan, onların kulaklarına aşina eserleri sanatçılarımız aracılığıyla beğenilerine sunduk. Bu çalışmaları da Mezitli ilçe Kaymakamlığınca yapılan sağlık taraması projesi kapsamında gerçekleştirdik. Onlar taramaları yaparken biz de opera ve baleyi tanıtmaya çalıştık."

KÖYLÜLER OPERET İZLEDİ
Alptekin, yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını, bu kapsamda da eski İstanbul’da geçen bir olayın anlatıldığı tiyatrosu ön planda, ancak içerisinde her şeyi barındıran "İstanbulname" adlı opereti, Mersinli sanat severlerin yanı sıra çevre köylerden gelen vatandaşların da izlediğini hatırlattı.

Köylerinden yerel kıyafetleri ile gelerek girdikleri salonda ilk kez operet seyreden köylülerin karşısına çıktıklarını anlatan Alptekin, "Böylece köylüler bütün sanatları içeren ve en üst sanat olan operanın izleyicisi oldular. Her zaman dileğim buydu. Bir kültür projesine dönüşen etkinlik kapsamında, köylerinde MDOB aracılığıyla klasik müzikle tanışan vatandaşlar, bu kez opera ve bale sanatlarını sahnede, ışık, kostüm, dekor gibi tüm bileşenleriyle izleme imkanı yakaladı. Opera evi atmosferinde orkestrayı ve sahnedeki sanatçıları canlı izleme ve dinleme fırsatı bulan konuklarımız önemli bir deneyim yaşadılar. Ayrılırken de tekrar gelmek istediklerini belirttiler" dedi.

Opera ve balenin canlı olarak izlenildiğinde ayrı bir keyif ve mutluluk verdiğini anlatan Alptekin, şöyle konuştu:

"Opera ve balede canlı performans olduğu için seyirci aynı eseri seyrederken her seferinde farklı bir güzellik yakalayabiliyor. Çünkü biz, sinemadan veya dizilerden farklı olarak organik sanat yapıyoruz. Eski eserler yeniden sahneleniyor, ama her seferinde dekor, ışık tasarımı oyunun sahnelenme şekli değişebiliyor. Yerinde izlemek, canlı dinlemek her zaman mutluluk, huzur ve keyif verir, insanı dinlendirir. Köylü vatandaşlarımız da yerinde izleyerek, halk arasında dolaşan ve bir ön yargıya neden olan ’Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi’ sözünün gerçeği yansıtmadığını yerinde izleyerek ve dinleyerek gördüler. Kısacası köylüler, yıllardır sıkıcı olarak nitelenen opera ve baleyi, canlı performansla izleyerek sevdiler."

70 YAŞINDAKİ KÖYLÜYE "HELAL OLSUN" DEDİRTTİLER
Yakaladıkları başarıyı, yaşlı bir köylünün kendisine söylediği "Oğlum kutluyorum seni. 70 yaşımdayım ve bu yaşımdan sonra bana da operayı beğeniyle dinlettin ya. Helal olsun sana" ifadesiyle açıklayan Alptekin, "Önümüzdeki
sezonda ’operadan köye, köyden operaya’ ve öğrencilere yönelik gerçekleştirilen ’eğitim etkinlikleri’ projeleri ile daha çok kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bunu yaparken de yine onların kulaklarına aşina, türkülerimizden oluşan eserler seçmeye özen göstereceğiz. Daha sonra onları salona davet ederek opera ve balenin hiç de öyle televizyon ekranlarındaki gibi sıkıcı olmadığını göstereceğiz. Böylelikle bir yandan opera ve baleyi tanıtırken, diğer yandan da izleyici kitlesini genişleteceğiz" dedi.

KÖYLERDE GENÇ YETENEK ARAYACAKLAR
Alptekin, önümüzdeki sezonun hazırlıklarına başladıklarını ve özellikle geniş kitlelere hitap edecek yeni eserlerle daha çok izleyiciyle buluşmayı amaçladıklarını söyledi.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol çerçevesinde çocuklara yönelik sosyal çalışmalar da yapmayı planladıklarını anlatan Alptekin, şöyle konuştu:

"Örneğin çocuk korosu ve balesi için bu kurumlarda kalan çocuklardan yetenekli olanları değerlendirmeyi düşünüyoruz. Ayrıca köylere yönelik düzenleyeceğimiz eğitim etkinliklerinde, köy okullarında müzik öğretmenleri aracılığı ile belirlenecek yetenekli gençleri müzik anlamında ’kulak taraması’ndan geçirmeyi amaçlıyoruz. Böylelikle eğitim alma imkanı olmayan yetenekli öğrencileri keşfederek aileleri ile görüşüp, değerlendirilmeleri konusunda girişimlerde bulunacağız." (aa)