Kriz, Yunan sanatçıları 'uyandırdı'

Kriz, Yunan sanatçıları 'uyandırdı'
Kriz, Yunan sanatçıları 'uyandırdı'
Yunanistan'daki ekonomik kriz sanatçılara üretim ve birlikte hareket etme bakımından olumlu yansımış. Enerjilerinin arttığını belirten sanatçılar, "Derin bir uykudan uyanmış gibiyiz" diyor

Işıl Eğrİkavuk / Hürriyet Daily News

Yunanistan’daki ekonomik krizin medyaya yansıyan temel görüntüsü şiddetli protesto fotoğrafları olsa da Yunan sanatçılar krizin etkisini bambaşka bir boyuta taşıyor. Krizin bir araya gelmelerine vesile olduğunu söyleyen sanatçılar, bu sayede pek çok alternatif sanat mekânı açıldığını, bütçesiz sergiler yapıldığını ve de en önemlisi enerjilerinin arttığını söylüyorlar.
Küratör George Georgakopoulos’a göre Yunanistan’da şu ana kadar hiç yaşanmayan bir enerji patlaması söz konusu. “Eskiden, Yunan sanatçılar iki yılda bir geniş bir sergi açar, bununla yetinirlerdi. Şimdiyse sanatçılar, kolektifler ve sanat merkezleri çok daha aktif çalışıyor. Sanki derin bir uykudan uyanmış gibiyiz” diyor Georgakopoulos. “Geçen 2.5-3 yıl içinde pek çok galeri açıldı ve sanatçı kolektifi kuruldu. Şu anki Yunanistan şartlarında gerçekten inanılmaz bir yaratıcı patlama yaşanıyor ve bu durum uluslararası sanat çevreleri tarafından da fark edilmekte” diye ekliyor.
Yaşanan bu ‘patlama’ sadece sanat mekânları ve sergilerle sınırlı kalmamış. Sanatçılar arasında farklı çalışmalar da göze çarpıyor. Örneğin sanatçı Artemis Potamianou bir psikologla birlikte her hafta yerel bir radyoda ‘Art Therapy’ (sanat terapisi) adlı bir program yapmaya başlamış. “Eğer sanatın tıpkı Joseph Beuys’un dediği gibi iyileştirici bir gücü varsa biz de bunun ‘güçlü’ bir dozunu toplumun yararına nasıl kullanabiliriz diye düşündük” diyor Potamianou. Programa her hafta sanat sektöründen bir kişiyi konuk edip hem güncel hem de sanat alanındaki gelişmeleri tartışıyorlarmış. Psikolog etkisi de cabası! “Bu günlerde Yunanistan’da yaşayıp haberleri dinleyen hiç kimse bu durumdan etkilenmediğini söyleyemez. Ama durum sanatçıları çok daha sosyal içerikli ve aktivist işler üretmeye yöneltti.” 

Gönüllü katılımcılar
Bir diğer sanat profesyoneli, Selanik’teki KODRA sanat festivalinin küratörü Dimitris Michalaros ise bu yılki festivali Selanikliler’le birlikte organize ettiklerini ve yapılan işlerin çoğunun gönüllü olduğunu anlatıyor. “Buradaki halkın çoğu kültür sanatın toplumdaki öneminin farkında. Bundan önceki senelerde sadece ziyaretçi olarak festivale geliyorlardı. Ama bu yıl gönüllü olarak projelere yardım ediyorlar” diyen Michalaros, ekonomik krizle beraber pek çok organizasyona ve kuruma verilen devlet desteğinin kesildiğini, bunun yerini ise işbirliğinin aldığını söylüyor.
Yine de bu durum sanatçıların nasıl geçineceği sorusunu yanıtlamıyor. “Sanatçılar yaptıkları işlerden para kazanamıyor, çünkü piyasadan hiç talep yok. Pek çok sanatçı hayatlarını sürdürmek için başka işler yapmak zorunda” diye anlatıyor Michalaros.
Sanatçılar açısındansa farklı değerler ön plana çıkmış görünüyor. Örneğin, sanatçı George Tserionis, bu yıl bir grup mimar, tasarımcı ve akademisyenle bir araya gelip Back To Athens (Atina’ya Dönüş) adlı bir dizi aktivite düzenlediklerini anlatıyor. Düzenlenen aktivitelerin çoğu Atina’da sanat çevrelerince önceden görmezden gelinen, göçmenlerin yaşadığı bölgelerde olmuş. 

Para artık seksi değil!
Başka bir sanatçı Georgia Kotretsos, bu sayede diğer sanatçılarla düzenli olarak buluşmaya başladıklarını ve hiçbir kurumun desteği olmadan ortaya çıkardıkları sergilerden bahsediyor. “Bazen de bu durumun benim kısıtlanmış olan özgürlüklerimi geri getirdiğini düşünüyorum. Bu kaos galiba benim ve tüm diğer sanatçıların yitirmekte olduğu enerjiyi yineledi” diye ekliyor.
Kotretsos’a göre ekonomik krizin diğer bir sonucu ise paranın artık moda olmaması. “Para artık eskiden olduğu gibi seksi değil, çünkü yolsuzluk tarafından damgalanmış durumda. Eskiden şaşaalı rakamlar konuşulurdu, oysa şimdi para bir dahaki zilin sesine kadar saklanıyor” diyor.
Zilin sesinin ne zaman çalacağı henüz belli değil ama şu an yaşlısından gencine herkes gözlerini eylülde başlayacak olan yeni ekonomik önlemlere kitlemiş durumda. Vergilerin bir çoğu elektrik ve su faturalarına bağlandığından, Atina’nın en zengin semtlerinde bile ışıklar günbegün sönüyor. Sanat elbette artan vergilere, sönen ışıklara bir çözüm değil, ama yine de sanatçı Beuys’u hatırlamakta fayda var sanki. Zira sanatın etkisi ceplere değil ama vicdanlara etki edebilir. 

Sanatçılar daha bağımsız

George Georgakopoulos
(CAMP sanat mekânının direktörü)
Yunanistan’daki pek çok sanatçı ve kurum daha önce devletten aldıkları desteğin kesilmesiyle büyük çaplı işler üretmeyi bıraktı. Artık daha spontane, deneysel ve yeniliğe açık işler ön planda. Bu da sanatçıların daha bağımsız hareket etmelerine sebep oldu. Yunanistan’da sanat üretimi her zaman sosyal meselelere paraleldi ama şu an durum yaşanan gerçekliğe çok daha yakın. Değişim şimdi herkese çok daha yakın.

Yıkıntıyı dönüştürmeliyiz
Giorgos Tserionis (sanatçı)
Sosyal ve politik gelişmeler üzerinde uyuduğumuz bir yastık gibi. Yunanistan’da yaşanan stres ve belirsizlik o kadar büyük ki, şimdiki zaman ve gelecek için güçlü resimler ortaya çıkarabiliyor. Benim kişisel fikrim yıkıntılardan oluşan bu materyali gelecek için başka bir hale dönüştürmek.

Daha da politikleştik
Artemis Potamianou (sanatçı-küratör)
Yunanistan’ın içinde bulunduğu ekonomik durum çok korkutucu ve ne yazık ki müzelerin sergi yapacak bütçeleri bile yok. Bunun yanı sıra, birçok sanatçı Almanya ve İngiltere gibi ülkelere yerleşmeye başladı. Ama şunu unutmamalıyız ki, buna benzer diğer kriz zamanlarında sanatçılar çok daha politik ve ilginç işler üretmiş. Yunanistan’da da durum böyle.

Kriz beni besledi
Georgia Kotretsos (sanatçı)
Etrafta olan bitenden etkilenmemek mümkün değil. Hâlâ daha yaşadıklarımızı sindirmeye çalışıyorum. Önceleri bu duruma çok duygusal tepkiler veriyordum, fakat sonra fark ettim ki mutluluğu ancak bu duruma dair işler yaparak sağlayabiliyorum. Krizden sonra yaptığım işleri daha sonra nerede, ne zaman sergilerim bilmiyorum ama bu durum bir şekilde yaratıcı ve entelektüel olarak beni besledi.

En olumlu gelişme
Dimitris Michalaros (küratör)
Şu an sanat sektöründe yaşananlar Yunanistan’daki en olumlu gelişme bence. Sanat camiasındaki insanların bir araya gelmesi ve bu durumun uluslararası alana yansıması beni mutlu ediyor. Yaşanan tüm zorlukların arasında, şu an bize gösterilen az sayıdaki pozitif reaksiyonlardan biri bu ve toplumun içinden geliyor.