Krizden kaçmak için beş rota

Krizden kaçmak için beş rota
Krizden kaçmak için beş rota

Nana

Haber: KORAY ÇALIŞKAN / Arşivi

Çevreme bakıyorum. Herkesin içi sıkkın. Anlayanlar anlatamıyor, anlatanlar sesini duyuramıyor. Ne yapmalı? Bir yerlere çekilmek lazım. Sinema uzaktan göz kırpıyor. !f Bağımsız Filmler Festivali burnumuzun ucunda bir imkân sağlıyor. Karanlık bir salona giriyorsunuz, kalbi aynı ritimle atan 250 kişiyle bir yolculuğa çıkıyorsunuz. İşte ucuza tatil, meditasyon ve dinlenme için beş mekân:
Bir. Mısır’a gidin: Mısır Devriminin MR’ını çeken ‘Tahrir 2011: İyi, Kötü ve Politikacı ‘ üç bölümden oluşuyor. İyiler devrimciler. Ne yaptıklarını anlatıyorlar. Kötüler Mübarek’in polisi. Nasıl ezdiklerini anlatıyorlar. Ve politikacılar geçmişi ve bugünü yorumluyorlar. Yaprak kımıldamaz denilen Mısır’da
devrimci dev nasıl uyandı görmek için harika bir fırsat.
İki. Meksika’ya gidin: Meksikalı siyasetbilimci ve sosyolog Correa’nın ‘Ayakta Ölmek’ adlı filmi devrim, değişim ve dönüşüm temalarını çocukken MS teşhisi konan ve Che Guevara’ya hayran bir devrimcinin dönüşümü üzerine kuruyor. Kişisel dönüşümle devrimci dönüşüm birbirine ne kadar bağlı. Trans dönüşen demek, devrim de öyle değil mi? İrina hem cinsiyetini hem de dünyayı değiştirmeye çalışıyor.
Üç. İsveç’e gidin: Bir kadın bir erkek Irak Kürdistanı’nda gerilla. Yeni bir dünya için dağlarda geçen hayat . Bir oğulları oluyor. Oğlanı İsveç’e yolluyorlar. Çeyrek yüzyıl geçiyor. Baba sert, sağlam, kendinden emin. Oğlun da oğlu olacak. Gerillanın torunu yolda. Arkalarında bir savaş. Kürt sinemasının en etkileyici örneklerinden biri ‘Gerilla Çocuk’ İsveç’te Türkiye ’yi yeniden düşünme fırsatı sunuyor.
Babam ve oğlumu başkaları çok farklı anlatıyor.
Dört. İtalya’ya gidin: Luminita yeni bir hayat kurmak ister ama Moldovalı bir kaçak olmak zordur. Kaçmaktan kurtulmak için bir bebek kaçırması gerekir. Karşısına çıkan yaşlı adamı da kullanmaya karar verir. ‘Merhametin Yedi Biçimi’ iyilik ve kötülüğü inceliyor. Hepimizin içinde ikisinden de biraz yok mu?
Beş. Çocukluğunuza dönün: ‘Nana’ beş yaşında. Ne oluyorsa bu yaşlarda oluyor. Hem anlıyorsunuz hem anlatamıyorsunuz. Her şey derin izlerle o büyük hallerinizi yaratıyor. Kamera Nana’nın peşinde izleyeni geçmişine götürüyor. Masumiyet ve yalnızlık, karanlık ve korku, şefkat ve çocuk hüznü. Uzun zamandır dokunulmamış yerleriniz hava alacak. İyi gelir.