Kukla, modern tiyatrodur

Kukla, modern tiyatrodur
Kukla, modern tiyatrodur
Bugün başlayan İstanbul Kukla Festivali, 15'inci yılında... Sanat Yönetmeni Cengiz Özek, festivali ve kukla sanatını anlattı

Dur durak bilmeden ilerleyen Uluslararası Kukla Festivali bu yıl 15’inci yılını kutluyor. 3-13 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen festival, masa kuklasından ipli kuklaya, gölge oyunundan video performanslarına, gelenekselden moderne, zengin içeriğiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Festival, bu kez ‘Karagöz’ adlı kitabıyla Karagöz geleneğini ölümsüzleştiren ünlü edebiyatçı Cevdet Kudret Solok’a atfediliyor. Festivalin Sanat Yönetmeni Cengiz Özek ile festivali ve Kukla sanatını konuştuk. 

İstanbul ’a ve aslında Türkiye ’ye Kukla Festivali’ni kazandırdınız. İlk yıldan 15’inci yıla festivalde neler değişti, nerden nereye gelindi?
Kolay olmadı 15 yıldır festivali düzenleyebilmek. En büyük sorunumuz festivali organize edebilecek ekonomi yaratabilmek. İlk başladığımız yıllarda tamamen cebimizdeki bütçe ile hareket ediyorduk. Bu nedenle uluslararası alanda çalışmalar yapan kuklacı arkadaşlarımızın bizleri kırmayıp festivale destek olarak katılmaları şartıyla başladı ilk yıllar. Şimdi ise küçük sponsorların yanı sıra sözgelimi bu yıl için Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun büyük desteğini aldık. Sadece arkadaş çevremizdeki kukla gruplarından 15 yıl içinde dünya devi kabul edilen Compagnie Philippe Genty’e kadar birçok grubu ülkemizde ağırladık. Çeşitli sergiler ve workshop’larla kukla sanatını ülkemizde de yaygınlaştırmaya çalıştık. 

Festivalin 15’inci yılını kutlaması sebebiyle özel bir etkinlik düzenleniyor mu?
İtalya’dan Compagnia Walter Broggini, Pekin Gölge Tiyatrosu, fotoğraf ustası Mauro Foli’nin ‘Kukla ve Kuklacı’ fotoğraf sergisi gibi özel etkinlikler yer alıyor. 

Neler var bu yılki festivalde? Hangi ülke sanatçılarını ağarlayacak Kukla Festivali?
Bu yıl festivalimizde Türkiye dahil 13 ülkeden katılım olacak; ABD, Singapur, Çin, Hollanda, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İtalya, Şili, Romanya, Peru ve Kolombiya’dan katılımlar olacak. Neredeyse bütün dünyayı kapsayan ülkeler zinciri var festivalde. Bunların yanı sıra minik izleyiciler için basit kukla atölyeleri, Mauro Foli: ‘Kukla ve Kuklacı’ ve Cengiz Özek’in kendi kukla koleksiyonundan oluşan ‘Java’nın Silueti’ sergileri, Romanya’dan Carmen Stanciu’nun konferansı festivalin ana başlıklarını oluşturuyor. 

Çoğumuzun içinde boğulduğu teknolojik çağda gelenekselliği ve kuklayı nasıl ölümsüzleştirebiliriz? Dünyada bunun için neler yapılıyor?
Aslında teknoloji gelenekselin devam etmesi için engel değil. Dün bugün için gelenekselleşmiştir artık. Önemli olan günün size sunduklarını yakalayıp kuşaklardır gelen sanatın içine bir şekilde enjekte etmektir. Bu alanda kukla son derece başarılı bir sanat. Tabii ki başarısız olan kukla sanatçıları vardır, kendini tamamen geçmişte tutan. Ama kukla sanatı geçmişi bugünü, hatta ileriyi sentezleyebilen bir sanattır. 

Dünya üzerinde kaç çeşit kukla ya da kukla oyunu var?
Bir kere kuklanın çıkışında tiyatro sanatının olması gibi dinsel ritüeller de yatmaktadır. Temelde, teknik olarak baktığımızda iki boyutlu ve üç boyutlu kuklaları görüyoruz. Genelde iki boyutlu kuklalar karşımızda gölge tekniğinde, üç boyutlular ise ipli, el, sopalı kukla tekniğinde karşımıza çıkıyor. 

Bu topraklara özel, Ortadoğu ya da Doğu coğrafyasının en meşhur kukla oyunu nedir?
Asya kuklası denince aklımıza gölge oyunu geliyor. Java, Bali, Hindistan, Çin. Tabii ki Memluklülerdeki gölge oyunu da unutmamak gerek. Kendi topraklarımıza gelirsek, bütün dünya için çok önemli bir kültür öğesi olarak kabul edilen Karagöz’ü hatırlamak gerekir. Asyadaki kuklanın temelinde dinsel ritüeller yatıyor. 

Kuklaların geleceğine nasıl bakıyorsunuz?
Kukla şu anda modern tiyatronun ta kendisidir. Video, dans, mask, aktör ve obje gibi değişik disiplinleri bir araya getiren birçok kukla performansı yer alıyor dünya festivallerinde. Biz de bu tür farklı gösterileri festivalimizde konuk ettik. Kuklanın kaderi sanırım biraz ülke sanatçılarının konuya bakış açılarıyla da belirleniyor.

Açılış ‘Solo’ ile
Festival, 15’inci yılının açılışını İtalyan Kültür Merkezi’nde İtalya’nın en beğenilen kukla gruplarından Walter Broggine’nin ölmek isteyip, bir türlü ölemeyen kuklanın başına gelen komik olayların sahnelediği ‘Solo’ adlı performansıyla yapıyor. Bu yıl 13 farklı ülkeden kukla sanatçılarını bir araya getiren festivalde Türkiye’den de 13 oyun yer alıyor. Performansların yanı sıra iki sergi ve bir konferansın da yer alacağı festivalde gösteriler, Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi ve Maya Sahnesi gibi mekânlarda yapılacak. Festival kapsamında ayrıca 8 Mayıs Salı günü 18.30’da Ortaköy Meydanı’nda Şili ekibi ‘Sophia... Gerçek Bir Aşk Hikâyesi’ gösterisini sunacak.