Kültürü korumak zor

UNESCO'nun 'Dünya Mirası Programı' (World Heritage Program- WHP) 1972 yılından bu yana dünyanın dört bir yanındaki kültür...

LONDRA - UNESCO'nun 'Dünya Mirası Programı' (World Heritage Program- WHP) 1972 yılından bu yana dünyanın dört bir yanındaki kültür miraslarını saptama ve koruma çalışmalarına devam ediyor. Oldukça dar bir bütçeye sahip olan programın önünde ekonomik olanaksızlıklar yanında başka engeller de var.
Suç var, engelleyen yok
Taliban rejiminin tüm dünyanın tepkisini yok sayarak Bamiyan'daki 1500 yıllık Buda heykellerini yok etmesi geniş yankı
uyandırmıştı. UNESCO Genel Müdürü Koichiro Matsuura, engel olamadığı eylemi bir 'kültür suçu' olarak niteledi. Budaları kurtaramadı ama hiç değilse dünyanın dikkatini bir süredir önemsenmeyen WHP'ye çekmeyi başardı.
'Dünya Miras Listesi'nde 122 ülkeden 690 alan yer alıyor. WHP, bu tür alanların tespitinde fazla zorlanmıyor, böyle bir listeye girmenin uyandıracağı turistik ilginin ve getireceği gelirin farkında olan ülkeler kendileri başvuruyor. Asıl zor olan koruma kısmı.
Dünya Miras Sözleşmesi'ne imza atan ülkelerin pek çoğu sorumluluklarını yerine getiriyor. Ama, bazı gelişmekte olan ülkelerin hükümetleri katkıda bulunup ellerindekini koruma konusunda isteksiz davranabiliyor. Örneğin 'kemerleri sıkan' Peru hükümeti için, yılda 300 bin turistin ziyaret ettiği İnka kenti Machu Picchu çevresindeki tesislere 'hayır' demek pek de kolay değil.
WHP'nin bu durumlarda yapabilecekleri sınırlı, çünkü program küçük bir bütçeye sahip ve sadece 25 çalışanı var. Sözleşmeyi imzalayan ülkeler, yıllık UNESCO ödeneklerinin yüzde 1'ini WHP'ye ayırıyor. Sonuçta fondan elde edilen yıllık bütçe 600 bin sterlini aşmıyor. Programın tek gelir kaynağı elbette bu fon değil. BM ve kimi sivil yardım kampanyaları da programı destekliyor.
Programın işini zorlaştıran bir diğer konu da yoğunluk. Kuruluşundan sonraki 20 yılda listesine 350 alan seçen WHP, ondan sonraki 15 yıl içinde, 350 yer daha ekledi. Bu kadar yükün altından kalkamayacağını anlayınca daha seçici davranmaya başladı. 2002 yılı için programın listesinde yalnızca 15 yeni alan bulunuyor.
Diplomatik destek gerek
Uluslararası niteliği olan örgütün en büyük eksiği yaptırım gücüne sahip olmaması. WHP yöneticileri uyarılara aldırmayan ülkeleri listeden çıkartıyor, ama diplomatik bir kampanya başlatamıyor. Uluslararası Suçlar Mahkemesi'nin Hırvatistan'ın Dubrovnik kentine verdiği zarar nedeniyle Yugoslavya aleyhinde aldığı karar, bu yöndeki tek umut ışığı.
WHP'nin ekonomik destekten çok, biraz daha mücadeleye ihtiyacı var. Çünkü, dünyanın bazı bölgelerindeki mirası korumak için teşvikten daha fazlasına ihtiyaç duyuluyor.
WHP'nin başarılı olduğu projelerden bazıları

  • Nepal'de yapılması planlanan nehir yönü değiştirme projesi milli parktaki gergedanları korumak için iptal edildi.
  • Mısır'da, Giza Piramitleri'ni tehdit eden otobanın yapımından vazgeçildi.
  • Balina korunağı yanına yapılması planlanan tuz üretim çiftliğine Meksika hükümeti tarafından izin verilmedi.
  • Havana uluslararası fondan sağlanan parayla restore ediliyor.
  • Brezilya'da Lguacu Milli Parkı'ndan geçen otoban kapatıldı.
  • Yugoslavya'daki savaş sırasında tahrip olan tarihi Dubrovnik, UNESCO'nun teknik ve maddi desteğiyle yeniden inşa ediliyor.
  • Peru, İnka Machu Picchu kentinden geçecek olan teleferik hattını iptal etti.
  • Kolombiya'daki Cartegena şehrinin tarihi merkezi için, artık tüm dünyada antik kentlere model olan özel bir inşaat düzenlemesi yapıldı.
    Bazı başarısızlık örnekleri
  • UNESCO'nun 'Dünya Tarihi Miras Listesi'ne alınması beklenirken, yok olan Bamiyan Budaları.
  • Tarihi yapıları tahrip olan Katmandu'nun eski kent merkezi.
  • Kongo Cumhuriyeti'nde iç savaş sırasında tahrip edilen beş doğal alan.
  • Balık avında siyanür ve dinamit kullanıldığı için yavaş yavaş ölen Endonezya'daki Komodo Milli Parkı
  • WHP, ne kadar uğraşsa da, Polonya hükümetini Auschwitz Toplama Kampı'nın çevresindeki tampon bölgeyi genişletmesi konusunda ikna edememiş. Şu an Auschwitz çevresinde restoranlar, kafeler ve hatta bir disko bile bulunuyor.
    Türkiye'nin 'miras'a katkısı
    Türkiye de, Dünya Mirası Antlaşması'na imza atan ülkeler arasında. Antlaşmayı 1983 yılında imzalayan Türkiye,WHP'nin korumaya aldığı listede dokuz tarihi alanla yer alıyor: Istanbul'un tarihi zenginlikleri, Safranbolu, Boğazköy'deki Hititler'in başkenti Hattuşaş, Nemrut Dağı'ndaki dev heykeller, Sivas Divriği Camii ve Hastanesi, Çanakkale'deki Truva antik kenti ile Antalya'daki Ksanthos ve Lethoon antik kentleri, Pamukkale, Kapadokya bölgesi.
    Kültür Bakanlığı'nın girişimleriyle listeye alınmak için onay bekleyen daha birçok yer var. Bunlar İstanbul'da Süleymaniye Camii ve kompleksi, Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Arkeoloji Müzesi, Trabzon'daki Sumela Manastırı, Demre'deki St. Nikolas Kilisesi, Harran ve Şanlıurfa yerleşim alanları, Ahlat'taki Urartu ve Osmanlı kalıntıları, Diyarbakır surları ve yerleşim alanı, Denizli-Doğubeyazıt yolu üzerindeki Selçuklu kervansarayları, Selçuklu uygarlığının başkentlerinden Konya, Alanya Kalesi ve Tersanesi, Mardin, Bursa ve Cumalıkazık, Edirne'deki Selimiye Camii, Antakya'daki St. Paul Kilisesi, Doğu Beyazıt'taki İshakpaşa Sarayı, Antalya'daki Kekova ve Güllük Dağı ve Thermesos Milli Parkı.
    (The Independent)