'Kurgusal gerçeklik' mi dediniz?

'Kurgusal gerçeklik' mi dediniz?
'Kurgusal gerçeklik' mi dediniz?

?Sovyetler, inanılmaz bir dönemdi,? diyen Başir Borlakov?un sergideki işlerinden biri ?Gagarin Dönmeyecek? adını taşıyor.

Bashir Borlakov'un ilk kişisel sergisi Galeri Nev İstanbul'da açıldı. 'Geçmişteki Geleceğe Doğru' adlı sergi, Sovyet dönemi ve ardından gelen kapitalizmin getirdiklerine odaklanıyor: 'Terk edilmişlik ve hayal kırıklığı'
Haber: DİDEM YAZICI / Arşivi

Elinde yere doğru uzamış tüfekle, endüstri-kent manzarasına bakan bir adam, ardında Sosyalist Rusya’nın ideolojisini yansıtan heykellerin önünde vurulmuş olduğu yere serilmiş cansız bir beden. ‘Gelecekte Herkese Yer Yok’ isimli fotoğraf çalışması Bashir Borlakov’un sergisinde yer verdiği sekiz ayrı fotograftan yalnızca biri.
Geçmişteki Geleceğe Doğru, bir ilk sergi olarak özellikle başarılı, kendini gerçekleştirmiş, nitelikli çalışmalardan oluşuyor. Halil Altındere’nin, ‘çağının meselelerini değerlendirmekte ustalaşmış bir sanatçı’ olarak tanımladığı Borlakov, renk, kompozisyon gibi teknik araçları ustalıkla kullanmanın yanı sıra, kurduğu mizaç ile birbirini bütünleyen bir seri sunuyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Rusya’da yaşanan geç kapitalizmin yarattığı toplumsal terk-edilmişlikten yola çıkan sanatçı, Sovyetler’in sürekli geleceği inşa süreci içinde olduğunu, hiçbir zaman gerçeklik içinde yaşamadığını vurguluyor. Fotoğrafların dörtte üçünü kaplayan gökyüzü, espas görevi görürken aynı zamanda, sergiye hakim olan yalnızlık, hayal kırıklığı ve hüzün kavramlarının da altını çiziyor.
Her biri ‘geniş ekran’ boyutunda olan çalışmalar, detaylarına yerleştirilen görsel kodlarla daha da ilgi çekici hale geliyor. ‘Devrimin Gölgesinde’ kamusal  alanda yer alan, çöken sosyalist rejimi yansıtan heykellere kontrast oluşturacak şekilde, elindeki plastik torbaları balon yapmış bireyi odak noktasına alıyor. Bireyin yalnızlığı üzerinden toplumsal-terk edilmişliği aktaran Borlakov, bu noktayı şu sözlerle vurguluyor, “Bu serginin en temel motivasyonu Rusya’nın geçmişi. Sovyet dönemi inanılmaz bir dönemdi. Öyle bir tarih ki geriye dönüp baktığın zaman çok şey söylenebiliyor. Mimarisi olsun, tarihi  olsun... Bu onunla bir hesaplaşma gibi. Kapitalizm geç yaşandı ve büyük bir beklentiydi aslında ancak o da hayal kırıklığı olarak yaşandı. Geride belli bir terk edilmişlik var, kentler boşaltıldı: sosyal-hayal kırıklığı söz konusu.”

Bir tür kara mizah
Absürd ve kara-mizah tadını veren çalışmalarda otostop çeken hemşireden, motosikletin yamacına kurulmuş bir domuz, el arabasıyla birbirini süren yaşlı bir çifte kadar tek tek ele alınmış figürlere rastlamak mümkün.
İşlerini nitelemek üzere, ‘kavramsal fotograf çalışmaları’ dediğim zaman Bashir beni düzeltiyor, “Kavramsal fotoğraf doğru tanımlama mı emin değilim. Ben fotoğrafçılık değil, daha çok sanat olarak bakıyorum. Araç hiç önemli değil, hangisini kullanırsan, kalem olabilir, video olabilir hiç fark etmez. Çok tehlikeli aslında kategorize etmek. Tuzağa düşürmek gibi bir şey mümkün olduğu kadar kapıları açık tutmak gerekiyor.” Fotoğrafın yanı sıra farklı araçlara yönelme isteğinde olan Borlakov, yeni bitirdiği bu  projenin ardından, oturup tekrar düşünüp, çizip aklındaki yeni projelere yoğunlaşacağını söylüyor. 

Kitabı da çıktı
Sergiye gitmişken, sanatçının art-ist yayınlarından basılan sanatçı kitabı ‘Kurgusal Gerçeklik’i bulmak da mümkün. Editörlüğünü Altındere’nin üstlendiği kitaba, Şener Özmen, Sezgin Boynik ve November Paynter yazılarıyla katkıda bulunmuşlar. Sanatçının ilk solo ve görülmeye değer güçlü sergisi 25. senesini deviren İstanbul Galeri Nev’de 3 Mayıs’a kadar izlenebilir. Bilgi için  +90 212 231 67 63