'Kürtaj şansı bulamayan bir kadını anlattım'

'Kürtaj şansı bulamayan bir kadını anlattım'
'Kürtaj şansı bulamayan bir kadını anlattım'
Merve İnce'nin ilk kısa filmi 'Gassal', bu akşam Garajistabul'da gösteriliyor. Nursel Köse'nin başrolde olduğu filmde, uğradığı tecavüzün ardından kendini çocuğu ve Tanrı'ya adayan Demet'in hikâyesi işleniyor.
Haber: İPEK İZCİ / Arşivi

Genç yönetmen Merve İnce’nin ilk yönetmenlik tecrübesi ‘Gassal’ bugün saat 19.00’da Garajistanbul’da yapılacak gala ile seyirciyle buluşuyor. Filmin başrolünde, Almanya ve Türkiye ’de pek çok yapımda rol alan ve Fatih Akın’ın ‘Yaşamın Kıyısında’ filminde de izlediğimiz oyuncu Nursel Köse var. Filmde, uğradığı tecavüz sonucu bir kız çocuk sahibi olan, sonrasında ise kendini kızına ve Tanrı’ya adayan Demet'in içinde yaşadığı gerilim anlatılıyor.

‘Gassal’, bu akşamki galanın ardından, yurt dışında uzun bir festival yolculuğuna başlayacak. Yolculuk öncesi, filmi yönetmeni Merve İnce ve oyuncusu Nursel Köse’den dinledik.

Reklamcılık okurken okulu 3. sınıfta bıraktınız ve bu filmi çekmeye başladınız. Nedir ‘Gassal’ın çıktı noktası?
Merve İnce: Filmin çıkış noktası, Tarihin en eski hikâyelerinden biri olan Demeter ve Persephone'nin hikâyesi. ‘Gassal’, üç boyutlu bir senaryo; psikoloji, mitoloji ve gasilhaneyi barındırıyor. Benim o dönemde en çok ilgilendiğim üç konuydu bu. Bir de şunu düşünüyordum: Antik Yunan bu topraklarda yaşandı ama yıllardır Avrupa ve Amerika sineması buna sahip çıkıyor. Mitolojinin Türkiye’yi ciddi etkileyen bir yapısı var çünkü biz de bu topraklarda yaşıyoruz ve birçok şeyi Antik Yunan mitolojisinden almışız. Filmde mesela başkarakter Demet kendini günahkâr görüyor ki bu, Türk mitolojisinden gelen değil, Antik Yunan’dan gelen bir şey.

Filmde Demet adlı kadın genç yaşta tecavüze uğruyor, bebeğini doğuruyor ve hayatı travmalarla dolu geçiyor.
Merve İnce: Evet, tecavüze uğramış bir kadın yaşadığımız toplum içindeki normlarla kendi suçluyor, kendini günahkar görüyor. Bu esnada da bir çocuk dünyaya getiriyor ve çocuğu elinden yavaş yavaş kaydığında kadının hayatı parçalanıyor.
Nursel Köse: Canlandırdığım Demet, tecavüze uğramış bir anne. Kızı büyüyüp bekaretini kaybettiğinde de ölüyor. Kız, anneden tamamen kopuyor çünkü. Yani ölümün bir kurtuluş olması durumu var filmde.

Tecavüz bebekleri pek sahiplenilmez aslında… Filmde tersini görüyoruz.
Merve İnce: Tarihin en eski hikâyelerinden biri olan Demeter ve Persephone'nin hikâyesi bana göre de antik Yunan’dan günümüze kalan en dramatik hikâye. Jung'un 4 anne arketipinden biri olan Demeter, dünyanın her yerinde karşımıza çıkabilir. Bunu aşırı dindar olan bir kadın üzerinden anlatmak istediğimde, geçmişte uğradığı bir tecavüz sonucunda kendini Tanrı’ya ve çocuğuna adayıp Tanrı’nın hizmetinde çalışmak için gassal olmayı seçmiş ve ölüleri günahlarından arındırmak için son yıkama işlemini gerçekleştiren bir kadının uygun olacağını düşündüm. Bizim filmimizde, Demet’in kürtaj olma şansı yoktu. O kadar genç bir kadın bebeği olmasaydı yoluna devam ederdi halbuki.
Nursel Köse: O travma zannediyorum ölene kadar kalıyordur. Benim çevremde de var ki zaten Türkiye’de yaşayıp da tacize uğramamış bir kadın olamaz. Şu ara konuşulanlara bakıyorum… Karar verme yetkisinin kadından alınıp, devlete verilmesi çok korkunç. Kadının doğasında zaten çocuk yapmak var, bir kadın gönüllü olarak çocuğunu öldürmez. Eğer bunu yapıyorsa mutlaka korkunç bir nedeni vardır.
Merve İnce: Erkek egemen bir toplumda kürtajın erkekler tarafından gündeme getirilmesi hiç de şaşırtıcı değil. ‘Gassal’da Demet gibi toplumda şu anda da çok fazla sayıda var olan ve kürtaj yasal olsa da bu şansı bulamayan bir kadın karakterini anlattım. Bunu konuşup tartışmamız gerekirken her kadının kürtaj şansını kaybetmesini konuşmaya başladık. Bu benim gibi genç kadınların geleceği bakışı acısından oldukça korkutucu. Biz gençlerin ve genç kadınların bu ülke için verilecek birçok savaşı varken bunun savaşını vermekle yükümlü bırakılıyoruz. Ve maalesef filmde çizdiğim tablodan çok daha karamsar bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz.

Filme dönersek… Gasilhane’de çekilmiş sahneler var…
Merve İnce: Film için bir ay gasilhanede ölülerin yıkanmasını izlemiştim daha önce. Daha sonra Nursel (Köse) ile gittik. Hayatta çok başka bir yerdeyiz oraya gittikten sonra. Nursel önce gassallarla konuşmak istedi, sonra bizim kendi provalarımız oldu.
Nursel Köse: Gassallar cenazeyi yıkayıp, Tanrı’ya gönderirkenki son uğurlayıcı. Ben gassalın ne olduğunu bilmiyordum başta. Ama Merve, inanılmaz bir bilgi yağmuruna tuttu beni ilk görüşmemizde, karakter gittikçe çekmeye başladı beni. ‘Gassal’da her şey uzun metrajlı bir film ağırlığında oldu benim için. Uzun uzun karakter analizi yaptım, gittim gassallarla görüştüm, saatlerce oturduk. Ölü yıkamaya soktular beni. İzlemem gerekiyordu çünkü cepten oynayamazdım böyle bir karakteri.

Nasıl bir ruh halleri var, neler gözlemlediniz?
Nursel Köse: Çok inançlı, saygılı ve yaptıkları işin farkındalar. Şunu anlattılar, insan öldükten sonra Tanrı’nın karşısına çıktığında ve ‘Nasıldı?’ diye sorulduğunda, ilk gassallardan bahsedilebilirmiş.
Merve İnce: Gassallar, Tanrı’nın hizmetinde çalıştıklarını düşünüyorlar.

Peki son olarak film neden repliksiz?
Merve İnce: Zor olanı anlatmak istedim, yönetmen olabilecek miyim onu kendime ispat etmek istedim. Bir de seyirciye gişeye çıkacak bir film değil, festivallere çıkacak bir film ‘Gassal’. Festival filmleri de çok kolay olmaya başladı, eline kamera alan kısa film çekiyor ve bunlara ödüller veriliyor. Ben de bunun tam tersini yapmak istedim. İnternette yayımlamayı da düşünmüyorum mesela.

http://www.gassalmovie.com/