Kuzey'in yeni keşfi: Mø

Kuzey'in yeni keşfi: Mø
Kuzey'in yeni keşfi: Mø
İlk albümü 'No Mythologies to Follow'la dikkatleri üzerine çeken Danimarkalı şarkıcı Mø'nun popülaritesi her geçen gün artıyor.

İskandinav ülkelerinde mistik bir şeyler var. Belki soğuk havasından, içine kapanıklığından, belki de güzel ‘elf’ gibi insanlarından... Abba, The Cardigans, Trentemoller, Royksopp ve Lykke Li gibi dünyaca tanınan müzik dehaları da bu verimli bölgeden çıkma. Kuzey ülkeleri arasında hızını kaybetmeyen Danimarka, müzik dünyasına bir meyve daha sundu: Bugüne kadar yaptığı birçok single’ın yanında, geçen yıl ekim ayında çıkardığı ve dinleyiciler üzerinde ‘yatıştırıcı’ bir etki yaratan ilk EP’si ‘Bikinizi Daze’in ardından ilk albümü ‘No Mythologies to Follow’u yayımlayan Mø. Toplam 20 şarkıdan oluşan ve Ronni Vindahl prodüktörlüğünde kaydedilen albüm, müzik yazarlarından hayli olumlu eleştiriler alıyor. Ünlü müzik dergisi NME yazarı Nick Levine, Mø’nun güçlü kişiliğine dikkat çektiği yazısında ‘No Mythologies to Follow’ albümüne 10 üzerinden 8 puan verdi.
Gerçek adı Karen Marie Ørsted olan, sahne ismi olarak Mø’yu (telaffuzu mıh ve mö arasında) kullanan 26 yaşındaki şarkıcı, kendi müziğini “İçinde hip-hop ve soul esintileri olan electro-indie-pop” olarak tanımlıyor. Mø, profesyonel olarak müzik yapmaya başladığı ilk yıllarda daha saldırgan, ağır küfürlü rap müzikleri yapmış. Dolayısıyla Mø isminin anlamının ‘bakire’ olması işin eğlenceli ironisi. Grimes, Purity Ring ve Twin Shadow gibi isimlere benzetilse de kendisi bu benzetmeleri kabul etmiyor. Özgünlüğüne düşkün olan Mø, her benzetmeden sonra tarzında oynamalar yapıyor.
7 yaşında ilk abümünü (Spice Girls) aldığında müzik yapmaya karar veren sanatçı, kararlı bir tutku ile şarkı yazmaya başlamış. Spice Girls ile birlikte Sonic Youth, Yeah Yeah Yeahs ve Santigold onun müzik idolleri arasında. Bütün bu türleri, pop’u, elektroniği, grunge’ı ve punk’ı birbirine karıştırınca ortaya çıkan sonuç Mø’yu anlatmak için güzel bir başlangıç. Atkuyruğu, sert bakışları ve Spice Girls feministliği ile son zamanlarda gittikçe popülaritesi artarken oldukça mütevazı olan Mø, müzik endüstrisinin acımasızlığını göz önünde bulundurarak fazla heyecanlanmak istemediğini söylüyor.
Bir yandan da siyasetle ilgilenen ve aktif şekilde takip eden Mø, ergenlik döneminden beri böyle olduğunu The Guardian gazetesine şu sözlerle anlatıyor: “İlk eylemimi hatırlıyorum, Danimarkalı İnsanlar Partisi ile Müslüman kadınlara yapılan haksızlıkları protesto etmiştik. Fakat Danimarka’da sistem çoğunlukla o kadar iyi ki insanlar tembelleşiyor. Protesto edecek, karşı çıkacak bir şey kalmıyor ve insanlar bu yüzden depresyona bile giriyor. Bence uğruna savaşacak şeylerin olması daha ilham verici her daim.”