'Lars von Trier iyi adamdır!'

'Lars von Trier iyi adamdır!'
'Lars von Trier iyi adamdır!'

FOTOĞRAF: AP

Şu sıralar 'Everest' filmiyle sinemalara konuk olan, 'Dalgaları Aşmak' ve 'Hilary ve Jackie'yle iki kez Oscar'a aday gösterilen İngiliz oyuncu Emily Watson, onur ödülünü almak için geldiği 63. San Sebastian Film Festivali'nde içini döktü.
Haber: ESİN KÜÇÜKTEPEPINAR - esin.sinema@gmail.com   / Arşivi

SAN SEBASTIAN/ RADİKAL - Lars von Trier’in yönettiği 1996 tarihli “Dalgaları Aşmak” filmiyle dünya vizyonuna ulaşan İngiliz oyuncu Emily Watson, Onur Ödülü’nü almak için geldiği 63. San Sebastian Film Festivali’nde içini döktü. Dün akşam özel bir törenle ödülünü alan Watson, “ Sinema ekip çalışmasıdır, onların sayesinde geldim bugünlere. Kendi başıma bu ödülü kazanamazdım, herkesin emeği adına bu ödüle çok teşekkür ediyorum” dedi. Öncesinde dünya basınının karşısına çıkan yetenekli oyuncu Oscar’a da aday olduğu çıkış filmi“Dalgaları Aşmak” filminden övgüyle söz etti ve aksi bir yönetmen oluşuyla ünlenen Lars von Trier’e övgüler sıraladı ve “Yok canım, Lars von Trier iyi adamdır! Hiç öyle ters filan değildir, bilakis şakacıdır, muhabbeti güzel, yardımseverliği meşhurdur. Bu film sayesinde oyunculuğun manasını öğrendim. Kariyerimde çok kapı açtı, minnetarım” dedi.

İngiliz dili edebiyatı ve ardından tiyatro eğitimi gören Emily Watson sahnelere çok emek vermesine rağmen yine de en çok sinemayı sevdiğini söyledi. Ünlü müzisyen Jacqueline du Pré’yi canlandırdığı “Hilary ve Jackie” filmiyle bir kez daha Oscar’a aday olan oyuncu Paul Thomas Anderson (Punch Drunk Love), Tim Burton (The Corpse Bride), Steven Spielberg (War Horse) misali önemli yönetmenler tarafından seçilmiş olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

“Kendim gibi olmak zor!”

FOTOĞRAF: REUTERS
Festivalin Onur Ödülü’nü almaktan gurur duyduğunu ancak bu ödül için kendini hiç de yaşlı hissetmediği söyleyen 48 yaşındaki oyuncu “Daha çok yapacak işim ve enerjim varmış gibi geliyor ama umarım kendimi bu kadar genç hissetmem size komik gelmiyordur” sözleriyle şakalaştı. İş oyunculuk mevzusuna geldiğinde ise ciddileşen Watson “Başkası gibi davranmayı iyi beceriyorum galiba. Yani kalabalıklar arasında rol yapmak çok rahatlatıcı bir şey aslında. Oyunculuk bu yüzden hepimize terapi gibi geliyor. Ama kendim gibi davranmak açısından çok başarılı değilim. Örneğin şu anda biraz şaşkınım” sözleriyle önce bizi de şaşırttı ama “Tüm oyuncularda benzer huzursuzluklar oluyor galiba” diyerek işi yine şakaya vurdu.

Şimdilerde “Everest” filmiyle vizyonda karşımıza çıkan Watson hayran olduğu kadın oyuncular sorulduğunda Hellen Mirren, Maggie Smith, Judy Dench gibi İngiliz tiyatro geleneğinin önemli isimlerini saydı. Bugünlerde BBC için bir Ronald Harwood uyarlaması olan “The Dresser”ın çekimlerinde olan oyuncu başrolü Ian McKellen ve Anthony Hopkins ile paylaşıyor.