Mafya, polis, zabıta... Bu nasıl üçgendir böyle

Mafya, polis, zabıta... Bu nasıl üçgendir böyle
Mafya, polis, zabıta... Bu nasıl üçgendir böyle
'Leyla ile Mecnun' dizisinin senaristi olarak tanınan Burak Aksak, ikinci filmi 'Kara Bela', birkaç çok sıkı espri barındırıyor, genel olarak güldürüyor ama çok da orijinal bir çalışma olmamış. Cengiz Bozkurt, önceki filmi 'İyi Biri'ni hatırlatan rolüne 'cuk' oturmuş.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

KARA BELA (Not: 2.5/5)
Yönetmen: Burak Aksak
Oyuncular: Cengiz Bozkurt, Seda Bakan , Erkan Kolçak Köstendil, Cihan Ercan
Yapım: 2015, Türkiye

‘Leyla ile Mecnun’ dizisinin senaristi olarak tanınan ve yönetmenlik uğraşına ‘Bana Masal Anlatma’yla adım atan Burak Aksak, ikinci çalışması ‘Kara Bela’yla huzurlarımızda. Film, Yeşilçam’ın iflah olmaz masum karakterlerini andıran Kudret’in, rüyasında gördüğü ‘Rahmetli’ annesinin “Antep Kalesi’nde kurtarman gereken bir kız var” uyarısı üzerine yollara dökülmesi üzerine bir öyküye sahip. Bu yolculuk esnasında Kudret’in emektar arabası ‘Kara Bela’ya sırasıyla sevimli bir seyyar satıcı, güzel bir caz şarkıcısı ve intihar etmek isteyen bir genç dahil olur.

Kudret’i canlandıran Cengiz Bozkurt’un bir önceki filmi ‘İyi Biri’nde çizdiği tiplemeyi de andıran ana karakterin yanı sıra öykünün sürekli yollarda geçmesi de Ali Atay’ın ‘Limonata’sının (bu kez iki kişilik yolculuk dört kişiye çıkmış) ikinci yarısına benzer bir efekt yaratıyor. Ya da şöyle söyleyeyim, ‘eleştirmen kafası’ böyle işliyor.



Birkaç tane (“Mafya, polis, zabıta... Bu nasıl bir üçgendir böyle...” gibi mesela) çok sıkı espri barındıran yapım, genel olarak güldürüyor ama çok da orijinal bir çalışma olmamış. Ama son dönemde salonlara uğrayan onca kötü komedinin yanında tabii ki farklı bir noktada duruyor. Oyunculuklara gelince Cengiz Bozkurt rolüne ‘cuk’ oturmuş, Erkan Kolçak Köstendil ise zaman zaman kullandığı diyalektten dolayı olsa gerek, nedense Ertan Saban efekti yarattı bende. Seda Bakan ve Cihan Ercan da idare ediyorlar.

‘Bana Masal Anlatma’nın da Ocak 2015’te vizyona çıktığı düşünülürse bir yılda iki uzun metraj; bence özellikle ‘genç bir yaratıcı’ için fazla bir üretim... Naçizane Aksak’a önerim, bundan böyle potansiyelini daha derin ve kalıcı yapıtlarda değerlendirmesi. ‘Beklemedeyiz’ diyerek önümüzdeki yapıtlara bakalım...