'Martı'yı güldüren usta oyuncular

'Hayatın tatlı sıkıntısından daha sıkıcı ne olabilir ki?' dedi Arkadina, 19'uncu yüzyıl Rusyasında sürdüğü rahat hayatı düşünerek.

NEW YORK - 'Hayatın tatlı sıkıntısından daha sıkıcı ne olabilir ki?' dedi Arkadina, 19'uncu yüzyıl Rusyasında sürdüğü rahat hayatı düşünerek.
Mike Nichols'ın 'Martı' uyarlamasıysa kesinlikle sıkıcı değil. Başarılı yönetmen, aptal olanın kendi kendini harap ettiği bu hüzün dolu öyküye komedi unsurları katmayı başarmış. Bunda Meryl Streep, Kevin Kline gibi sinemada yeteneklerini kanıtlamış oyuncuların büyük rolü var.
'Martı'da oyun içinde oyun var. Nasıl mı? Meryl Streep'in canlandırdığı Arkadina'nın göl kenarındaki malikânesinde bir tiyatro temsili düzenleniyor.
Oyunu Arkadina'nın oğlu Konstantin yazmış ve başrolde oynattığı 19 yaşındaki güzel Nina'ya delice âşık. Ancak Nina, Arkadina'nın yazar sevgilisi Trigorin'e (Kevin Kline) abayı yakmış durumda. Bunlar işin gerçek yüzü. Treplev'in oyununa gelince; sayfiye sakinlerinin bu çağdaş simgeci oyunu beğenmediklerini fark eden Treplev, duruma çok sinirleniyor ve oyunu yarıda kesiyor.
Bir martı gibi ölmek
Daha sonraki günlerde Nina'yla yolda karşılaşan Treplev, ölü bir martıyı umutsuzca âşık olduğu bu genç kadının önüne bırakıyor ve onu da bu martı gibi öldüreceğini söylüyor. Bir süre sonra Nina, oyuncu olma hayalleriyle Moskova'ya gidiyor ve dönüşünde âşık olduğu Trigorin'i yeniden kendine bağlamayı başarıyor. Bu aşka dayanamayan Treplev de bir kurşunla hayatına son veriyor.
Bu denli trajik bir oyun olan 'Martı'nın Arkadina'sı, oğlunun ve sevgilisinin aklını çelse de Meryl Streep'in yorumuyla daha sempatik bir kadın. Kulağının arkasına yerleştirdiği bir çiçek, menekşe rengi bir elbise, Streep'in şefkat ve sevgiye verdiği davetiiyenin kanıtı adeta.
Burnu havada yazar Trigorin de Nina'nın ona olan aşkını kötüye kullanıyor belki. Ama Kevin Kline, bu yazarı daha ılımlı ve uysal bir hale getirmeyi başarmış. Nina'yı canlandıran Natalie Portman'ın işi hayli zor. Çehov'un ölü martı ile sembolize ettiği bu genç kadının çocuksu duygulardan kadınsı hayal kırıklıklarına yaptığı yolculuk her oyuncunun altından kalkabileceği bir rol değil. Ama Portman, bu işi becermiş.
Nina süründürüyor
Nina, karşılık görmeyen aşkı Konstantin'i adeta süründürüyor. Saçlarına bakmıyor, yırtık pırtık elbiseler giyiyor. Bu haliyle seyirciyi bile depresyona sokabilir. Ancak, fazla kırılgan olmamalı. Soğukkanlılıkla annesinin fevri davranışlarına karşı koyacak çünkü.
Arkadina'nın yaşlı bir bürokrat olan ağabeyi Sorin, Christopher Walken'la hayat buluyor. Toprağa gitmeden hayatını dolu dolu yaşama paniğine giren Sorin'e anlaşılmaz, tuhaf bir karakter kazandıran Walken, izleyicinin ilgisini çekmek konusunda gayet başarılı.
Oyunun en sempatik karakteriyse Larry Pine'ın canlandırdığı 'kasabanın doktoru'. Pine, hayatını dolu dolu yaşamanın verdiği pişkinlikle milletin aptallıklarını seyreden Zorin'i gayet iyi çözümlemiş. Oyunun en 'yırtık' karakteriyse Marcia Gay Harden'ın canlandırdığı ayyaş Maşa. Konstantin'e fena âşık.
26 Ağustos'ta Central Park'da sergilenecek
'Martı'daki 'temsil' sahnesi, usta tasarımcısı Bob Crowley'in dokunuşuyla huş ağaçları ve sarmaşıklara kavuşmuş. Arkadina'nın malikânesini boğan sarmaşıklar, oyunun acı çeken insanlarını temsil
eden bir metafor gibi adeta.
Kim böylesine mutsuzlukların, büyülü bir tiyatro eseri olacağını tahmin ederdi ki?