Masallara bir yolculuk

Hayata konulan son nokta 'ölüm'ü, yaşama sindirilmiş, kıymeti bir türlü bilinmez, 'anlar'ın kucağında anlatmak mümkün olabilir mi?
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Hayata konulan son nokta 'ölüm'ü, yaşama sindirilmiş, kıymeti bir türlü bilinmez, 'anlar'ın kucağında anlatmak mümkün olabilir mi? Geçen her saniye ölüme biraz daha yaklaşırken dahi yaşamın anlamını kavramakta hep zorlanmayı tercih eden biz fanilerin bu soruya cevabı çoğunlukla hayır olsa gerek.
Zeynep Avcı oyunlaştırdı
Ölüm, şimdilerde gerçek ile fantastiğin birbirine karıştığı, kuklalarla oyuncuların masal anlatmaya durduğu ilginç bir oyunla seyircinin karşısına çıkartılıyor.
İhsan Oktay Anar'ın aynı adlı kitabından Zeynep Avcı tarafından oyunlaştırılan, ölüm ve onun yanıbaşındaki hayat, korku, aşk, cehennem gibi temaları öykülerle anlatan
'Efrasiyab'ın Hikâyeleri' bugün İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda prömiyer yapıyor.
Yaşam ve ölümü kişileştirerek, onların birbirlerine anlattıkları öykülerle fantastik bir dünyanın kapılarını aralayan
'Efrasiyab'ın Hikâyeleri'ni sahneye Işıl Kasapoğlu koyuyor. Kukla ve sahne tasarımı Carina Cheres tarafından gerçekleştirilen oyunun başlıca rollerinde Bülent Emin Yarar, Funda Eskioğlu, Payidar Tüfekçioğlu, Zeynep Erkekli, Mahir Günşiray, Mehmet Ali Kaptanlar ve Özgür Erkekli var. Boyları 3 ile 5 metreye kadar ulaşan küçüğünden büyüğüne pek çok kuklanın yer aldığı
'Efrasiyab'ın Hikâyeleri'nde, 100 kadar da mask kullanılıyor. Ve oyunun neredeyse tamamında oyuncular maskla oynuyor.
Büyüklere masallar
Işıl Kasapoğlu'na göre 'Efrasiyab'ın Hikâyeleri'nin en güzel yanı hiç bir şekilde ders vermeye kalkmaması: "Öykülerin kıssadan hisseleri çok içine gizlenmiş durumda. Sonunda 'Bu böyle olursa şu da böyle olur' diye somut sloganlaştırılmış bir durum yok. O yüzden bunu 'büyüklere masallar' olarak tanımlıyorum. Bu oyunla bir yolculuğa çıktık. Hem felsefi hem de teatral bir yolculuk bu."
Oyun boyunca ölümden cennete, aşktan korkuya doğru yapılan yolculukta yanlarına neden kuklaları ve maskları aldıklarını ise Kasapoğlu şöyle açıklıyor:
"Kitaptaki sekiz öykü, ki oyunda hepsi yer alıyor, iki ayrı dünyanın içine koşullandırılmış. Bir reel bir de fantastik dünya var. Ben de biraz bunun üstüne gittim. Reel dünyayı bir şekilde yansıtmaya çalışırken, bir taraftan da anlatılanları fantastik bir dünyanın öğeleriyle yorumladım. Yani kuklalara ve masklara başvurdum. Türkiye'de ilk defa yapılıyor tamamı masklı bir oyun."
Bugün artık masallara daha çok ihtiyacımız olduğunu söyleyen Kasapoğlu birbirimize farklı öyküler anlatmanın zamanı geldi diye düşünüyor: "20 yıl öncesine kadar masallarla daha çok ilgileniyordum. Sadece ben değil toplum da böyleydi. Birbirimize farklı öyküler anlatabiliyoruz.
Son yıllarda birbirimize masal falan anlatmıyoruz. Her gün savaş konuşuyoruz. Kavga, entrika, hortumlamalar, ekonomiyi konuşuyoruz. Asıl konuşmamız gereken, bizi besleyen, küçüklere ya da büyüklere masalları hiç konuşmuyoruz. Masallar yaşamımıza yön veren, ilerlemezi sağlayan, hayal gücümüzü harekete geçiren yegâne tılsımlar." 'Efrasiyab'ın Hikâyeleri' bugün saat 15.00'te AKM Büyük Salon'da. Tel: 0212 292 39 00