scorecardresearch.com

'Masumiyet Müzesi' cumaya açılıyor!

'Masumiyet Müzesi' cumaya açılıyor!
26/08/2008 00:00
Bu bir Orhan Pamuk romanıdır



İSTANBUL- Orhan Pamuk’un yeni romanı ‘Masumiyet Müzesi’ Cuma günü çıkıyor. Pamuk’un neredeyse on yıldır üzerinde çalıştığı, 2001 yılından bu yana yazdığı ‘Masumiyet Müzesi’ bir aşk romanı. Orhan Pamuk, bu romanında aşka odaklanırken günlük hayatın inceliklerine, resim, arkadaşlık, yalnızlık, mutluluk, gazeteler ve televizyon, aile gibi yazmayı sevdiği, kitaplarından iyi bildiğimiz pek çok konuya da değiniyor.

Roman 1975 yılında başlıyor. Tekstil zengini Basmacı ailesinin iyi okumuş 30 yaşındaki oğulları Kemal ile uzak akrabaları, yoksul Keskin ailesinin 18 yaşındaki güzel kızı, tezgahtarlık yapan Füsun arasındaki aşk anlatılıyor. Evlenmeye hazırlanan Kemal, yıllardır görmediği genç kadınla karşılaştığında ona aşık oluyor. Füsun’a duyduğu aşk onu hiç terketmiyor ve hikaye günümüze kadar geliyor.

Hilton’da bir nişan sahnesi
Bu aşk hikayesi evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkında pek çok hesaplaşma içeriyor tabii ki. Orhan Pamuk İstanbul’un arka sokaklarını da, dedikodu dergilerinin ‘sosyete’ dediği çevreyi de ayrıntılı ve eğlenceli bir bakışla anlatıyor. Resim, arkadaşlık, yalnızlık, gazeteler ve televizyon, aile gibi Pamuk’un sevdiği pek çok konu,70’li, 80’li yıllarla birlikte romanın içinden geçip gidiyor. Kitap Yeşilçam’a ve Türk sinema sanayine de uğruyor, oradar karakterler, hikayeler analtıyor. 1975 yılında Hilton Oteli’nde geçen bir nişan sahnesi tam 50 sayfa sürüyor ve bütün ayrıntılarıyla anlatılıyor. Kitabın kapağında yer alan 56 model Chevrole, pek çok sahnenin içinde geçtiği önemli nesnelerden biri olarak romanda yer ediniyor.

Ödüller arası yazmaya devam
Romana başladıktan sonra Orhan Pamuk ‘İstanbul Hatıralar ve Şehir’ kitabını yazdı aralarında Nobel’in de bulunduğu uluslararası dokuz büyük edebi ödül aldı: Prix du Meilleur Livre Ètranger (2002, Fransa), Grinzane Cavour (2002, İtalya), Impac-Dublin Roman Ödülü (2003, İrlanda), Alman Yayıncılar Birliği Barış Ödülü (2005, Almanya), Prix Médicis Ètranger (2005, Fransa), Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç, 2006), Prix Mediterranée (2006, Fransa), Puterbaugh Ödülü (2006, ADB), Ovid Ödülü (2008, Romanya). Yedi yılda Pamuk, Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi, Hollanda’da Tilburg Üniversitesi, Almanya’da Berlin Frei Üniversitesi, Amerika’da Georgetown Üniversitesi, İspanya’da Madrid Üniversitesi, Lübnan’da Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden şeref doktoraları aldı. Amerikan Sanatlar ve Edebiyat Akademisi ve Çin Sosyal Bilimler Akademisi şeref üyeliğine seçildi. Tüm bu ödülleri almak için çıktığı yolculuklarda uçaklarda, sabahları otel odalarında, Pamuk hiç durmamacasına ‘Masumiyet Müzesi’ni yazdı.

Sonuçta ‘Masumiyet Müzesi’, ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ndan sonra Pamuk’un en uzun romanı oldu, 592 sayfa. ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ ile ‘Kara Kitap‘ta olduğu gibi, Pamuk’un doğup büyüdüğü Nişantaşı semti gene romanın merkezinde. Ama Çukurcuma, Taksim, Harbiye, Beyoğlu semtleri ile Boğaz yalıları ve lokantaları da romanda geniş yer tutuyor. Pamuk’un diğer romanlarından tanıdığımız bazı karakterleri, mesela 1Kara Kitap’ın ünlü köşe yazarı Celâl Salik, Cevdet Bey’in oğulları, Pamuk’un ailesi ve kendisi de romanda görünüyor. Nitekim bu romanı Orhan Pamuk’un en kalabalık kitaplarından biri, yakyaşık 150 karakter yer alıyor, hatta bu karakterler için kitabın sonunda bir de dizin hazırlanmış.
Pamuk, biri ‘Masumiyet Müzesi’nin düşünsel, edebi, kişisel ve felsefi kaynakları, diğeri büyük aşk romanları konularında olmak üzere, romanına da ışık düşürecek iki makale yazıyor. Romanını açıklamaktan çok, onu nasıl kurduğunu, nasıl hayal ettiğini ve diğer aşk romanlarından farkını araştıran bu makaleler, önümüzdeki günlerde Türkiye’de ve dünyada yayımlanacak.

Romanda, yazar Pamuk müzeyi gezer

‘Masumiyet Müzesi’, sadece bir roman değil, aynı zamanda yazarın yıllardır kurmaya çalıştığı bir müzenin de adı.

Bu müzede Pamuk’un roman kahramanı Kemal’in, sevgilisi Füsun’un dokunduğu eşyalarla oluşturduğu koleksiyon sergilenecek. Bu tutkulu aşk boyunca Füsun’un peşinde gezen Kemal, takıntılı biçimde Füsun’la ilgili objeleri toplar. Romanda okuduğumuz bu objelerin gerçek halleri ise ‘Masumiyet Müzesi’ni oluşturur. Yıllar sonra Füsun’un yaşadığı Çukurcuma’daki evi satın alan Kemal, ve onu yıllarca topladığı objeleri, ilk seviştikleri yatağı, içinde gezdikleri Chevrole’yi de barındıran bir müzeye dönüştürür. Ardından müzesinin bir kataloğu olması gerektiğini düşünerek, ‘bir zamanlar ailelerinin ortak iş yaptığı yazar’ Orhan Pamuk’u bulur. Böylece Masumiyet Müzesi, Kemal Basmacı’nın anlattıkları üzerine Füsun’u tanımış, hatta onunla bir kez dans bile etmiş olan Orhan Pamuk tarafından yazılır.

Orhan Pamuk, bu kurguya uygun biçimde Çukurcuma’da yıllar önce aldığı binada, böyle bir müze açmaya hazırlanıyor. Romanın okurları, hikayelerini bildiği, o aşk ve gündelik hayat içinde ne anlam ifade ettiğini öğrendiği nesneleri müzenin içinde bulabilecek. Böylece tamamen bir kurgu olan roman ve somut objeler arasında ilginç bir ilişki kuran Pamuk, romanın atmosferini kuracağı müzede tekrar yaratacak. İkisi birlikte oluşan, roman ve müze karşılıklı bir ilişki kuruyor; ‘romanın müzesi, ya da müzenin romanı’ gibi...
Tabii bu müze henüz açılmış değil. Pamuk müze için oluşturduğu koleksiyonu ilk olarak Türkiye yılı vesilesiyle Frankfurt’taki ünlü Schirn Galerisi’nde sergileyecekti. Ancak sergi henüz hazır olmadığı için vazgeçildi. (Kültür Sanat)

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/89556889556817

YORUMLAR
(17 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum... - kübra:)

Okuduğum en mükemmel aşk romanı ama füsun ölmemeliydi defalarca okudum o bölümü "füsun öldü" sonunu çok merak ederek büyük bi heyecanla okudum. Gerçek aşkı,tutkuyu ve çoğu bayanda olan erkekler hakkındaki ön yargıyı yıkan bi kitap bence bütün erkeklerin aynı düşünce yapısına sahip olmadıklarını kemalin füsuna olan aşkından görebiliyorum. Orhan PAMUK eserlerin den şimdiye kadar hiç okumamıştım arkadaşımın bana hediyesi olan Masumiyet Müzesini sıradan bir kitap gibi okumaya başladım ve kitabı bitirdiğimde etrafımdaki herkese anlattım ve tavsiye ettim iyiki okumuşum mükemmel bir kitap.En büyük isteğimde Masumiyet Müzesini görmek gezmek ve o aşkı bi kez daha tüm güzellikleriyle yaşanmışlığını hissetmek istiyorum..Orhan Beye sonsuz teşekkürler ediyorum bu güzelliği bizlere sunduğu için...

muthıstı - karamsar

bu kıtabı herkese tavsıe edıyorum herkesın okuması gereken bı kıtap oldugunu askın acının hayal kırıklıgının umut etmenın ıstemenın ne demek oldugunu vedaha fazlasını sımdı cok daha iyi anlıyorum aslında kıtabın ısmı bıle okumamıza bı neden MASUMIYET MUZESI bu kıtabı okurkan genelde sag goruslu mıllıyetcı arkadas kesımımden tepkı bıle aldım ama okumaktan okadar zevk ve ıcerıgınden huzun aldımkı cok yogun duygular ıcerısınde kaldım... haberlerı arastırdım masumıyet muzesı warmı gercekten dıye o cukurcumadakı evı gercekten muze yapma gırısımının oldugunu gormek sevındırdı ama ıstanbul sergısı olcaını okumakta uzdu o sadece fusunun kemalın muzesı ıcınde tabıkıde ıstanbıl olcak ama tamamen ıstanbul olmasın.

Orhan Pamuk'un Eşsiz Üslubu - drserap79

Orhan Bey in her romanını ilgiyle takip ederim.Her kitapta olduğu gibi Mazumiyet Müzesi' ni de okuyup kapağını kapadıktan sonra o dünyadan istemeden koparıldığım için üzüldüm ve Pamuk 'a yine kırıldım. Oysa Kemal, Füsun'un sigara izmaritlerini hüzünle izlerken ve sayarken yanındaydım, Füsun' ait eşyaları toparlarken, bende ağlayarak ona yardım etmiştim. Füsundan sonra Kemalde çarçabuk gitmemeliydi, müzesi için hala birşeyler arayıp bulabilmesini çok isterdim. Kitapta karakterler, mekanlar, objeler öyle ayrıntı, akıcılık ve bağlılıkla anlatılmış ki, ister istemez onlardan birinin şimdi odadan girip beni selamlamasını düşlemek hiçte şaşırtıcı olmaz.....

Fisun - EPOLATCEF

Romanda yaşanılanlar hep Kemal Bey'in bakış açısıyla yansıtılmış. Diğer karakterlerin psikolojilerine,gelgitlerine hiç yer verilmemiş. Bir de Fisun'un pskilojisini okumak ve anlamaya çalışmak isteriz Orhan Pamuk kaleminden ... sanki roman o zaman tamamlanacak... o agaca doğru hızla yol alırken kimbilir içinde ne fırtınalar kopuyordu Fisun 'un

masumiyet müzesi - yoncaateseduran@hotmail.com

kitabı halen okuyorum sonunuda çok merak ediyorum umarım müze en yakın zamanda açılır merakla bekliyorum açılınca hemen ziyaret etmek isterim müzenin romanda geçen objeleri görmeyi çok isterim.ayrıca orhan pamuk u akışkan uslubu ve sürükleyici romanından dolayı kutluyorum,onun romanlarını hep okumak isterim lütfen devam etsin.

ETKİSİNİ UZUN SÜRE UNUTAMAYACAĞINIZ BİR AŞK ROMANI... - BAMTELİ

Masumiyet müsesini ilk aldığım günden itibaren büyük bir tutkuyla okudum... Kitabın en etkileyici tarafı şüphesiz pamuk'un durum betimlemeleri ve aşkın inanılmaz tutkusu olmuştur.Bu romanından sonra ORHAN PAMUK'u türkiye'nin GUSTAVE FLAUBERT'İ ilan ediyorum kendisini böyle eşsiz bir roman yazdığı için tebrik ediyor ve masumiyet müzesinin açılmasını sabırsızlıkla bekliyorum..

Füsun sır olarak kaldı benim için - Salman Nuri

Ben Baküden yazıyorum.Azeri olarak bir türkün nobel almasına çok sevindim.Ve Orhan Pamuku bu ağustos ayından okumağa başladım.(Aslında Orhan Pamuku Azerbeycanda Nobel aldıkdan sonra tanımaya başlamıştılar) İlk önce "Sessiz Ev"i okudum.ii yazmışdı.Amma sonra"İstanbul" sıkıcı geldi bana.Daha sonra "Kara kitap" ve "kar"ı okudum.onlarda güzel idi.Amma en son duduğumda ki, Pamukun yeni kitapı çıkmış hemen aldırıp Baküye getirtdim.Bu yorumu yazdığım gün kitapı bitirdim.O ne güzellik.Aslında bence en iyi kiatpı Pamukun bu olmalı. Füsunu Pamuk nasıl Kemal Beyin dilinden anlatıyorsa ben de sevmeye,Füsunu kıskanmağa başladım.Amm hep onların kovuşmasını istedim.Kovuşamayacaklarını baştan hiss ediyordum.En çok korktuğum sahne ise denizde füsunun boğulacağını sandığımda oldu.Ve orayı atlatdığımızda çok sevindim.Amma sonu çok kötü oldu.Btün günü onu düşünmeye başladım. Ben Füsunun fotoğrafını görmeyi çok isterdim.Qaliba vuruldum ona.Kemal bey için üzülüyorum.Hak etmemeliydi böyle şeyi. Pamuk Bu eseri ile bence Baküde daha çok sevilecek ve daha çok okunacak. Yanlış sözler kullandıysam özür dilerim.Benim her halde azeri olduğuma yazarsınız