'Mavi Senfoni' notaya döküldü

'Mavi Senfoni' notaya döküldü
'Mavi Senfoni' notaya döküldü
Kamran İnce, Burhan Doğançay'ın ünlü eseri 'Mavi Senfoni' için özel bir beste yaptı. Bu özel eseri bu akşam İstanbul Modern'deki etkinlikte icra edecek olan Hüseyin Sermet ile konuştuk
Haber: ELİF EKİNCİ - elif.ekinci@radikal.com.tr / Arşivi

Usta ressam Burhan Doğançay’ın, yaşayan bir Türk ressamın en pahalı eseri unvanının sahibi ‘Mavi Senfoni’ tablosunun artık bir de bestesi var. Müzisyen Kamran İnce, şu sıralar ‘Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi’ sergisi kapsamında İstanbul Modern’de sergilenen eser için, serginin sponsoru da olan Yıldız Holding’in siparişi üzerine bir beste yaptı. İnce’nin bestesini bu akşam saat 20.30’da, İstanbul Modern’de gerçekleşecek Mavi Senfoni Dinletisi’nde piyanist Hüseyin Sermet icra edecek. Dinleti aynı zamanda, www.mavisenfoni.com adresinden de canlı yayımlanacak. Dinleti bahanesiyle bestenin icracısı Hüseyin Sermet’le konuştuk. 

Beste öncesinde ‘Mavi Senfoni’yi görme fırsatı buldunuz mu?
Maalesef ‘Mavi Senfoni’yi henüz fotoğrafları dışında görme fırsatım olmadı ancak elbette eser ve içeriği hakkında bir fikre sahibim. Kamran’la (İnce) bestelediği eser üzerine olan konuşmalarımızdan da oldukça yararlandığımızı söyleyebilirim. İstanbul Modern’de Burhan Doğançay sergisini detaylı bir şekilde gezip görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. 

Kamran İnce’nin bestesi nasıl bir his uyandırdı sizde?
Kamran’ın yazdığı eser gerçekten çok çok güzel ve çok etkileyici! Eserde her şey renkler ve atmosfer üzerine kurulu. İnsanı derinlere, bir nevi sonsuzluğa doğru götürüyor. Mükemmel tasarlanmış ve uygulanmış. 

Bir tablo için yapılmış bir besteyi yorumlamak, nasıl bir motivasyon gerektiriyor? Herhangi bir besteyi yorumlamaktan farkı var mı?
Bir bestecinin tablo veya resim öğesini kullanarak yola çıkması müzik tarihinde karşımıza çıkan bir durum. Örneğin Debussy ve Ravel’in İspanya’ya hiç ayak basmadan, sadece kartpostallara bakıp İspanya ile ilgili besteledikleri muhteşem eserler veya Mussorgsky’nin ‘Bir Sergiden Tablolar’ adlı eseri ki o da Hartmann’ın bir sergideki resimlerinden etkilenerek bestelemiş. Yorumcu olarak bu gibi eserleri yorumlarken istikamet her zaman bestecinin yaratmak istediği şeye en yakın yolu bulmak ve mümkün olanın en iyisini yapmaya çalışmak. 

Sizin -besteci kimliğinizle- böyle bir girişiminiz oldu mu hiç?
Benim bir tablodan esinlenerek yazdığım bir eser -henüz- yok. Ama heykeltıraş Mehmet Aksoy’un İş Sanat’ta gezdiğim bir sergisinin akabinde kendisinin atölyesini ziyaret etmiştim. Bu sayede ‘Heykeller’ adlı eseri besteledim. ‘Heykeller’in dünya prömiyeri 2006 yılında İş Sanat’ta gerçekleşmişti. Geçen mayıs ayının sonunda da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda hem ‘Heykeller’ hem de başka eserlerimin icra edildiği bir konser yer aldı. Eserin bir sonraki bölümleri için halen çalışmaktayım.