Medusa'nın yaşadıkları da bir kadın hikâyesi

Medusa'nın yaşadıkları da bir kadın hikâyesi
Medusa'nın yaşadıkları da bir kadın hikâyesi
İki kuzen, Miray Kurtuluş ve Selen Hünerli'den oluşan Nada, ikinci albümleri 'Medusa'yı We Play etiketiyle yayımladı. İkili müziklerindeki 'mitoloji' konseptinin kendiliğinden oluştuğunu söylüyor.
Haber: ESRA ÜLKAR - esraulkar@gmail.com / Arşivi

İlk albümünüz 2011 yılında çıktı. Bu üç yılda neler yaptınız? Medusa’nın oluşumu nasıl oldu?
Miray Kurtuluş:
Bir süre ilk albümün konserleri oldu. Klipler çekildi. Bir buçuk sene Medusa üzerinde çalıştık. İlk, albümde de olan ‘Gökler’ parçasını yaptık. İkinci olarak ‘Medusa’yı yaptık ve bir şekilde kendiliğinden bir mitolojik bir konsept oldu. Daha önceden karar verilmiş bir şey değildi.
Selen Hünerli: Sonraki şarkılarda da kullandığımız kelimelerde, şarkıyı oluştururken kafamızda kurduğumuz görsel dünyada hep destansı mitolojik şeye yakın durmaya çalıştık. O iki şarkıdan sonra böyle yönlensin diye düşündük, böyle şeyler yazmaya başladık.

Mitolojiyle ne kadar ilgilisiniz?
Selen:
Hayatımızdaki çok temel bir şey değil belki ama genel olarak çok eskiden beri anlatılagelmiş şeylerin insan üzerinde bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Daha eski hepimizin ortaklık kurabileceği, hepimizin anlayabileceği dil oluşturmak gibi bir derdimiz olduğu için mitoloji o konuda yardımcı oluyor. Bir karakterin hikâyesi hepimizin hikâyesi ya aslında, Medusa’nın başından geçen de aslında bir kadın hikâyesi. Kadın hakları üzerine bir şey yazmaktansa Medusa’nın hikâyesini anlatıp daha duygusal bir bağ kurmak gibi bir şey.

Kadın hakları dediniz. Bu konuda aktif misiniz?
Miray:
Aktif olarak müzik ve sanat çerçevesi içinde kadın arkadaşlarımızla bir araya gelip üretim yapıyoruz. Kadın haklarıyla ilgili olabilir de olmayabilir de. Gezi döneminde çıkan ‘Kızçeler’ var mesela. Gezi olaylarından sonra Kızçeler adı altında bir proje yapıp Gezi ile ilgili şarkılar söyledik.
Selen: Çeşitli kadın dayanışma festivallerine gittik. Bizim genel olarak zaten bu sistemle bir sorunumuz olduğu çok açık. Durmaya çalıştığımız taraf hayalimizdeki şeyi yaratmak ve üretmek üzerine. O karşıtlık ve çatışma insanı çok yoran da bir şey. Daha yapıcı ve üretici olmaya çalışıyoruz.

Kızçeler devam ediyor mu?
Selen
: Evet. Konserler veriyoruz. Kadın dernekleri, sendikalar, festivallerde çalmaya devam ediyoruz.

Kaç kişisiniz?
Selen:
İlk 12 kişiyle kuruldu. Konserlere herkes katılamayabiliyordu ama 7’nin altına hiç düşmedik. Hiç katılmamış biri de katılabiliyor.
Miray: Sayımız değişken. Açık bir grup. Türkülerin sözlerini değiştirerek yeniden yorumluyoruz. Konu dayanışmaya destek vermek. Dayanışmanın ruhunu, moralini yüksek tutmak amaçlı yapılmış bir şey.

Nada’nın tarzına ne diyebiliriz?
Miray:
İçinde o kadar farklı tarzlar barındırıyor ki hem elektronik hem daha rock parçalar da var. Akustik, melankolik, tempo parçalar da var. Gittikçe kendi dinlediğimiz müzikleri tanımlamak da zorlaşıyor. Tarzlar hep iç içe geçmeye başladı aslında.

Klipleriniz de müziğiniz kadar ilgi çekici. Kliplerin oluşum aşamasının ne kadar içindesiniz?
Miray:
Bayağı içindeyiz. Bahsettiğimiz kız ekibiyle. Erkekler de dahil oluyor tabii (Gülüyor). Kostümünden çektiğimiz mekâna, montajına kadar her aşamasında varız.
Selen: Sabah klibi çekiyoruz akşama montajını yapıyoruz. Kostüm için Eminönü’nden alışveriş yapıyoruz. Gerekiyorsa dikiyoruz.

İkinizin de sinema eğitimi alması kolaylık sağlıyor mu?
Selen:
Evet. Bir şarkı yaptığımızda ona bir görüntü geliyor aklımıza. “Bunu çekelim” gibi bir istek duyuyoruz. Bir de çok yakın, çok yetenekli arkadaşlarımız var etrafımızda. Nada’nın hiçbir işi sadece ikimizden ibaret değil.
Miray: Biraz daha aşinayız. İşte kamera, ışık gibi konulardan biraz daha anladığımız için korkutucu gelmiyor bize o dünya .

Kuzen olmanızın müziğinize katkı sağladığını düşünüyor musunuz? Gruplar zor anlaşır. Miray: Müzik yapmadan önce de birtakım şeyler yapıyorduk. Oyun oynuyorduk en basitinden (Gülüyor). Çok küçük yaştan beri birlikteyiz ve her anımız birlikteydi. O yüzden birbirimiz çok iyi tanıyoruz.
Selen: Kuzen olmasaydık Nada olmazdı herhalde. Belki yine müzik yapıyor olurduk ama birlikte yapmıyor olurduk. Başka bir müzik yapıyor olurduk belki de. Nada’nın masalsı, hep bir başka evrenlere temas eden hâli o çocukluktan gelen bir şey.

Yani Nada sizin çocukluktan kalma bir hayal dünyanızın ürünü mü?
Selen:
Aynen öyle. O zaman biz kendi kurduğumuz dünyada yaşamak istiyorduk. Şu an onu yaratmak için bu çaba aslında. Nada’nın her şarkısı başka bir evrenin var olduğu bir balon gibi bizim için.

Şarkı sözlerini nasıl yazıyorsunuz? Birinizin bıraktığını diğeriniz bitirdiğini söylemişsiniz bir röportajınızda.
Miray:
Aslıda o da dediğin gibi kuzen olmakla çok alakalı bir şey olduğunu düşünüyorum. Birbirimizi o kadar iyi tanıyoruz ki ama bir yandan da iki farklı insanız. Şarkıya başladığımda cümlenin sonunu getiremediğim oluyor ve Selen getiriyor. Ya da tam tersi.