Medya sanatının öncüleri Perili Köşk'te

Medya sanatının öncüleri Perili Köşk'te
Medya sanatının öncüleri Perili Köşk'te
ABD'deki prestijli San Francisco Modern Sanat Müzesi'nden çok özel bir medya sanatları seçkisi altı ay boyunca Borusan Contemporary'de.
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

Borusan Contemporary, önümüzdeki altı ay boyunca, ABD ’nin Batı kıyılarındaki ilk modern sanat müzesi San Francisco Modern Sanat Müzesi’nin (SFMOMA) Medya Sanatları Koleksiyonu’ndan özel bir seçkiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Küratörlüğünü, aynı zamanda 1987’den bu yana medya sanatının toplanması ve korunmasına öncülük eden SFMOMA Medya Sanatları Bölümü’nün de küratörü olan Rudolf Frieling’in yaptığı ‘West Coast Visions’ isimli sergi, Jeremy Blake, Bill Fontana, Doug Hall, Steina ve Bill Viola gibi video art’ın öncü isimlerinin tarihsel işlerini ağırlayacak.
14 Haziran’da kapılarını açacak serginin ilk işi Steina’nın ‘The West’ isimli, monitörlerle oluşturulmuş iki kanallı video enstalasyonu. Üst üste, ikişerli yerleştirilmiş 22 ekranda, sanatçının Güneybatı Amerika’ya çevirdiği kamerasına yansıyanları görüyoruz. Görüntülere sanatçının hem eşi hem de bu işteki partneri Woody Vasulka’nın ürkütücü elektronik müziği eşlik ediyor.
Perili Köşk’ün ikinci katındaki bir diğer , Doug Hall’a ait. Golden Gate’in heybetini, altından geçen büyük konteynır gemilerinin görüntüsüyle birleştiriyor. Basın toplantısında sanatçının kendi ağzından dinleme fırsatı bulduğumuz iş, serginin en yakın tarihli işi (2012). Doug Hall, yan yana iki büyük ekran yerleştirmesinin bulunduğu karanlık odadaki sergileme biçimiyle videosunun bir anlamda yeniden doğduğunun altını çizdi.
Sergilenen eserler arasında belki en dikkat çekicisi Bill Viola’nın ‘Reflecting Pool’ isimli çalışması. Daha önce kişisel bir sergiyle de İstanbullu sanatseverlerle buluşan Viola’nın 1977-1979 tarihli işi, görüntü kalitesi anlamında bugün alıştığımız ‘cam gibi’ görüntülerin çok uzağında. Ancak serginin en kıymetli işlerinden biri. Boşluğun ortasında sabit asılı, çift taraflı bir ekran üzerinde sunulan ‘Reflecting Pool’, ormandan havuza sıçrayan, ancak zamanın durmasıyla havada asılı kalan bir adamı gösteriyor. Viola’nın kendisinin rol aldığı bu iş aynı zamanda bir otoportre olarak da görülebilir.
Serginin bir diğer işi, Jeremy Blake tarafından hazırlanan üçleme. Üç sesli dijital animasyon ‘Winchester’ serisini Blake, “zaman tabanlı boyama” olarak isimlendirdiği bir süreç içinde elle çizilmiş görüntü, film çekimi, grafik ve ses kullanarak oluşturmuş.
Perili Köşk’ün terasındaki ses yerleştirmesi, serginin videodan farklı tek işi. Ve belki de en etkileyicisi. Bill Fontana’nın bir hemzemin geçitin ses heykeli diye adlandırdığı bu ses enstalasyonu, küratör Rudolf Frieling’in söylediğine göre, bir ABD müzesinin seçkisinde yer alan ilk ses enstalasyonu. 24 saat çalışan sekiz hoparlörle, Perili Köşk’ün terasını bir istasyona çeviren iş ile ilgili tek çekince, komşuların bu işe ne diyeceği...