Meğerse festival sadece eğlenceymiş

Meğerse festival sadece eğlenceymiş
Meğerse festival sadece eğlenceymiş

Adana, festivallerin iptali konusunda sabıkalı. Adana Altın Koza Film Festivali 40 yılda sadece 16 kez düzenlenebildi. 17?nci festival 7 Haziran?da başlayacaktı.

'İnsanlar kan ağlarken, biz eğlenemeyiz' diyerek Altın Koza Film Festivali'ni erteleyen Adana Büyükşehir Belediyesi'nin festivali sadece eğlence olarak gören yaklaşımına sinemacılar sert tepki gösterdi. Yayımlanan bildirilerde festivallerin dayanışma yönüne vurgu yapıldı

İSTANBUL - Adana Altın Koza Film Festivali’ni erteleme kararı alan Adana Büyükşehir Belediyesi’nin sinemayı sadece bir eğlence aracı olarak gören yaklaşına, sinema camiası sert tepki gösterdi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zihni Aldırmaz, erteleme kararına İsrail’in yardım gemilerine saldırısı ile Hatay’daki terör saldırısını gerekçe göstermiş ve “İnsanlar kan ağlarken, biz eğlenemeyiz” açıklaması yapmıştı.
Aralarında Aslı Özge, Derviş Zaim, Hüseyin Karabey, Mehmet Altıoklar, Nuri Bilge Ceylan, Pelin Esmer, Reha Erdem, Semih Kaplanoğlu, Sırrı Süreyya Önder, Yağmur-Durul Taylan, Yüksel Aksu gibi isimlerin bulunduğu sinemacılar, Adana Belediyesi’ne gönderdikleri açık mektupta “Öncelikle sizin için ‘eğlence’ olan bu festivalin Adana halkı için yılın en önemli kültür-sanat faaliyeti ve biz sinemacılar için de seyircimizle buluşmak için en önemli vesile olduğunu hatırlatmak isteriz. Bir film, sanat eseridir; insanların vicdanına seslenir, bilgi ve duygu paylaşımına hizmet eder. Ne Kürt meselesi, ne de İsrail-Filistin çatışmaları yeni başlamış süreçler değildir. Hele ki içinde ‘Filistin: Barışa Hasret’ programının yer aldığı, önemli Filistinli sinemacı ve gazetecilerin davetli olduğu dolayısıyla onlara destek verilecek günlerin silahların gölgesinde yok olmasına yol açmak bu festivalin asıl sahibi olan Adana seyircisini de çok üzecektir. Her şeye karşın festivalin yapılmasını istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Festivalde Filistin olacaktı
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) de yaptığı açıklama sinemanın, festivallerin dayanışma yönünün unutulmasına vurgu yaptı. Açıklamada “Belli ki sanatın, sinemanın bir dayanışma biçimi olduğu akıllarına gelmemiş. Ayrıca, film festivallerini sadece ‘eğlence’ aracı olarak gören zihniyet kabul edilemez. Başlamasına bir hafta kalan kendi festivalinin programına göz atmayı dahi akıl edemeyenler tam bir sorumsuzluk örneği sergilemektedir. Baksalardı Altın Koza’nın tam da gündemin nabzını yakalayan ‘Filistin: Barışa Hasret’ adlı özel programını göreceklerdi. Filistin trajedisini anlatan usta işi filmler ve belgesellerin yanı sıra ‘Filistin’de Sinema Yapmak’ başlıklı açık oturum da engellenmiş oldu” denildi.

‘Saldırılar bahane’
Daha önce işleri nedeniyle Adana’ya gelemeyeceğini bildiren Filistinli yönetmen Najwa Najjar’ın ‘dayanışma adına’ festivale gelmek için elinden geleni yapacağını belirten bir mesaj gönderdiğini hatırlatan sinema yazarları, “Peki şimdi dayanışma ruhuna ve sinemanın birleştirici gücüne en fazla ihtiyaç duyulduğu bu zamanlarda Filistinli konuklarımıza ne diyeceğiz?” ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca “Festivalin yapılmaması için baskıların bir süredir devam ettiği biliniyor. Dolayısıyla saldırıların sonucu olarak alınmış bir karar olduğu hiç inandırıcı değil, aksine bunun bir bahane olarak karşımıza çıkarıldığı gerçeği gün gibi aşikar” denildi.
Ahmet Boyacıoğlu, Alin Taşçıyan, Aslı Selçuk, Başak Emre, Esin Küçüktepepınar, Yıldız-Hilmi Etikan, Kadir Beycioğlu ve Oktay Bulgay’dan oluşan festival ekibinin ortak imzasıyla yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Son günlerde yaşanan trajedilerin acısını hepimiz yürekten paylaşıyoruz. Ama Adana Belediyesi’nin bu acıları gerekçe göstererek aldığı ‘erteleme’ kararı kabul edilemez. Aylardır çeşitli nedenlerle Kültür Bakanlığı’nın da bilgisi dahilinde festivali ertelemek için devreye giren ama bir türlü sığınacağı bir gerekçe yaratamayan Belediye’nin imdadına İsrail yetişmiştir. Sinema ve festival bir ‘dayanışma’ platformudur, sadece ‘eğlence’ olarak asla kabul edilemez. 1995’te yani kanlı kuşatmanın son günlerinde, tüm zorluklara rağmen Saraybosna Film Festivali ‘savaşa karşı yaşam’ sloganıyla başlatılmıştır. Bu yıl Cannes Film Festivali, hapisteki İranlı Azeri sinemacı Cafer Panahi konusundaki dayanışmasıyla öne çıkmıştır. Adana Belediyesi mevcut yönetimi ise kimseye danışmadan aldığı iptal kararına karşı yapılan her türlü yapıcı teklife karşı çıkmıştır. Belediye yönetimine “Konser etkinliklerini iptal edelim, film festivalini aynen yapalım” önerisi tarafımızdan yapılmıştır. Ama bunun kabul görmemesi ‘acıları paylaşıyoruz’ gerekçesini şüpheli hale getirmektedir.” (Kültür Sanat)