Merhaba Adele, aradığın ben miyim?

Merhaba Adele, aradığın ben miyim?
Merhaba Adele, aradığın ben miyim?
30 yıl önce Lionel Richie'nin bir daha çıkmamacasına hayatımıza ve hatıralarımıza soktuğu 'Hello' sözcüğü, Adele'in vokaliyle bir kez daha romantizm yüklü sarı yaprakları suratımıza savuracak gibi görünüyor...
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Geçtiğimiz günlerde Atlantalı Mary Caldarella'nın eski erkek arkadaşı ile yaptığı ilk bakışta son derece sıradan görünen bir yazışma internette tıklanma ve beğenir rekorları kırdı. Peki, 15 bin kez yeniden Tweet'lenen ve 20.000'den fazla beğeni alan bu yazışmanın sırrı neydi? Muzip hanımefendi Mary, aslında Adele'in dönüş şarkısı Hello'nun sözlerini satır satır Matt'e yani eski erkek arkadaşına yazmış ve onun şaşkınlıkla verdiği cevaplar da bu kısa yazışmanın bir fenomene dönüşmesine sebep olmuştu. Editörüm Erkan Aktuğ, ''Hello'nun sırrı nedir bi'şeyler yazsana...'' demek için beni aradığında bile telefonu 'Hello' diye açıyorsam, Adele cephesinden 'görev (şimdiden) tamam' demektir. 

Gelin şimdi, 1984 yılına geri dönelim. 14 Şubat Sevgililer Günü'ne saatler kala listelere doğru uçuşa geçen 'Hello', aynı anda üç farklı Billboard listesinde zirveye yerleşivermişti. Okyanus'un diğer tarafında da durum farklı değildi elbette. İngiltere tam 6 hafta boyunca Hello'yu baştacı etti... Ve elbette sayısız ülke listesinde de bir numara oldu. "Hello, is it me you're looking for?" dönemin liseli gençlerinin, ayakkabıların kapıda bırakıldığı çoraplı ve romantik ev partilerinin aranan klasiği haline gelmişti elbette. Bob Giraldi'nin adeta bir kısa film tadında çektiği videosunda Laura Carrington'ın canlandırdığı kör heykel sanatçısına delicesine tutulan Richie, videonun sonunda görünen büstün kendine hiç benzemediğini söyleyerek ortalığı birbirine katmış meğer. 

Hello, bugün hala çok sayıda viral video'dan, hediyelik eşya dükkanlarında satılan kupalara kadar sayısız ürüne ilham kaynağı oluyordu. Ta ki Adele'in darbesine kadar. Zira Richie'nin Hello'sunu tozlu bir çekmeceye tıkmamıza sebep olan yeni Hello, Adele'in üçüncü stüdyo albümü 25'in lokomotifi vazifesini üstlendi. Bol bol nostalji ve pişmanlık kokan 'Hello', onun Greg Kurstin'le giriştiği stüdyo mücadelesinin bebeği aslında... Aynı anda tam 26 ülkede bir numara olan şarkı, YouTube'da yayınlandığı 24 saat içinde 30 milyona yakın izlenme rakamıyla da Adele'i seven/sevmeyen herkesin ağzını bir karış açık bırakmayı başardı. 

Peki işin kerameti 30 yıldır vazgeçemediğimiz 'Hello' sözcüğünde mi, Adele'in müthiş yeteneğinde mi, yoksa onun için yapılan benzersiz pazarlama çalışmaları tekniğinde mi? H&M'in Balmain ile yaptığı işbirliği sonucu üretilen koleksiyonun tüm dünyada insanların birbirini ezerek dakikalar içinde tüketilmesi ile Adele'in Hello'sunun bugün kısacık sürede ulaştığı nokta, biri birine oldukça yakın iki mesele gibi görünüyor aslında. 90'lar ile birlikte ciddi bir tıkanma yaşamaya başlayan popüler kültür, sonunda küllerinden yeniden doğarak, kendine yeni çıkış noktaları bulmayı başardı gibi görünüyor. Adele'den Hello'yu hiç dinlememiş olmak, ortalama bir pop dinleyicisi için aslında büyük bir kayıp değil. Ancak bize göre, esas başarı, size yöneltilen pazarlama tekniklerini savuşturarak bu şarkıyı gözden kaçırabilmekte gizli...