Milliyet Sanat'a 40 kere maşallah!

Milliyet Sanat'a 40 kere maşallah!
Milliyet Sanat'a 40 kere maşallah!

Milliyet Sanat ekibi (soldan sağa): Gülden Öktem, Ayla Dündar, Asu Maro, Filiz Aygündüz, Nil Kural, Yasemin Bay, Atilla Şen

Sanatın tüm dallarını kapsayan ve bu özelliğiyle Türkiye'nin en uzun soluklu dergisi olan Milliyet Sanat, 40'ıncı yılını özel bir sayıyla kutluyor

Tüm sanat dallarını kapsayan içeriğiyle Türkiye ’de kültür sanat dergiciliğinin köşetaşlarından Milliyet Sanat, bugün çıkan özel sayısıyla 40’ıncı yılını kutluyor. İlk sayısı 29 Eylül 1972’de yayımlanan ve Türkiye’nin 40 yıldır aralıksız çıkan tek kültür sanat dergisi Milliyet Sanat’ın 184 sayfalık 40. yıl özel sayısı derginin 40 yılını anlatan kapsamlı bir dosyayla açılıyor. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın kutlama mesajının ardından 40. yıl dosyasında Milliyet Sanat’ın 1970’lerden 2000’lere kadar olan arşivinden yapılan özenli bir seçkiyle özel bir sanat yolculuğuna çıkılıyor. Hemen ardından derginin kurucularından Zeynep Oral ve Mart 2001’de Milliyet Sanat’ı baştan başa yenileyen Tuğrul Eryılmaz’la yapılmış söyleşiler geliyor. Bu özel sayıyı okurlarına da açan Milliyet Sanat; okurlardan gelen içinde ‘Milliyet Sanat’ olan fotoğraf karelerini, 40. yıl mesajlarıyla birlikte paylaşıyor.
Derginin yayın yönetmeni Filiz Aygündüz, ‘edito’ yazısında “Heyecanlıyız. Zira Milliyet Sanat bu ay 40. yaşına basıyor. Arkadaşlarımla birlikte tam 184 sayfalık bir doğum günü sayısı hazırladık. Yenilenen tasarımımıza görsel yönetmenimiz Ayla Dündar’ın usta işi imzası atıldı. Kapağımıza M.K.Perker’in sihirli elleri değdi. Sayfalarımıza yeni konu başlıkları, yazarlar eklendi. Nefes kesen bir Milliyet Sanat çıktı ortaya” ifadelerini kullandı.
Milliyet Sanat’ın eski yayın yönetmenlerinden Zeynep Oral ise derginin kuruluş günleri ilk yıllarını ayrıntılı bir şekilde anlattığı söyleşide “Anadolu’nun neresine gitsem ‘Ben Milliyet Sanat’la büyüdüm’ sözünü hâlâ duyuyorum. Bunu söyleyenler özellikle Anadolu’daki öğretmenler. Anadolu’nun birçok yerinde sanatın evrensel değerleriyle haşir neşir olan bir kitle yetişmesini sağladığımıza inanıyorum” diye konuştu.
2000’li yıllarda ‘Popüler olanla olmayan arasında ayrım yapmayan sanat dergisi’ solaganıyla dergiyi baştan aşağı yenileyen Tuğrul Eryılmaz da o gönleri anlatırken “Tarkan’ı kapak yaptık diye kıyamet koptu. Ne işi varmış Tarkan’ın... Allah’ınızı severseniz, bütün Türkiye’deki gençliğin bayıldığı bir fenomen var orta yerde. Ve bu adam, bir sanat dalı olan müzikle uğraşıyor, şarkılar söylüyor. Sen bunu görmeyeceksin. Niye? Sabah akşam Nuri Bilge Ceylan ve Fazıl Say sayfalarıyla çıkamazsınız ki...” ifadelerini kullandı.