Moda haftasıyla gelen sorular

Moda haftasıyla gelen sorular
Moda haftasıyla gelen sorular
Türk moda endüstrisinin yeni sezon maratonu başlıyor. Mercedes Benz Fashion Week İstanbul (#MBFWI), 13-18 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Peki moda haftasından ne beklemeliyiz? Bu soruyu Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Mehtap Elaidi ile Mercedes Otomobil Grubu Pazarlama ve Satış Türkiye Müdürü Şükrü Bekdikhan'a yönelttik... Fakat asıl soru şu: Yeni Türkiye senaryosunda Türk modası denen bir sektöre yer var mı?
Haber: Barış Çakmakçı - baris@bariscakmakcı.com / Arşivi

Önümüzdeki hafta Türk moda endüstrisinin yeni sezon maratonu başlıyor. Moda tasarımcılarımız Mercedes Benz Fashion Week İstanbul (#MBFWI) kapsamında 13-18 Ekim tarihleri arasında her gün 2015 İlkbahar/Yaz koleksiyonlarını podyuma çıkarıp, görsel şovlarla destekleyecek. Çemberin dışından olanlar “Sıcak ülke gündeminde olur mu böyle eğlence?” gözüyle etkinliği izlerken, sektör oyuncularının bazıları da “Yapıyoruz da kime yapıyoruz?” diye için için gama, kedere devam edecek.

Hep atlanan şu detayı hatırlatmayı borç bilirim: Bu bir iş! Binlerce insanı istihdam eden koskoca bir tekstil endüstrisinin su üstünde görünen bir yüzü sadece. İhracat atılımları ve yatırımları sunan dev bir ekonomi . Her sezon kuru sıkı tartışmalarla başlayıp, cevabında mutabık olunamayan başka tartışmalarla biten bir kısır döngü.

Bu devran böyle dönmemeli dedim ve moda haftasının iki majör oyuncusuna sordum: Moda haftasından ne beklemeliyiz? 

Moda haftasıyla gelen sorular


ORTAKÖY HAMAMI’NDA BÜYÜK SHOWROOM
Sayısı 200’e yaklaşan tasarımcıyı ortak bir çatı altında toplayan Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Mehtap Elaidi’yi aradım ve sorumu ilk olarak kendisine yönelttim. Elaidi tüm samimiyeti ve iş odaklı bakış açısıyla “10 sezondur hep önem verdiğimiz ama bir türlü gerçekleştirme fırsatı bulamadığımız bir ilke imza atıyoruz bu kez. Ortaköy Hamamı’nda iki gün boyunca büyük bir showroom’da 40 tasarımcı 50’ye yakın satınalmacı ile buluşacak. Bunların birçoğu da dünyanın önde gelen markalarına ve zincir mağazalarına alım yapan isimler. Üstelik yerli mağaza ve butiklerin de satınalmacılarını burada ağırlıyor, sektörün gereklerini yerine getiriyor olacağız bu kez” dedi. Haksız sayılmaz. En başından beri ciddi satış grafikleri olmadığı, giderek düştüğü konusunda sitemle karışık temenniler olduğu doğru.

İlk cevabımız şu olabilir pek ala: Öncelikli satış kaygısı gerçeğiyle yaklaşacak olursak, bu moda haftasında tasarımcıları daha sıcak ve yoğun bir satış ortamı bekliyor.

ULUSLARARASI SATINALMACILARIN ARTAN İLGİSİ
Akabinde Mercedes Otomobil Grubu Pazarlama ve Satış Türkiye Müdürü Şükrü Bekdikhan’a yönelttim sorumu: New York, Berlin, Tokyo gibi dünyanın önde gelen moda haftalarına isim sponsoru olan bir marka dört sezondur İstanbul’da da varlık gösteriyor ve bunu nasıl bir beklenti ile yapıyorlar? Bedikhan, “İstanbul’un sahip olduğu moda enerjisini, dünya standartlarında bir etkinlikle uluslararası alana taşıyor ve böylelikle yetenekli Türk tasarımcılarını global ölçekte moda endüstrisine tanıtma şansı yakalıyoruz,“ diyor ve ekliyor “Bu sezon #MBFWI kapsamında ilk defa uluslararası bir tasarımcı koleksiyonunu sergiliyor. Moda haftasını önce bölgesel, ardından da global bir aktör olarak konumlandırma hedefimize daha da yaklaşıyoruz. Gerek yabancı basının, gerekse uluslararası satın alma sorumlularının etkinliğe artan ilgisi de bunun bir kanıtı.”

İkinci cevabı da sponsor markalar adına yakalıyoruz: Uzun vadede etkili sonuçlar doğuracağına inanılan, umutla gelişen bir pazar.

BİZLERİ NELER BEKLİYOR?
Etkinliğe sayılı günler kala halen takvimi tam açıklanmamış olsa da, konukları nelerin beklediğini de yazmadan olmaz. Tüm bu yazdıklarım, olası sakin bir gündem şemsiyesinde cereyan edecek kuşkusuz; onu da belirteyim. Bu nedenle ilk beklediğimiz şeylerden biri – tıpkı geçen sezon da yaşandığı gibi – kriz yönetimlerine hazırlıklı olmak. Bir diğer önemli konu ise, başından beri moda haftasında varolan ve markalaşma yolunda emin adımlarla ilerleyen profesyonel tasarımcıların sayısındaki azalma. Bunca sezondur yaptıkları şovlarla isimlerini duyuran ve kendilerine marka işbirlikleri fırsatı yaratan isimlerin birçoğu bu sezon trenden inmişe benziyor.

GENÇ VE TASE İSİMLERDE CİDDİ ARTIŞ VAR
Ama bunun yanı sıra, yeteneği ve kendi çizgisiyle var olmaya çabalayan genç ve taze isimlerde ciddi artış var. İstanbul Moda Akademisi New-Gen projesi ve Fashion InCube Istanbul tasarımcılarının yanı sıra, Ekria-White Posture ve Les Benjamins-Dazed Magazine işbirlikleri, Gülçin Çengel’in artistik Re-See etkinliği, birkaç sezonluk aradan sonra takvimde yeniden yer alan Zeynep Erdoğan ve Hatice Gökçe’nin şovları etkinliğe heyecan katacak. Tüm çabaları hiçe sayan cadıların sosyal medya yorumlarına bağışıklık kazanan sektör, bu yan etkinliklerle ve dijital pazarlama nimetleriyle yine zengin bir içerik arayışında olacak.

Tüm bu köşe taşları, başta da dediğim gibi, her sezon kısırlaşan bir soru sarmalına sürüklüyor. Aslında cevaplar net. Bence esas büyük resmi gözden kaçırmamak adına çerçeveyi genişletmemiz ve tek bir soru sormamız gerekiyor: Yeni Türkiye senaryosunda Türk Modası denen bir sektöre yer var mı? Bunun yanıtını anladığımız takdirde moda haftasından aslında neler beklememiz gerektiğinin yanıtlarını daha iyi veriyor olacağız.