Mücadelesi sanat için

Yaptığı hemen hemen her işiyle tepki aldığından olsa gerek Britanya'nın en çok tanınan, dünyanın da en çok değer...
Haber: CANAN ATALAY / Arşivi

LONDRA - Yaptığı hemen hemen her işiyle tepki aldığından olsa gerek Britanya'nın en çok tanınan, dünyanın da en çok değer verdiği genç sanatçılardan biri Rachel Whiteread (38).
Aynı zamanda çok çetin savaşlar veren bir sanatçı. Victoria dönemine ait bir evi kalıba alması olay yaratmış, ona, 1993 Turner ödülünü de kazandırmış ama kalıba alınan ev de yıkılmıştı. Bir sanatçının yapıtının buldozerlerle yıkılması birkaç saatlik ama sanat çevresinde bıraktığı etki ve kalıcılık ona dünyanın en önemli sanat merkezlerini turlayacak sergiler açmasına yol açıyor. Sanatçı, yeni çalışmalarından oluşan bir sergiyle yakında Berlin, Bilbao ve New York gibi önemli sanat merkezlerindeki
Guggenheim müzelerini dolaşacak.
Tartışılan 'Soykırım Anıtı'
Yahudi soykırımı üzerine Viyana'da kütüphane olarak gerçekleştirdiği anıtın açılışı politik, dini ve ırkçı nedenler yüzünden hep engellenen Whiteread, anıtının dış kaplamaları için bir Alman firmasıyla yapacağı anlaşmada zorluk çıkaran müdürle yaptığı tartışmayı 'Ben bu işe imzamı atacağım' diyerek noktalamış, anıtın açılışı, sonunda geçen kasım ayında yapılabilmişti.
Whiteread, aynı zamanda günlük yaşamda çok sık kullandığımız evden banyo kuvetine, yataktan kitaba bir dizi objeyi içten dışa çevirmesiyle tanınıyor. Bu kadar tepkiyle karşılaşan işleri, aslında plastik sanatların
çok bilindik temelleri ve öğeleri üzerine kurulu: için dışa dinamizmi, espas, boşluk, yüzey, ışık, gölge, Whiteread'ın sanatının en önemli dilini ve anlatım tarzını oluştururken beden, yokluk, ölüm temalarıyla görsellik kazanıyorlar.
Naumann etkisi
Bruce Naumann'ın 1965'te yaptığı 'Sandalyemin
Altındaki Mekânın Bir Dökümü' adlı çalışması o zamanlar yeni doğmuş olan Rachel Whiteread'ın çalışmalarının ana karakterini belirledi, ona öncülük yaptı. 'Boş mekânın yaşamı mümkün kılmaktan başka işlevi olmadığını söyleyen Mondrian'a Whiteread'ın boş olan mekânla heykel yapılabileceğini gösteren çalışma dizisi, Uluslararası İstanbul Bianeli'nde de sergilenmişti (1997).
Eğitimini ressam olarak tamamladığından renk, doku, ışık ilişkisine özel bir önem verdiği bu çalışması katılaşmış yüz jel kütlelerinde boş mekânı geometrik yetkinlik içinde billurlaştırmıştı.
Bugünlerde Londra'nın en gözde alanı, Hyde Park'da kır evi görüntüsü içinde yer alan Serpentine Galerisi'nin tabanındaki demir karolar, sergiyi gezenlerce üzerlerinde yürünüyor, çiziliyor, herkesten bir iz bırakarak yaşayan bir sanat eserine dönüşüyor.
Gene Brancusi ve ondan geniş çapta etkilenen Carl Andre'nın çalışmalarını hissettiren boşluk, sonsuzluk ve mekân kavramlarıyla derinleşen Whiteread, heykellerini daha çok ışık, mekân ilişkisi içinde yönlendiriyor. Rodin'den sonra heykel sanatının akışını değiştiren Romanyalı sanatçı Brancusi, heykelin dilini edebiyata, şiire yaklaştırmış, malzemenin içindeki asıl özü açığa çıkarırken yapıtlarını, soyut bir formda boşlukta kendine özgü enginliği içinde sergilemişti. Whiteread'ın özellikle Trafalgar Meydanı'na yerleştirilen sütunu da, Brancusi'nin, 'Sonsuzluk Kolumu'yla etkileşim kuruyor, heykelin tek parçadan oluşan, yerçekimi, kütle oylum gibi geleneksel öğeleriyle ve yeni anlamlarla nasıl şekillenebileceğini gösteriyor.
İzleyicinin yapıtla ilişkisi
Bachelard'ın da dediği gibi, "Bir nesneye şiirsel mekânını kazandırmak, ona nesnel olarak sahip olduğundan daha büyük bir mekân vermektir". Whiteread'ın kendi stüdyosundan kalıba alınan yeni mekânlar, Serpentine Galerisi'ne gelen her izleyiciyle birlikte farklı bir sanatsal sonuca ulaşıyor:
İzleyicinin yapıtla kurduğu duygu ve düşüncelerle, yer döşemelerinde yaratılan karelemelerle nesne şiirsel mekândan, daha büyük bir mekâna doğru yolculuğa ulaştırılıyor.
Sanat her ne kadar şekil değiştirirse değiştirsin sanat yapıtını yapıt yapan nitelikler kaybolmuyorlar: büyük-küçük, açık-kapalı, ışık-gölge, iç-dış, yüzey-mekân diyalektiği Rachel Whiteread'ın yapıtlarıyla çeşitlilik kazanıyor, onun, çok aranılan ve değersenen bir sanatçının portresini çizmesinin yolunu açıyorlar.