'Mucizeye inanıyorum'

'Çingeneler Zamanı', 'Arizona Rüyası', 'Underground', 'Ak Kedi Kara Kedi' gibi filmleriyle dünyanın en beğenilen yönetmenlerinden biri haline gelen Kusturica'nın yeni filmi 'Bir Mucizedir Yaşamak' (Life is A Miracle) cuma günü vizyona giriyor.

CANNES - 'Çingeneler Zamanı', 'Arizona Rüyası', 'Underground', 'Ak Kedi Kara Kedi' gibi filmleriyle dünyanın en beğenilen yönetmenlerinden biri haline gelen Kusturica'nın yeni filmi 'Bir Mucizedir Yaşamak' (Life is A Miracle) cuma günü vizyona giriyor. Yönetmenin yine Yugoslavya'yı kana bulayan etnik ve dinsel kökenli savaşı işlediği filmde sevgi ve aile bağlarının önemine vurgu var. Dört mevsime yayılan film, 1992 yılında Bosna dağlarında yeniden hizmete giren tren yolundan sorumlu Sırp mühendis Luka'yla kıskanç karısı etrafında gelişiyor. Karı-koca savaşta esir düşen futbol meraklısı oğulları Milos'la değiştirilmek üzere Bosnalı sarışın Müslüman Sabaha'yı kaçırır.
Her filmi ödüllü
1954 Saraybosna doğumlu Kusturica, sinema eğitimini Prag'da gördü. 19 yaşından itibaren önce kısa filmler sonra televizyon filmleri çeken yönetmen 1985'te ilk filmi 'Dolly Bell'i Hatırlıyor musun?'la büyük başarı elde ederek Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan'ı aldı. Ardından yaptığı neredeyse her filmi ödül aldı. 1985'teki 'Babam İş Gezisinde' Cannes'da Altın Palmiye, 1989'daki üçüncü filmi 'Çingeneler Zamanı' Cannes'da En İyi Yönetmen ödülü aldı. 1993'te Amerika'da çektiği 'Arizona Rüyası', bu ülkede gösterime bile girmezken Avrupa genelinde büyük ilgi gördü. İki yıl sonra Cannes'da Altın Palmiye kazanacak, unutulmaz filmi 'Underground' geldi. 1998'de yine çingeneleri anlatan 'Ak Kedi Kara Kedi'yi çekti.
Aynı zamanda sıkı bir müzisyen olan Kusturica, bas gitar çaldığı grubu 'Emir Kusturica&No Smoking Orchestra' ile haziran ayında Türkiye'de bir konser verdi. Yeni filminin ismi ile ilgili 'Ben hâlâ mucizelere inanıyorum' diyen Kusturica, Cannes'da gösterimi yapılan filmle ilgili olarak Fransız 'cinemovies.fr' adlı internet dergisinin sorularını cevaplamış.
Filmlerinizde ailenin yeri çok önemli yer tutuyor. Oysa ki, yaşadığımız dönemin sanatçıları, yönetmenleri, sinemacıları aileyi bir cehennem gibi göstermekte.
Bu kurumun, yeryüzündeki cennet olup olmadığını bilmiyorum ama aile bir film yapmak için son derece gizemli bir konudur. İlk filmimden son filmime kadar aile benim için bir saplantıydı, her filmimin ana temasıydı.
Sinemayı bırakma olasılığınızın bulunduğundan bahsetmiştiniz. Ama yeni bir film var.
İnsanların benim bu söylediklerimi hâlâ hatırlıyor olmaları çok şaşırtıcı. Bunu 1995'te söylemiştim, sonra 1997 yılında geri döndüm. Daha sonra 2000'de tekrar geri döndüm. Ve şimdi yine, yeniden karşınızdayım. Dolayısıyla üçüncü kez yeniden ortaya çıkıyorum. Keşfettiğim, beni yeniden sinemaya döndüren gerçek neden şuydu: Film yapmanın normal bir hayat sürdürmek karşısında intihar etmekten çok daha etkili bir eylem olduğunun farkına varmıştım.
Bosna'da yaşanan son derece acımasız, vahşi savaşın filmde ikinci planda kaldığı fark ediliyor. Buna karşılık hayatın içinden yaşananlar çok daha sert sanki...
Bunu film daha çekim aşamasındayken söyledim. Benim amacım savaşın acımasızlığını, neden olduğu sonuçları sergilemek değildi. Bundan daha çok, insani çatışmalar üzerinde çalışmayı denedim. Filmimin konusu buydu. Vahşetin gözler önüne serilmesi televizyonların işidir.
Filmin ilk 25 dakikası çok keyifli hatta komik. Bunu, filmin devamında yaşanacaklarla karşıtlığı göstermek için mi yaptınız?
Evet, bunun için. Ve ayrıca savaşın, kahramanın hayatını yavaş yavaş nasıl etkilediğini göstermek için.
Hayat sizin için bir mucize mi?
Evet, hayat benim için gerçekten bir mucizedir. Ben iki kere ikinin dört yapmadığına inanan insanlardan ilham alıyorum. İki kere ikinin dört olmasını sağlamaya çalıştığımda başarısızlığa uğruyorum. Benim için iki kere iki her zaman üç buçuktur ya da dört virgül birdir, dört değil.
Sırplar, Hırvatlar ve Boşnaklar filmde kendilerini birbirlerine yakın hissettirecek ortak bir şey bulabilirler mi?
Evet, bir aşk... Kalanlar filmde ikinci planda. Filmin konusu Luka, Sabaha ve Luka'nın ailesi! (Kültür Sanat)