scorecardresearch.com

Murathan Mungan: Gezi'nin hikayelerine sahip çıkanlar Sur'un, Cizre'nin, Amed'in...

Murathan Mungan: Gezi'nin hikayelerine sahip çıkanlar Sur'un, Cizre'nin, Amed'in...
Murathan Mungan: Gezi'nin hikayelerine sahip çıkanlar Sur'un, Cizre'nin, Amed'in...

Murathan Mungan etkileyici konuşmasıyla 48. SİYAD gecesine damga vurdu. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

48. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri töreninde konuşan ünlü şair ve yazar Murathan Mungan, "Birbirimizin hikâyelerine, hayatlarına ne zaman bu kadar yabancı olduk? Gezi'nin hikayelerine sahip çıkanlar; Sur'un, Cizre'nin, Amed'in, Kürdistan coğrafyasının hikayelerine niye bu kadar yabancılar? Akılları, vicdanları, ahlakları niye bu kadar yabancı oldu?" sözleriyle büyük alkış aldı.

RADİKAL - 48. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri, dün gece Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Tuğrul Tülek’in başarılı sunumuyla gerçekleştirilen törende en iyi film seçilen ‘Abluka’nın yönetmeni Emin Alper’e senaryo ödülü vermek üzere sahneye çıkan ünlü şair ve yazar Murathan Mungan, etkileyici konuşmasıyla geceye damga vuran isimlerden biriydi. Konuşmasının başında sinema tarihi boyunca senaristlerin sansür belasıyla boğuştuğuna vurgu vurgu yapan Mungan, “Birbirimizin hikâyelerine, hayatlarına ne zaman bu kadar yabancı olduk? Gezi’nin hikayelerine sahip çıkanlar; Sur’un, Cizre’nin, Amed’in, Kürdistan coğrafyasının hikayelerine niye bu kadar yabancılar? Akılları, vicdanları, ahlakları niye bu kadar yabancı oldu?” sözleriyle salonu dolduran konuklardan büyük alkış aldı.

MURATHAN MUNGAN: GÖZYAŞLARI KALMIŞ MIDIR?
Mungan konuşmasının devamında “Özgürlüğü hepimiz için istiyoruz. İfade özgürlüğünü hepimiz için istiyoruz. Yaşam ve varoluş hakkını hepimiz için istiyoruz. Sinemanın artık sadece ‘Schindler’in Listesi’nde ya da ‘Sophie’nin Seçimi’nde gözleri nemlenen seyircileri; bugün Sur’da bombalar altında, gözleri oyulan, parmakları, kulakları kesilen, burunları kesilen insanların hikayelerine de gözyaşları kalmış mıdır acaba? Umarım bundan sonra bütün sanatlar olduğu gibi sinema da bize bir arada yaşamanın, kardeşçe yaşamanın; birbirimizin kalplerine, akıllarına, ruhlarına, hikâyelerine dokunmanın imkanlarını daha çok açacaktır. Bizim birbirimize her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Hikâyelerimize dokunursak belki gerçeklerimize de daha iyi vakıf olabiliriz” ifadelerini kullandı.

MENDERES SAMANCILAR: ÖDÜLÜ UYKUSUNDA ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARA ADIYORUM
SİYAD Onur Ödülünü alan oyuncu Menderes Samancılar ise Erdem Gül ve Can Dündar’ı andıktan sonra “Ödülümü bu ülkede acı çeken annelere ve uykusunda öldürülen çocuklara adıyorum” dedi.


    http://www.radikal.com.tr/152162815216283

    YORUMLAR
    (3 Yorum Yapıldı)
    Tüm Yorumları Gör

    Duyarliyiz, asiret duzenine, belescilige, narko-terore - mehmet1999

    Nasil Ahmet Kaya captan dusunce Kürtçüğüğe sarılmışsa MM de gündemde kalmak için abalıya vurmayı seçmiş. Biz duyarlıyız. Belki aynı şeye bakıp farklı görüyüruz. Biz etnik terör, uyuşturucu ve insan trafiği, kaçakcılık, bedava yaşama ve bölgeye ve bölge dışına ihraç edilen terör görüyoruz. Silahlı başkaldırı görüyoruz ve AKP ile gizli pazarlıklar olmayınca silaha sarılma, hendekler, haftalardır süren çatışmada terörün bitmeyen mermilerini bombalarını vb görüyoruz. Ve gencecik arkadaşlarımızın teore kurban gittigini, ocakların södüğünü ve bölgedeki bakamayacakları kadar çok cocukluların sorunlarının bölgeyi ve bölge dışını mahvettiğini görüyoruz.

    - momentum

    Ben de katılıyorum, birbirinden farkları ne?

    Ne mutlu - Gılgameş

    Kendim gibi insanların bu ülkede yaşadığını bilmek ne güzel. Bu insanlardan birinin Türkiye'nin asıl sorununu dile getirmeye cesaret etmesi ne güzel. Gezi seven arkadaşlarım Kürt illerindeki duruma sessiz kaldıkları için yaptığım eleştirileri kabul etmiyorlar. Bu haliyle tıpkı konu Kürt Sorunu olunca birliktelik sergileyebilen AKP ve TSK'den hiçbir farkları olmadığını anlamak istemiyorlar. Mungan işte bu konuyu işlemiş. Çünkü bu konu AKP'nin de iktidar olmasının nedenidir. AKP sadece %49 oy aldığı için değil memleketteki diğer insanlar birbirlerinin sorunlarına yabancı kaldıkları için iktidar olmuştur. Umarım bu cesur tespit birilerini daha uyandırır. Çünkü iktidar bizi daha derin karanlıklara sürükleyebilecek potansiyele sahip olduğunu ispat etmiştir. Artık uyanmak zamanıdır.