'Mussolini de bir aktördü'

'Mussolini de bir aktördü'
'Mussolini de bir aktördü'

Marco Bellocchio, Film Festivali?nin Onur Konuğu.

Marco Bellocchio, Film Festivali'nde gösterilen filmi 'Yenmek'te Mussolini'yi anlatıyor. Filmde, Duçe'nin gerçek görüntülerini kullanan yönetmen 'Çünkü bir aktördü. Konuşma yaparken yüzünde oluşan maskeyi kaybetmek istemedim' diyor
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

İSTANBUL - İtalyan yönetmen Marco Bellocchio’nun son filmi ‘Yenmek’ (Vincere), 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ‘Yıllara Meydan Okuyanlar’ bölümü kapsamında izleyiciyle buluşuyor. Geçtiğimiz yıl Cannes’da büyük beğeni toplayan film, Benito Mussolini’nin hiçbir zaman kabul etmediği gayrimeşru oğlunun annesi Ida Dalcer’in gerçek öyküsünü anlatıyor. Festivalin onur konuğu Marco Bellocchio’yla festivalde gösterilen yeni filmi ‘Yenmek’i (Vincere) konuştuk.

Filmde Mussolini’nin sevgilisi Ida Dalcer’in hikâyesini izliyoruz. Bu hikâyede sizi cezbeden ne oldu?
Ida Dalcer başkaldıran, hiçbir kuralı kabullenmeyen, anlaşmalara ya da sözleşmelere boyun eğmeyen bir karakterdi. Mussolini’nin başka sevgilileri de oldu ama hepsi onun kurallarına boyun eğdiler, Ida ise tam tersi, beni bu filme iten de bu oldu.

Mussolini döneminin sizin çocukluğunuzda etkileri var mı?
Ben direkt anlamda o faşizmi yaşamadım, çok küçüktüm. Ama ailemden (bir burjuva aileydi) aldığım eğitimde hem faşizmin hem Hıristiyanlığın baskısını hissettim. Özellikle de okul hayatımda faşizm hep gündemdeydi. 

Mussolini gibi tartışmalı bir politik figürü perdeye taşımanın zorlukları nelerdi?
Ida Dalcer tanınmayan bir karakter olduğu için özgürdüm ve daha kolay yönettim o kısmı, fakat Mussolini’nin üzerine tekrar gitmek benim için zor oldu. Önce genç Mussolini daha sonra da devlet adamı Mussolini’yi anlatıyorum. İnsanların kafasında bir Mussolini imajı olduğu için bu beni biraz zorladı. 

Sizde Mussoli’nin gerçek görüntülerini kullandınız.
Evet, gençlik döneminde bir aktör rol alıyor ama daha sonrası için Mussolini’nin kendi görüntülerini kullandım. Bunu yaparken sadece alışılmışın dışında bir stil kaygısıyla yaptım. Amerikan filmlerinde böyle durumlarda aktörü makyajla yaşlandırırlar, bu Mussolini karakterinin kaybı olurdu. Çünkü Mussolini de halkın önüne çıktığı zaman aslında bir aktördü. Konuşmalarını yaparken yüzünde bir maske vardı. Dolayısıyla bunu kaybetmemek için gerçek görüntülerini kullandım.

Giovanna Mezzogiorno nasıldı?
Giovanna’nın imajı Ida’yla çok uyuşuyordu, soğuk gözler, soğuk bir yüz... Bunun dışında Giovanna bana Ida Dalcer’in hayatında kendi hayatından bazı kesitlere rastladığını söyledi. Giovanna’nın annesi aktris, babası aktörmüş ve annesi babasına aşık olunca bütün hayatını ona adayıp mesleğinden vazgeçmiş. Tıpkı Ida’nın hayatını Mussolini’ye adaması gibi. Dolayısıyla bu filmde kendi hayatından bir parça bulduğu için de başarılı olduğuna inanıyorum.

Peki Türk sineması?
Gençliğimde Yılmaz Güney ’i takip ederdim. ‘Yaşamın Kıyısında’ 2007’de Cannes’da ödül aldığında Fatih Akın’ı da tanıma fırsatı buldum. Ferzan Özpetek’e gelince ben onu İtalyan kabul ediyorum çünkü İtalyan filmleri yapıyor (gülüyor).
Yenmek, bugün 21.30’da Nişantaşı City’s Sineması’nda görülebilir.


    ETİKETLER:

    Faşizm

    ,

    Yılmaz Güney