National Gallery tarihindeki en kötü fikir!

National Gallery tarihindeki en kötü fikir!
National Gallery tarihindeki en kötü fikir!

Theo van Rysselberghe, "Coastal Line" (1892)

Dünyanın en çok gezilen müzelerinden Londra National Gallery, ünlü tablolara müzik ekleyerek yepyeni bir deneyim sunuyor. Tablolar için özel olarak bestelenen şarkılar eşliğinde deneyimlenen proje, eleştirmenlerden kötü not aldı: "National Gallery'nin 200 yıllık tarihinde çıkan en kötü fikir!"

Londra Ulusal Sanat Galerisi (National Gallery) kendi koleksiyonundan seçilen farklı dönem eserlerden ilham alarak beste yapmaları için 6 müzisyen görevlendirdi. Müzenin ‘National Gallery Inspires’ programının bir parçası olarak 8 Temmuz’da açılan 6 tablo ve şarkının ayrı ayrı loş ışıklı odalarda sergilendiği Soundscapes’de ziyaretçilerin ‘tabloyu duyup müziği görecekleri’ bir deneyim yaşaması amaçlanıyor.

The XX’ grubu üyesi DJ ve müzik yapımcısı Jamie XX, Van Rysselberghe’in puantilism Coastal Scene tablosuna modern tınılar katarken “The Life of Birds” belgeselinin sesleriyle BAFTA ödülü kazanan sanatçı Chris Watson, Gallen-Kallela’nin Lake Keitele tablosuna kuş ve rüzgâr sesleri ekliyor.


Akseli Gallen-Kallela, "Lake Keitele" (1905)

Modern ezgilerin ve arkaplan seslerinin yanı sıra opera ve bale bestecisi Nico Mulhy’nin Meryem, bebeği ve azizlerin yer aldığı 14. yüzyıl Wilton Diptych tablosu için bestelediği viola da gamba ve Susan Philipsz’in 16. yüzyıl ‘The Ambassadors’ tablosundan ilham alarak yazdığı keman notalarını dinlemek de mümkün. Sergide Cezanne’in modern Bathers tablosuna da Oscar ödüllü film müziği bestecisi Gabriel Yared’in piyanosu eşlik ediyor.


"The Wilton Diptych" (1395)

Ses sanatını ve resmi bir araya getiren bu deneysel sergiyi İngiliz gazetesi The Guardian sert eleştirdi. Sergiyi “National Gallery’nin 200 yıllık tarihinde çıkan en kötü fikir!” olarak yorumlayan Laura Cumming, “Ses burada sanatın aleyhine işliyor. İnsanları tablonun önünde daha uzun süre durmaya, tabloya daha çok yoğunlaşmaya, fark etmeye teşvik edeceğine, galeriyi dolduran müziği duymazdan gelmek için çaba harcatarak tabloya özgürce vereceğimiz tepkiyi kısıtlıyor” dedi. Jonathon Jones da Soundscapes için “Eski tabloları göstermekten sıkılmış olan müzenin depresif bir sergisi” yorumunu yaptı.