Nazım Hikmet'in ilk defa yayınlanan yazısı: Hayal ediyorum

Nazım Hikmet'in ilk defa yayınlanan yazısı: Hayal ediyorum
Nazım Hikmet'in ilk defa yayınlanan yazısı: Hayal ediyorum
Doğumunun 113. yıldönümü vesilesiyle mimarlar Nazım Hikmet için özel bir kitap hazırladı. Kitapta Nazım Hikmet'in Sovyet Mimarlığı dergisine yazdığı ve Türkçe'de ilk defa yayımlanan bir yazısı da bulunuyor. Yazıda Nazım Hikmet, "Sosyalist mimari her şeyden önce insanın içinde bir sevinç duygusu uyandırmalıdır demek istiyorum" diyor.

RADİKAL - Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği, Nazım Hikmet'in doğumunun 113. yıldönümü için özel bir kitap hazırladı. Kitapta, Nazım Hikmet'in ilk defa Türkçe'de yayınlanan bir yazısı da bulunuyor.

Melih Güneş’in hazırladığı kitapta, Sovyet Mimarlığı dergisinde yayımlanan Nâzım Hikmet’in mimarlığa dair görüş ve umutlarını içeren, Mustafa Yılmaz’ın Rusçadan çevirisiyle Hayal Ediyorum başlıklı yazısı yer alıyor. Kitapta ayrıca yine Türkçesi hâlâ yayımlanmamış olan Prag Saat Kulesi adlı oyunundan bir replik de bulunuyor.

Sınırlı sayıda basılan ve satışı yapılmayacak kitabın tüm nüshaları elle mühürlenip numaralandırıldı.

İşte Nazım Hikmet'in 'Hayal Ediyorum' başlıklı mimarı ile ilgili o yazısından bir bölüm:

"Ben yazarım ve mesleğim gereği mimariyle aramda sıkı bir bağ var. İster müzik, ister resim, isterse de edebiyat olsun, her türlü sanat eserinin temelinde mimari düşünüş ve kompozisyon prensibi yatar.

...

İnşa etmekte olduğumuz toplumun temel özelliği bir sevinç şöleni oluşudur. Çünkü sevince giden yoldaki bütün engelleri, insanın insan, sınıfın sınıf, halkın halk ve ırkın ırk üzerindeki egemenliğini ortadan kaldırıyoruz. Bu egemenlik biçimlerini üretimde, bilimde ve sanatta ortadan kaldırıyoruz, bu nedenle mimarlarımızın projelerinde insanın insan, sınıfın sınıf, halkın halk ve ırkın ırk üzerindeki boyunduruğunu temsil eden yapılar yer almamalıdır. Sınıfsız toplumumuzda hiçbir yapı bana kendimi küçük hissettirmemelidir. Hatta büyük liderlerimizin müzeleri karşısında bile korku ve tapınma değil, gurur, sevgi ve saygı gibi duyguları yaşamalıyım. Uzun lafın kısası, sosyalist mimari her şeyden önce insanın içinde bir sevinç duygusu uyandırmalıdır demek istiyorum. Sevinç duygusu da ayrıca uyandırır çünkü biçimci değil. Son tahlilde biçimini içeriği belirliyor."