Neden oyuncularla röportaj yapılır anlamıyorum

Neden oyuncularla röportaj yapılır anlamıyorum
Neden oyuncularla röportaj yapılır anlamıyorum

Fotoğraf: MUHSİN AKGÜN

'Son' dizisinde Nihat karakterini canlandıran genç oyuncu Baran Akbulut, Ali Vatansever'in yönettiği 'El Yazısı' filmiyle ilk kez sinemaya adım attı. Oyuncunun ilk röportajı da bize kısmet oldu
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Baran Akbulut, Anadolu Üniversitesi Konservatuvarı’ndan mezun olduktan sonra tiyatro yapmaya fırsat bulamamış. Önce ‘Aşk-ı Memnu’nun Beşir’i olarak karşımıza çıktı. Şimdilerde ise ‘Son’ dizisinde Nihat karakterini canlandırıyor. Ama bu röportajın yapılma nedeni cuma günü vizyona giren ‘El Yazısı’ filmi. Akbulut bu filmde Cansu Dere’nin canlandırdığı Zeynep karakterinin nişanlısı gizemli öğretmen Celal olarak karşımızda. Sohbet biraz zorlu oldu çünkü Akbulut başlıkta da belirtildiği gibi ‘Oyuncularla neden röportaj yapılır’ sorusuna yanıt arıyor. Benim bir cevabım yoktu. 

‘El Yazısı’ filminin senaryosunu okuduğunuzda “Ben bu projede olmalıyım” dedirten şey neydi?
Benim canlandırdığım Celal karakterinin çerçevesi çok çizilmiş değildi. Benim çizmem gereken bir karakterdi. Bir boşluk vardı ve ben o boşluğu hissettim ve onu doldurmak istediğimi söyledim. Bu belirsiz havayı çok sevdim ve onu bir şeylerle belirlemek de istemedim. Zaten filmde de çok görmüyoruz. Fakat gördüğümüz sahnelerde, nasıl birisi olduğunu, nasıl bir hayatı olduğunu anlıyoruz. Kısacası bu boşluğu doldurma iddiası beni cezbetti. 

İlk filmini çeken bir yönetmenle çalışmak nasıl bir deneyimdi?
‘El Yazısı’nın yönetmeni Ali Vatansever’in oyuncu yönetimi çok farklı mesela. Oyuncuları hissettirmeden istediği yere doğru çekiyor. ‘Reji vermeden’ bunu yapıyor. İçinde ne panikler yaşıyor bilmiyorum ama bunları bize hissettirmiyor. Ben bu kadar rahat, sakin, oyuncularına ve set arkadaşlarına hiçbir şey söylemeden işlerin tıkır tıkır ilerlediği bu kadar genç bir yönetmen olabileceğini düşünmüyordum. 

Okuldan sonra televizyona yöneldiniz, ‘Aşk-ı Memnu’da oynadınız. Şimdi de ‘Son’ dizisinde rol alıyorsunuz. Tiyatro istemediniz mi yoksa olaylar böyle mi gelişti?
Olaylar böyle gelişti. Ben okula pek çok insan gibi “Dizi yapmayacağım” diye girmiştim, o şekilde de çıkmak üzereydim. Ama tiyatroyu da nerede yapacağımı bilmiyordum. “En azından tiyatro yapıyorum” diye bir laf vardır, bunu komik buluyorum. O duruma düşmek istemem. Okuldan 2008’de mezun oldum hâlâ tiyatro yapmış değilim. Ama yapmak istiyorum. Ama acelem yok. Kariyer planı da yapmıyorum. Hayallerim de yok yani. 

Dizi seti ile film seti arasında nasıl farklar var?
Hissiyat olarak açıklamak gerekirse, dizide işiniz bittiği andan hemen oradan uzamak ihtiyacı hissediyorsunuz. Ama filmde, tabii çektiğiniz yerle de ilgili, ben işim olmadığı zamanlarda İstanbul ’a dönmeyip Göynük’te sette kaldım. 

Özellikle dizi sektöründe sert bir rekabet olduğu, pazarın büyüklüğünü aşan sayıda oyuncunun yer aldığı söyleniyor. Buna inanıyor musunuz ve böyle bir rekabete hazır mısınız?
Diğer sanatlarda nasıldır bilmiyorum ama bu işte psikolojinize söz geçirebilmeniz gerekiyor. İş yapamadığınız ya da manşet işler yaptığınız dönemler buna dahil. Depresyonsa depresyon, bunu kabul edip onunla beraber yaşamayı öğrenmek gerek. Benim öyle bir psikolojim yok, yani rekabetle ilgili bir şey yok bende. Rakibim olması beni rahatsız eden bir şey. 

‘Makine mühendisliği’ bölümünü bırakmışsınız...
İTÜ’yü amatör tiyatro bölümleri iyi diye seçmiştim aslında. Fakat çok bunaldım orada. Bölümle ilgili hiçbir hayalim yoktu. 

Sinemayı takip edebiliyor musunuz?
Takip ediyorum da söyleyecek bir şeyim yok. Tuhafıma gidiyor. 

Sanırım bu ilk röportajınız. O yüzden mi böyle kısa ve ‘sıkıntılı’ cevaplar geliyor?
Daha önce de röportaj talepleri geldi ama söyleyecek hiçbir şeyim olmadığı için kabul etmedim. Ama şimdi film vizyona giriyor ve bir şeyler söylemek gerek. Fotoğraf çektirirken de öyle. Kendimi röportaj verirken hayal edemiyorum. Gördüğün gibi zorla ağzımdan cevaplar çıkıyor (gülüyor.) Oyuncularla neden röportaj yapılır anlamıyorum. Bir oyuncuya neden sorular sorulur mesela? Ben bunu anlamıyorum. Ben sadece oynamayı seviyorum. Fotoğraf çektirmek, tanınmak, gösterişli bir hayat çok umurumda değil. Bu dünyada değilim. Sadece oynamayı seviyorum aslında, konuşmayı pek sevmiyorum. 

“İnsanlar bunu merak ediyor” diye bir klişe var ama..
Oyunculuğu kendini insanlara tanıtmanın bir yolu zanneden insanlar böyle yaklaşıyor. Bana bunu söyleyenler de oldu. “Yapma kardeşim” diye. Biri benim röportajımı okuduğu için biri bana rol vermesin yani.