Neil Young partisine gitmeden önce...

Neil Young partisine gitmeden önce...
Neil Young partisine gitmeden önce...
Neil Young, 15 Temmuz'da İstanbul'da sahne alacak. Üstat için festival kapsamında 8 Nisan'da özel bir etkinlik var. Salon İKSV'nin direktörü Bengi Ünsal, Neil Young'ın ürettiği yeni dijital müzik formatı Pono'yu SXSW'de düzenlenen tanıtımında birinci ağızdan dinledi ve Radikal okurları için kaleme aldı.

Çok uzak değil mart ayında bir gün, bundan 3 hafta önce, bin kişilik salonda yerimi aldığımda heyecanlıydım. Elimden geldiğince önlerde bir sandalye aradım kendime. Yarım saat var ve herkes çoktan gelmiş ve kapılmıştı o altın koltuklar. İş arkadaşımla sıkıştık bir sıranın ortasındaki o değerli iki koltuğa. Koskoca Neil Young’ı görecektik birazdan. Yakından. Kırk beş yıllık müzik kariyerine 35 albüm sığdıran Rock’n Roll tarihinin en büyük şarkı yazarı ve şarkıcılarından birini. 38 yıllık yaşamımda, işimin her türlü avantajına karşın az rastlanır bir durum. Neticede böyle efsaneler az geliyor dünyaya.
Önce SXSW kurucularından biri çıktı sahneye. 27 yıllık bu koca festivalin kurucusu da en az benim kadar heyecanlıydı. Neil Young’ı sahneye davet ettiğinde ise tüm salon ayaktaydı işte. Çığlıklar, ıslıklar ve alkış sesleri ile inliyordu tüm salon. Ben hep sever ve çokça takdirle izlerdim Neil Young’ı ama ne kadar büyük bir gürültü koptuğunu görünce şaşırdım biraz açıkçası. İnmedi ipadler, fotograf makinaları ve telefonlar havadan dakikalarca.
Neil Young, 45 yıllık efsanevi müzik kariyerinden çok Pono adını verdiği bir yüksek kalite dijital müzik çaları tanıtmak için Austin Texas’ta ve hepimizin karşısındaydı. Çok uzatmadan konuya girdi ve anlatmaya başladı. “Ben buraya müziği değiştirmeye gelmedim. Müziğin sizleri değiştirmesini sağlamak istiyorum.” Bir sanat formunu kurtarmamız gerekiyor diye devam etti ve hemen ardından Pono’ya dair bir video izletti bizlere. Neil, eski bir Amerikan arabasını almış ve müzik sistemine Pono’yu bağlamış. (Bu arabanın, bir diğer projesi LincVolt’daki hibrid hale getirilmiş 1959 model Lincoln Continental olduğundan şüpheleniyorum.) Sırasıyla plak şirketi yöneticilerini ve müzisyenleri arabasıyla tura çıkarıyor. Ekip de bildiğiniz yıldızlar karması. Norah Jones, Eddie Vedder, Tom Petty, Sting, Jack White, Arcade Fire, Flea, Dave Grohl, Elvis Costello, Elton John, Bruce Springsteen, Dave Matthews, Patti Smith, Anthony Kiedis, Beck. Hepsi de ağızları bir karış açık ve şaşkınlar. “Uzun zamandır bu kadar iyi ses duymamıştım. Beni harika hissettirdi” diyen Norah Jones’dan, “Prezervatifle müzik yapmaya benziyormuş daha evvel dinlediğim müzikler” diyen Flea’ye kadar. Herkes Pono hayranı. Özünde amaç bir müzisyenin stüdyoda harcadığı emeği, ince eleyip sık dokuduğu tüm o sesteki ayrıntıları bizim de evimizde aynı şekilde duyabilmemiz. Anladığım kadarıyla Pono bunu gerçekleştirmiş gibi görünüyor. Müziği tüm ayrıntısı ile sıkıştırmadan, data haline getirmeden ulaştırmaya çalışıyor.
Analog bir adam Neil Young. Plakta dahi dinlerken o kaydın AAA (analog analog analog) yapıldığından emin olun diyor. Dijital, sıkıştırılmış ve kalitesi düşürülmüş bir datanın plağa basılmasının da fayda etmeyeceği bilgisini veriyor. Su altında müzik dinlemeye benzetiyor mp3 ve CD dinlemeyi. Komik bir adam Neil Young. Yaklaşık bir saatlik stand up yapıyor neredeyse tüm bunları anlatırken. Aralara sıkça hayatından hikayeler katıyor. Kickstarter kampanyamızı destekleyin, yakında geliyor Pono diyip ayrılıyor huzurumuzdan. O hafta sonu başlayan kampanyanın ihtiyacı olan para 800bin Amerikan Doları idi. Toplanan para kampanya süresi henüz bitmemiş olmasına rağmen şu an 5 milyon 300 bin dolar civarında. Neil Young biz müzik severler için koyduğu hedefine çok yakın artık.
Dünya değişiyor. Her şey dijitale kayıyor. Müzik kariyeri boyunca tüm bu değişimlere şahit olmuş ve kendisi de müziğiyle grunge akımının dahi babası olarak anılacak kadar yenilikçi olmayı başarmış Neil Young ise gayet farkında bu gerçeğin. Müziği güzel bir manzaraya benzetirsek, bizlerin onun keyfini buğulu bir cam ardından çıkarmamıza ise karşı. Müziği içimizde hissedelim, müzisyenler oturma odamızda çalıyorlarmışçasına ruhumuza dokunsun, canlı hissedelim istiyor.
Bana sorarsanız, ben ruhumun en çok da canlı müzikle beslendiğine inanıyorum. İyi bir müzisyenin karşısında yerini alıp, müziği tüm titreşimleri ile hissettiğin o an benim için gerçekten paha biçilmez. Pono’mu alıp Neil Young’ı odama taşıyamıyor olabilirim şu an belki ama kendisi de zaten ayağımıza kadar gelmeye hazırlanıyor. Çok değil üç vakte kadar. 15 Temmuzda, Küçük Çiftlik Parkta, bunca yıldır yaptığı gibi müziğiyle hayatımızı değiştirmeye.


FESTİVALDE NEİL YOUNG GECESİ

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, müzikseverlerin uzun yıllardır merakla beklediği büyük müzisyen Neil Young'ı Crazy Horse grubuyla birlikte İstanbul'da ağırlayacak. Neil Young, Türkiye ’deki ilk konserini Vodafone Red sponsorluğunda, 15 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park’ta verecek.
Efsane rock müzisyeni Neil Young’ın şarkıları, konser öncesinde, 9 Nisan Çarşamba akşamı 33. İstanbul Film Festivali’nde olacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek “Neil Young İstanbul’da” başlıklı gecede, 19.00’da Atlas sinemasının 2. salonunda ünlü yönetmen Jonathan Demme’in 2008 yapımı filmi Neil Young’ın Bavulundan Şarkılar gösterilecek. Ardından 22.00’da Hard Rock Cafe İstanbul’da Yekta Kopan, Aylin Aslım ve Görgün Taner’in DJ olarak müzikseverlerin karşısına çıkacağı bir parti düzenlenecek. Partiye film ya da konser biletiyle girilebilecek.