Neler yapıyor bu adam?

Televizyonda yıllardır birbirinin benzeri programları izleyip duruyoruz. Sadece bu açıdan bakarsak bile, Berkun Oya'nın hazırlayıp sunduğu 'Defakto' isimli tuhaf program fazlasıyla ilgiyi hak ediyor.
Haber: HIZIR TÜZEL / Arşivi

İSTANBUL - Televizyonda yıllardır birbirinin benzeri programları izleyip duruyoruz. Sadece bu açıdan bakarsak bile, Berkun Oya'nın hazırlayıp sunduğu 'Defakto' isimli tuhaf program fazlasıyla ilgiyi hak ediyor. Tuhaf dedim çünkü programı izlerken, Oya'nın ne yaptığını, ya da ne yapmadığını anlamak pek de kolay olmuyor. Hani talk show desen değil, realitiy show desen hiç değil, sohbet programı desen o da pek uymuyor. Ama hepsinden var bu 'Defakto'da. Programın tek alışagelmiş unsuru, kadrolu dansözü. Yolda yürürken bile dans ediyor bu dansöz.
Sonuç olarak bence hayatın manasızlığı ile inceden dalgasını geçiyor bu Berkun Oya bey. Neden böyle bir program yaptığını ise kendisiyle sohbete dalınca anlıyorum. Berkun Oya, içine kapanık gibi de değil. Çünkü içinde öylesine fırtınalar kopuyor ki, bunu saklaması mümkün olmuyor. Sakin biri gibi ama yırtıcı. Ne yaptığının değil, ne yapmadığının farkında olan, fizik özellikleriyle de zaten soru işaretine benzeyen bir adam bu Berkun Oya. Defakto'yu izlerken çok gülüyorum, söyleşi sırasında da, ona çok güldüm. Komik olduğu için değil. Değişik ve kendi gibi olduğu için. O kadar özlemişim ki, orijinal bir insanla konuşmayı. Pek çıkmıyor bunlardan çünkü.
Berkun Oya, tiyatro camiasının yakından tanıdığı biri aslında. M.Ü Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nü bitirmiş. Bu konuda öylesine umarsız konuşuyor ki, sanki bundan pişman gibi;
"Yoo değilim. Ben yazayım, yöneteyim, çizeyim filan diye gittim o okula. Oyunculuk aklımda yoktu. Kendi oyunlarımda ben olsam, beni ikinci gün kovarım o tiyatrodan. Ben olsam kendimi oynatmam oyunlarda. Birlikte 'Krek Tiyatro Topluluğu'nu kurduğumuz arkadaşım Ali Atay'a 'Ben çok sıkılıyorum abi, sahnede sigara içmek istesen içemezsin, aklına başka söz gelse söyleyemezsin, benim için çok zor' diyorum. Benim için hakikaten çok zor ve kendi oyunlarımda oyunu en fazla sabote eden benim. Hakikaten, ben beni izlesem kendimi tekme tokat indiririm sahneden öyle yani. Tiyatro neyse de, şimdi bir de bir dizi işi ('Sahra'da doktor Hüseyin'i canlandırıyor) açtılar başıma, bana 'Hiç canın yanmayacak, on gün Fas'a gideceksin böyle tatlı tatlı yaşayacaksın' dediler. O zaman paraya ihtiyacım vardı ve el sıkıştım. Başıma bela oldu, kendimi izledim ve 'Ulan bir de bunun okuluna gittin, yazıklar olsun' dedim. Nasıl kasım kasım oynamışım öyle. Hiç hoşuma gitmedi açıkçası."
Bu karmaşık arkadaşa, 'Defakto'yu ve ne yapmak istediğini sordum. O da bilmiyor ama dedi ki;
"Hiçbir şey yapmak istemiyorum, on yıldır 'Onu yap, bunu yap, dizi yap, senaryo yaz' diye baskı yaptılar. Ben hep kaçtım. Ama para kazanmak lazım. İnceldiği yerden kopsun dedim. Olursa olur. Seyirci Defakto'yu ya çok seviyor ya da nefret ediyor. İnternette biri çok güzel şeyler yazmış, 'Umarım boku çıkmaz' demiş. Olay budur, hep aynı korkuyu yaşıyoruz. İyi bir şey görünce, 'Aman saçmalamasalar' diyoruz. Konuk meselesi çok zor bazen acayip yabancılaşıyorum hakikaten, 'Ne işim var burada, bu adama niye soru soruyorum?' diye. Çok zor yani. Ama bazen de çok eğleniyorum. Bu arada, 'Televizyon yapıyoruz ki tiyatroyu yaşatalım' filan gibi söylemleri sevmem, yapıyoruz işte."
'Onu beğenmiyor, bundan haz- zetmiyorsunuz, kıl mısınızdır biraz?' diye soruyorum, ne yapayım;
"Biraz uyuzluğum var ama çok öyle inciği ile cinciği ile uğraşmak anlamında değil. Daha tutarlı olmak ve ne bileyim yani, istikrar çok önemli. Öbür türlü kafam karışıyor benim, kırmızı gömlek bile giysem kafam karışıyor zaten benim. Beyaz çorap da kırmızı çorap da giyemem, öyle bir şey. Tiyatroda dalga geçiyorlar benimle, bütün dekorlar bembeyaz olduğu için 'Ölmeden cennette yaşatıyorsun bizi' diye. Beyaz olmazsa kafam karışıyor benim. Bütün dekorlarım bembeyazdır. Beyaz iyi geliyor."
Berkun Oya'nın yazıp yönettiği, Ahmet Uğurlu ve Ülkü Duru'nun rol aldığı 'Yangın Duası' isimli oyun aralık ayında AKM Oda Tiyatrosu'nda tekrar sahnelenecek. Berkun Oya'ya son olarak kıl olacağı bir soru sorup kaçıyorum. 'Boş zamanlarda ne yaparsınız?:
"Bozcaada'ya balık tutmaya gidiyorum. Geçen gün gittik, hiçbir şey tutamadık o da ayrı."