Nerede o eski kötüler

Bir yapımcı olduğunuzu düşünün ve başlamanız gereken yeni bir filminiz var. Oyuncu arayışına girişiyorsunuz.

LOS ANGELES - Bir yapımcı olduğunuzu düşünün ve başlamanız gereken yeni bir filminiz var. Oyuncu arayışına girişiyorsunuz. John Malkovich, Kahire Film Festivali'nde birinci gelecek film seçmeye çalışıyor. Bir senede yedi filmde rol alan Dennis Hopper'ın programı tabii ki dolu.
Christopher Walken, 60 yaşında ve artık hareketli rollerden kaçınıyor. Gene Hackman, yozlaşmış politikacı rollerini istiyor. Robert De Niro kariyerinin son yıllarında komedi türünü keşfetmiş ve vazgeçmiyor. Al Pacino, şeytanı canlandırmakla meşgul. Anthony Hopkins ise filmin sonunda kötü adamın kazanması gereketiğine inanıyor ki
bu da senaryonun baştan yazılması anlamına geliyor. O zaman büyük bir sorununuz var, 'kötü adamı' kim canlandıracak? Çözümü genç oyuncularda aramaya başlıyorsunuz. Keanu Reeves, 'İzleyici'de seri cinayetler işleyen bir katil rolündeydi ve de genç kızların bu yeni idolü kötü olmak için belki de fazla çekiciydi. Sonuç sempati toplayan bir katil! Matt Damon, 'Yetenekli Bay Ripley'de işin ucunu sayısız cinayet işlemeye götüren, psikolojik bozuklukları olan bir gençti. Ancak temiz suratı, kibar davranışları, ahlak kurallarına verdiği önemle, filmin 'iyi adamı' pozisyonundaki kibirli, zengin ve düşüncesiz genç karşısında daha çok bir kahramanı andırıyordu.
Gençler biraz fazla 'iyi'
Sıra dışı rollerin oyuncusu Johnny Depp,
'Before Night Falls'da diğer genç meslektaşlarına nazaran daha başarılı bir kötü adam, ancak onun da bir Al Pacino, Anthony Hopkins olmak için çok uzun bir yolu var. Gerard Butler, esmer, yakışıklı, 30'lu yaşlarında, aynen Dougray Scott ve Ian Glen gibi. Onu 'Dracula 2000'de ölümsüz kan emici olarak izledik. Sorun ise onun sinema tarihi boyunca gelmiş geçmiş en korkunç olmayan vampir olması. Huzur verici ve yakışıklı görüntüsü şeytanın onunla olmadığının bir işareti adeta.
Dougray Scott'da da durum hiç de farklı değil. 'Görevimiz Tehlike-2'deki gururlu ve enerjik görünümüyle kolaylıkla bir 'iyi adam' profili çizebilir. Ancak rolüne hiç uymamasına rağmen, Tom Cruise'un karşısında dünyanın sonunu getirmek için didiniyor. Ian Glen, 'Lara Croft-Tomb Raider'da güzel Lara'nın en büyük düşmanı, yani kötülerin kötüsü, ancak sevecen ve yumuşak görüntüsüyle bunu ne kadar başarabildiği tartışmaya açık.
Gerçekten kötüydüler!
Bir zamanlar Hollywood'un mafya filmlerinde birbirinden ilginç karakterlerle karşılaşırdık. Jan Merlin, bebek suratlı, soğukkanlı katildi. Neville Brand ve Jack Elam sadist tetikçiler. Eli Wallach, Lloyd Bochner ve Jack Palance da bu filmlerin unutulmaz, korku salan kötü karakterleriydi. Onlar göründüğü zaman ne olacağını anlardınız, bela geliyordu. Kimin tarafında olacağınızı düşünmenize gerek yoktu. Çünkü gerçekten kötüydüler.
Günümüzde ise kötü karakterlerde inanılmaz
bir karizma eksikliği göze çarpıyor. Filmlerin iyi kahramanlarının karşısında o derece inanılmaz kalıyorlar ki, kimin gerçekten iyi kimin gerçekten kötü olduğunu anlamak imkânsız. Doğal olarak seyirci de iyiler hep kazanır fikrinden uzaklaşarak, kendine yeni bir kahraman porfili çiziyor. Kimi zamana saldırgan olabilen kötümcül iyi adamlar. Kötüler yeterince kötü olmadığı zaman, iyilerin ne kadar iyi olduğu anlaşılabilir mi ki? (The Observer)