scorecardresearch.com

Neşet Ertaş devletten alacaklı gitti

Neşet Ertaş devletten alacaklı gitti
Neşet Ertaş'ın ölümü, Türkiye'deki telif hakları meselesini bir kez daha tartışma konusu yaptı. İddiaya göre eğer hakları korunsaydı, ERtaş da Elvis Presley kadar kazanırdı.

Ozan Neşet Ertaş, dün binlerce seveni tarafından uğurlandı. Ertaş'ın ölümü sonrası, ünlü Türkücü Arif Sağ’ın, “Devletten alacaklı gitti. Çünkü devlet telif haklarıyla sanatçısını korumadı” açıklaması bir tartışma başlattı.

1950’li yılların sonunda ilk plağını çıkaran ve bugüne kadar 30’dan fazla albüme imza atan Neşet Ertaş'ın hakları konusunu Hürriyet'ten Aslan Batur, Müzik Yapımcıları Birliği (MÜYAP) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Forta ve Ertaş’ın yapımcısı Hasan Saltık'a sordu.

"ELVIS KADAR KAZANIRDI"
MÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Forta:
“MÜYAP olarak Neşet Artaş’a ait bütün şarkı, plak, kaset ve CD haklarını koruyoruz. Kendisi besteci ve yorumcu olduğu için Mesam’dan da hakları korunuyor. Yaygın bir repertuarı var.

Telif pastasından hak ettiğini yediğini söyleyemem. Bugün Ertaş hayatını ABD ’de sürdürüyor olsayldı bir Paul McCartney ya da Elvis Presley gibi kazanıyor olacaktı. Çünkü McCartney ya da Presley o ülkelerin yerel müziği için ne ifade ediyorsa, Ertaş da bizim için o derece değerli. Bugün Elvis de McMcartney de sıkı korunan telif hakları sayesinde her yıl 30 milyon dolarlık telif hakkı alıyor. Türkiye ’deki telif hakları cılızlığı Ertaş’ı da kurban etti.”

"SAHTE KASETLERİ SATILDI"
Saltık ise Ertaş’ın telif haklarını almak için Almanya’ya gidip oğlu Muharrem Ertaş’ın kapısını çaldıklarını anlattı. Saltık şu bilgileri verdi:
“1990’lı yılların sonunda, Almanya’ya oğlunun yanına gittik. Neşet Bey ile de orada tanıştık. Kendisine şarkıların hakları dışında, satıştan da telif vereceğimizi söylediğimizde çok şaşırmıştı. ‘Türkiye’den Almanya’ya kasetlerim geliyor. Bunlardan haberim yok, nasıl oluyor?’ diye sordu. O Almanya’dayken, bazı şirketler korsan olarak albümlerini yayınlıyordu. Halbuki 1980-1990 yılları arasında çıkan yasal kasedi çok azdı.

Bizden yardım isteyince avukat tuttuk. Kasetleri incelediğimizde çoğunun sahte evrak düzenlenerek basıldığını tespit ettik. O dönemde de telif hakları olmadığı için çok büyük zarara uğradı. Ancak Neşet Bey kimsenin hapse girmesini istemedi ve sadece tazminat talep ettik. Kazandığı parayla da kendisine gecekondu satın aldı."

1 GECEKONDU, 1 DAİRE, 1 APARTMAN
Neşet Ertaş ile patron-işverenden çok bir ağabey kardeş ilişkisi yaşadıklarını belirten Saltık, “Benim bildiğim kadarıyla bugüne kadar kazandığı paralarla kendisine İzmir’de bir gecekondu, 3 katlı bir apartman ve Almanya Köln’de bir daire satın aldı. Onun dışında ne kadarlık bir kişisel serveti olduğunu bilmiyorum ama çok da büyük parası olduğunu zannetmiyorum” şeklinde konuştu. (Hürriyet)

http://www.radikal.com.tr/110186011018602

YORUMLAR
(2 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Bunu söyleyene bakin! - 1umut2

Yillar önce, "Töre" bestesini kasetinde okuyan ve bestenin kendisine ait oldugunu iddia eden Erdal Erzincanli, bestenin esas sahibi. T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI ANKARA DEVLET TÜRK HALK MUZIGI KOROSU BAGLAMA SANATCISI Arif Celik tarafindan mahkemeye verilmis ve mahkeme karariyle kasetlerin satisi durdurulmustu.Erzincanli'nin dayisi ve kaset firmasinin sahibi Arif Sag o dönemde MESAM'da cok etkili bir isimdi, kasetin satisini yasaklayan mahkeme kararini, delmek icin bu kez ayni firmada kaseti cikan Belkis Akkale'nin bandrolunu kullanmisti.Mahkeme yeni bir kararla bu kasetin satisini da yasaklamisti.Arif Sag'in yaptigi tum igrenc cabalar sonuc vermeyince, Orhan Gencabay'i araya sokarak Arif Celik ile anlasmayi denedi, ama artik cok gecti.Telefonla baglandigi Savas Ay'in programinda da abuk subuk konusmustu ve Savas Ay'dan da beklemedigi bir tepkiyle karsilansinca, telefonu kapatmisti.Neticede mahkemeyi kaybetmis ve para cezasi almisti. Bunu yapan Turkiye'nin en taninmis sanatcilarindan biri olan Arif Sag maalesef hic te iyi bir örnek degil!

Gariban bir gurbetçi.. - turkdanis

neyse o,en azından devlete borçlu gitmemiş,kesin elindeki gecekonduyuda haczederlerdi,şehit ailelerine yapıldığı gibi