Nihayetinde 'her şey satılık'...

Nihayetinde 'her şey satılık'...
Nihayetinde 'her şey satılık'...
Görünürde ideal, ama derinde 'ürün taşıyıcısı' bir ailenin hikâyesini anlatan 'The Joneses', yumuşak perdeden bir kapitalizm eleştirisi. Filmin başrollerinde David Duchovny, Demi Moore ve Amber Heard gibi isimler var
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

FİLMİN FOTOĞRAFLARI VE FRAGMANI İÇİN TIKLAYIN

 

VİZYONDAKİ DİĞER FİLMLERİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

 

Arthur Miller, 1949’da satıcının öldüğünü duyurmuştu (Death of a Salesman). Lakin aradan geçen süre zarfında bu ölümün sadece ‘kişisel’ bir teslimiyet olduğunu, ‘bayrak yarışının’ sonraki kuşaklarca da devam ettiğini gördük. Miller’in sinemaya da defalarca uyarlanan oyunundan sonra beyazperdede, benzer kulvarda boy gösteren başka yapımlara da rastladık. Hiç kuşkusuz bu örnekler içinde yine bir tiyatro oyunu uyarlaması olan (David Mamet imzalıydı ve yine Mamet tarafından senaryolaştırılmıştı), ‘Glengarry Glen Ross’ en etkileyicilerindendi. 1992 yapımı filmde yönetmen koltuğuna James Foley otururken Al Pacino ve Jack Lemmon, muhteşem oynuyorlardı.

‘Trendsetter’ ailesi
Zamanımızın satıcılarına gelince; onların hislerine de ‘The Joneses’ (Örnek Aile), tercüman oluyor. Film, Alman asıllı Amerikalı yönetmen Derrick Borte’nin imzasını taşıyor. Borte, aynı zamanda Randy T. Dinzler’in yazdığı hikâyeyi senaryolaştırmış. Önce kısaca öykü diyoruz: Temiz bir koca, ortayaşın güzelliğini süren bir eş, harika bir kız, yakışıklı bir delikanlı... ‘Jones’lar, genel çizgileriyle Amerikan rüyası’nın ‘çekirdek aile’ tanımındaki dışavurumudur. Kendileri güzel, hayatları daha bir güzeldir. Yeni bir eve taşınırlar (filmde bu yer tarif edilmiyor ama prodüksiyon notlarına bakılırsa Georgia eyaletinin Atlanta şehrindeki banliyölerdeki ‘malikâne’ tadına sahip evler kullanılmış). Onların gelmesiyle birlikte, ortam farklılaşır. Anne Kate, kadınlar âleminin ‘trendsetter’ıdır ve neredeyse etrafındaki kozmetik sektörünü o belirler. Baba Steve, golf sayesinde arkadaşlık kurar ve o da kendi çapında bir Tiger Woods’tur ve en kalite, en modern sopaları etrafına o tavsiye eder. Keza kızları Jennifer ve oğulları Mick de lisedeki belirleyici figürlerdir. Hoş, komşular bilmez ama biz seyirciler, zamanla onların bir ‘promosyon aile’ olduğunun farkına varırız. Jones’lar bir şirketin ürünlerini pazarlamak için kurulmuş ve aslında aralarında hiçbir ‘kan bağı’ bulunmayan bir ekiptir. Onlarla ilişkili birimin başında yaşlı bir kadın vardır ve her ay sonunda yaptığı toplantıda, aile üyelerinden kimin ne kadar ciro yaptığını ve kimin daha fazla gayret etmesi gerektiğini bildirir.
Aile, her yeni adımında, yörenin tüketim alışkanlıklarını daha bir üst seyiyeye çıkarmakta, mutlu ve mesut görüntüsünü aslında bağlı bulunduğu şirket adına sürdürmektedir. Lakin, bu mekanik ortam, nihayetinde birer insan olan dörtlünün kimi üyelerini rahatsız eder. Steve, Kate’e yakınlık duyar, Jennifer, sıradışı bir ilişki yaşar, Mick örtbas ettiği kimliğiyle buluşmak ister; lakin ekibin patronu konumundaki Kate, “İş iştir, satışlarımıza bakalım” diyerek yola devam edilmesinde diretir...

Demi ve Glenne yeniden
‘Satıcının Ölümü’nün üzerinden çok zaman geçti, kapitalizm kabuk değiştirdi, ona karşı çıkar gibi yapanlar da en azında eski sertliklerini geride bıraktı. Dolayısıyla ‘Örnek Aile’, 60’ların, 70’lerin, 80’lerin, hatta 90’ların keskinliğinde bile olmayan, eleştirisini alçak dozda yapan, etkileyici yanlarını finaline saklayan, marka çılgınlığını ve günümüz modern insanını eleştirirken kendisi de ister istemez, mesela Audi arabalarının reklamını yapma durumunda kalan bir yapım. Evet, belki orta sınıf Amerikalıyı uyarırken bu türden filmlerle yola çıkmanız gerek ama işte bu tavır da, hem keskin (ya da gazetemize gönderme yaparak söyleyelim Radikal) olmuyor, hem de gerekli etkiyi uyandıramıyor.
Oyunculuklara gelince; uzaktan uzağa Mike Myers’ı hatırlatan fiziğiyle ‘X-Files’ın Ajan Mulder’i David Duchovny Steve Jones’ta, eski günlerin uzağında seyreden Demi Moore Kate’de, Ben Hollignsworth delikanlı Mick’de durumu idare ediyorlar. Jennifer’da Amber Heard ve karısının isteklerine boyun ederek hayatını heba eden komşuları Larry’de Gary Cole, kadronun performans açısından en iyileri. Bu arada şirtekin aileyle ilgili departmanına bakan kadın yöneticide karşımıza gelen Lauren Hutton, zamanın kendisine ne kadar acımasız davrandığını gizleyememiş. Geçmişin fotomodeli, Richard Gere’la oynadığı ‘American Gigolo’da hafızalara yer etmişti, bir dönemler. Keza komşuları Larry’nin ihtiraslı karısı Summer’daki Glenne Headly de, yıllar yıllar önce Alan Rudolph’un ‘Mortal Thoughs’unda, Demi Moore’la unutulmaz bir performans sergilemişti.

‘Aklı satışta’
‘Örnek Aile’, bir yanıyla George Clooney’li ‘Aklı Havada’yı (Up in the Air) da çağrıştırıyor uzaktan. Lakin, bu ekonomik kriz döneminde ‘Aklı Havada’, kendince öyküsünü ne kadar fazla zamanımıza uydurduysa, ‘Örnek Aile’, hikâyesini ‘krizin teğet geçtiği’ yerlerde inşa ederek, hikâyesini şimdiki zamanlardan uzak tutup genel bir konjonktüre oturtmuş. Velhasılı kelam, ‘soft bir kapitalizm eleştirisi’ne sıcak bakanlar için ‘örnek’ bir film ‘Örnek Aile’.


    ETİKETLER:

    Demi Moore