O aslında Samson!

O aslında Samson!
O aslında Samson!
Geleceğin pop müziğine dair umutları yeşerten 22 yaşında bir müzisyen Delilah... Heyecanla yayımladığı ilk albümü 'From the Roots Up'taki derinlikli ve sakin vokal tekniği ise en büyük kozu
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Onu Hedy Lamarr, Rosalba Neri, Belinda Bauer ya da Elizabeth Hurley’in beyazperdeden fırlayıp zihnimizin en karanlık noktalarına yerleşen baştan çıkarıcı, içten pazarlıklı, rezil ve fettan kutsal kitap figürüyle kıyaslamak ne derece doğru hâlâ kestiremiyorum. Sevgilisi Samson’u para uğruna satan ve ona tüm gücünü veren saçlarını acımadan kesen birinden bahsediyoruz sonuçta. 22 yaşındaki Kuzey Londralı kızımız Paloma Ayana Stoecker’in tıpkı orijinal Delilah gibi bir saç takıntısı olduğu su götürmez bir gerçek. Zira heyecanla yayımladığı ilk albümü ‘From the Roots Up’ın kapağında durumu tersyüz ediyor. Bu kez sanki o Samson oluyor ve belki de daha fazla güç almak için saçlarını avuçluyor. Hikâyemiz, The Music of Black Origin Awards (MOBO) ekibi ile içli dışlı annesinin üzerindeki etkisi ve ona profesyonel müziğin kapılarını açan, ancak 2002 yılında korkunç bir trafik kazasında hayata veda eden üvey babasıyla başlıyor. Delilah’nın hayatındaki kırılma noktası tam da bu beklemediği kaybın yaşattığı travma ile gerçekleşiyor. 17 yaşında küçük bir stüdyoda kaydettiği müthiş demolar, Choice FM üzerinden Island Records’ın eline geçince zilin sesini duyuyor ve yarışma başlıyor. 

Delilah’nın müziğini tek bir isimle adlandırabilmek pek mümkün değil. Ama bütünüyle 90’lardan ilham aldığını söylemek hiç zor değil. Digital Spy’a bu yılın başlarında verdiği bir röportajda “Ben dubstep yapan biri olarak anılmak istemiyorum!” diye haykırsa da Londra çıkışlı bu güçlü elektronik müzik türünün onu gölge gibi takip ettiği kabul edilmesi gereken bir gerçek. İlham kaynakları arasında Portishead, Sade, Aaliyah ve dahası Nine Inch Nails var. ‘From the Roots Up’, akustik yönü ağırbasan bir dubstep ve drum&bass kırması olarak anılsa da Delilah, soul ile tıka basa doldurulmuş melodik pop yaptığını söyleyecek kadar alçakgönüllü. Kendini hiç yormadan ortaya koyduğu derinlikli ve sakin vokal tekniği ise onun en büyük kozu. 

Chaka Khan’ın efsanevi klasiği ‘Ain’t Nobody’sinden yaptığı ufak bir alıntının üzerine kurguladığı ilk solo single’ı ‘Go’, bizzat Khan tarafından ‘dâhice’ olarak nitelendirmiş. Gerisini varın siz düşünün. Daha öncesinde Chase&Status’un kendi janrında bir hite dönüşen ‘Time’ adlı parçalarında vokalleri üstlendiğini de hatırlatmadan geçmeyelim. ‘Go’dan hemen sonra ise önce gözlerinizi yaşartacak kadar güçlü ritimleriyle ‘Love You So’ ve albümün en deneysel düzenlemelerinden birine sahip olan ‘Breathe’ listelere gönderildi. Delilah’nın kalbimi tamamen fethetme projesi ise Minnie Riperton’dan dinlemeye asla doyamadığım ‘Inside My Love’ı neredeyse mükemmel bir şekilde yeniden önüme sunmasıyla tamamlanmış oldu. Geleceğin pop müziği ile ilgili içimi umutla dolduran, neredeyse kusursuz bu albüm boş geçmiyor. Delilah alacakaranlık dünyasının kapılarını bizim için araladı. Bir an önce içeri girmeniz yazarınız tarafından şiddetle tavsiye edilir!