O çok farklı bir kahraman

Kendi halinde bir kadın satıcısıdır (halk arasında 'pezevenk' olarak adlandırılır; yeryüzünün en eski ikinci mesleği olarak bilinir) Metin Çakır. Günün birinde elindeki 'kızları' Kürdo'ya devreder. Karşılığında da derme çatma bir ev alır ve o evde geleceğe ilişkin planlar kurar.
Haber: DERVİŞ ŞENTEKİN / Arşivi

İSTANBUL - Kendi halinde bir kadın satıcısıdır (halk arasında 'pezevenk' olarak adlandırılır; yeryüzünün en eski ikinci mesleği olarak bilinir) Metin Çakır. Günün birinde elindeki 'kızları' Kürdo'ya devreder. Karşılığında da derme çatma bir ev alır ve o evde geleceğe ilişkin planlar kurar. Derken eski sermayelerinden birinin öldürüldüğünü duyar. Öldürülme ne kelime kadın parçalarına ayrılmıştır. Ertesi gün bir başka kız parça parça. Başta, saygıda asla kusur etmediği komiser Asım, kızların yeni sahibi Kürdo, medya ve daha birçok kişi, kurum ve kuruluş Metin Çakır'ın peşine düşer. Kahramanımız bir yandan kendisini kovalayanlardan kaçarken bir yandan da suçsuzluğunu ispat etmek için deliller aramaktadır... Armağan Tunaboylu'nun Maceraperest Kitaplar'dan çıkan ilk kitabı 'Yıldız Cinayetleri'nin konusunu kısaca böyle özetleyebiliriz.
Ağır bir caz parçasının, müşterilerinde uyku etkisi yaptığı bir 'cafe'de buluşuyoruz Armağan'la. 1962'li ama ben diyeyim 72, siz deyin... Zaten özgeçmişi konusunda da kısa konuşuyor: "Eskişehir'de doğmuşum. Galatasaray Lisesi'ni bitirip İzmir'e sinema-TV eğitimi almaya gittim. İstanbul'a dönüp bir süre gazetecilik yaptım."
'Bizimkileri okumadım'
Öyküden senaryoya birçok 'şey' yazmış. "Ama hiçbirini bitiremedim" diyor. Dalıyor; cazın etkisi, diyorum. Değilmiş. Birkaç satırdan birkaç yüz sayfaya uzanan 'şey'leri düşünüyor. Söz, bir an önce 'Yıldız Cinayetleri'ne gelsin istiyorum. "Doğrusu, ortaya nasıl bir şey çıkacağını ben de merak ederek yazmaya başladım. Ve bir gün koca bir dosya oldu. Sonra kitap oldu ve bir haftadır da kitapçılarda" diyor ilk kitabın verdiği sevinci belli ederek.
Kitapta, Metin Çakır'ın yaşadığı mahalleyi merak ediyorum, hatta birkaç isim de sayıyorum. Yüzünde bir gülümseme, "O mahalleyi ben yarattım, şurası diyemem. Kasımpaşa'ya benziyor gibi ama değil" diyor.
Deli gibi polisiye okuyan biri olarak, polisiye yazarına kimlerden etkilendiğini, temelini hangi yazarın kitaplarının doldurduğunu sormak da hakkımdır kuşkusuz. Okuduğu kitapların yüzde 90'ı polisiye olmasına rağmen bir tek Türk yazar ismi saymıyor: "Bizimkilerini çok okumadım. Ya da şöyle söyleyeyim okuduklarım temelime taş koymadı. Yabancılardan beslendim. Benim kitabımdaki kahraman, onların kahramanlarına daha yakın duruyor"
Metin Çakır'ın problemleri çözme ve tehlikeli durumlardan kurtulmasında Komiser Clouseau'vari bir düşünce ve hareket sistemi geliştirdiğini söylüyorum. İlginç bir benzetme olduğunu, bu benzerliği hiç düşünmediğini belirterek, "İkisinin düşünce ve davranışları arasında paralellikler görülebilir. İkisinin de saflık ve şaşkınları çok benziyor gerçekten de" diyor. Ortak bir kanıya varıyoruz: İlk bakışta Metin Çakır'ın bir kadın satıcısı, Komiser Clouseau'nun da bir dedektif olduğuna ihtimal vermiyoruz...
Kitabı okurken birçok yerde kıkır kıkır güldüğümü hatırlıyorum. "Mizahı çok seviyorum ve komik olan her şeye gülerim. Çocuklara, takılıp düşen insana, Aziz Nesin öykülerine de gülerim. Çok ciddi bir MİT ajanının öykülerini yazmaya kalkıştım ama onda bile komedi çıktı karşıma. İş, ister istemez bir yerde mizaha dayanıyor. Bundan da rahatsız değilim. Kitabımda da çokca değilse bile yer verdim. Her bir haltı becerebilen kahramanlardan da bıktım: Karate biliyor, çok iyi silah kullanıyorlar, müthiş yakışıklı ve bilgisayar uzmanı falanlar. Benim kahramanım ise bir anti- kahraman. Bu da benim içimde olan muhalefet belki" diyor Armağan. Zaten Tarkan filmlerinde de Comoka'nın tarafını tutarmış.
'Bir Metin Çakır Polisiyesi'nin ikinci maceralarının yer aldığı kitap ise şu sıralar bitti bitecek. Konusuyla ilgili ipucu vermiyor Armağan: "İnsanlar, 'Yıldız Cinayetleri'ni okuyup bitirsinler hele bir. Seveceklerini biliyorum. Sonra da devamını isteyecekler. Şunu söyleyebilirim ki ikinci macera birinciden çok daha sıkı ve çarpıcı olacak."
Yıldız Cinayetleri/Bir Metin Çakır Polisiyesi/Maceraperest Kitaplar/238 s.