O hep sahnede kaldı

O hep sahnede kaldı
O hep sahnede kaldı
Türk tiyatrosunun büyük isimlerinden Cüneyt Türel, dün sabah 70 yaşında hayata veda etti. Türel, 9 gün sonra İstanbul Tiyatro Festivali'nin açılışında onur ödülü alacaktı

Yapılan yönetmelik değişikliğiyle İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sanatsal özgürlüğün tartışmaya açıldığı, Devlet Tiyatroları’nın Başbakan’ın deyimiyle ‘özelleştirilmesinin’ gündeme geldiği, tiyatrocuların sokaklara döküldüğü şu günlerde bir üzücü haber de Cüneyt Türel cephesinden geldi. Bir süredir kanserle mücadele eden Türkiye tiyatrosunun büyük ismi Cüneyt Türel, dün sabah 70 yaşında hayata veda etti. İstanbul Şehir Tiyatroları’nda onlarca oyunda rol alan ve onlarca oyunun yönetmenliğini üstlenen Türel, yaşasaydı 9 gün sonra İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılışında onur ödülü alacak, ‘Elin Elimde’ oyunuyla sahneye çıkacaktı.
Karakteristik sesiyle Türkiye’nin en önemli seslendirme sanatçılarından olan Cüneyt Türel, 1942 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitiren Türel, tiyatroya Yeşil Sahne ve Gençlik Tiyatrosu’nda başladı. Aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Türk Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu’na katıldı. Burada hem konservatuvar düzeyinde bir iç eğitim alıyor hem de pratik olarak seyirci karşısına çıkıyordu.
1962’de Gülriz Sururi–Engin Cezzar Tiyatrosu’nda profesyonelliğe adım atan Türel, daha sonra Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda çalıştı. 1965 yılında ‘Cimri’ oyunuyla 30 yılını geçireceği İstanbul Şehir Tiyatroları’na geçti. Türel’in burada rol aldığı ünlü oyunlardan biri de Vaclav Havel’in ‘Görüşme, Kutlama, Çağrı’sıydı. 1989’da Çekoslovakya’da Kadife Devrim rüzgârı eserken Türel, Vaclav Havel rolünde sahneye çıkıyordu. 1990’da Havel, devlet başkanı oldu ve bu oyunun popülerliğini iyice artırdı. Havel’in geçen yılki ölümünün ardından Radikal’de Müge Akgün’e konuşan Türel, “Aslında ‘Görüşme, Kutlama, Çağrı’ İstanbul Tiyatro Festivali için düşünülmüştü. Kadife Devrim’in etkisiyle çok tuttu. Hatta bana İstanbul’da düzenlenen Çekoslovak Gecesi’ne ‘Havel olarak katılır mısın?’ teklifi bile gelmişti” diye anlatmıştı. 1995’te İŞT’den ayrılan Türel, aynı yıl Işıl Kasapoğlu ve Tilbe Saran’la birlikte Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu’nu kurmuştu. 2007 yılında kapanana kadar bu tiyatronun her oyununda oynadı. 2004’te Kent Oyuncuları’nda, 2008’de Tiyatro Dot’la çalıştı. 2009’da ise Tiyatro Festivali’nde Jeanne Moreau’yla birlikte Amos Gitai’nin yönettiği ‘Işığın Oğulları ile Karanlığın Oğullarının Savaşı’nda rol aldı.
1975 yılında Ajda Pekkan’ın ‘Palavra Palavra’ şarkısında yaptığı düetle de hafızalarda yer eden Cüneyt Türel, 2000’li yılların popüler dizileri ‘Gülbeyaz’, ‘Sıla’nın yanı sıra ‘Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey’ (1995), ‘Kuşatma Altında Aşk’ (1997), ‘Herkes Kendi Evinde’ (2001), ‘Abdülhamit Düşerken’ (2003), ‘Çinliler Geliyor’ (2006), ‘Beş Vakit’ (2006), ‘Çakal’ (2010) gibi filmlerde de rol almıştı.
Cüneyt Türel için 3 Mayıs Perşembe günü 10.00’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde anma töreni düzenlenecek. Cenazesi, aynı gün Teşvikiye Camii’ndeki öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedilecek.

Etkileyici bir oyuncuydu

DİKMEN GÜRÜN (İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü):
Cüneyt Türel güçlü bir yorumcu, etkileyeci bir oyuncuydu. Oynadığı hemen her rolde mükemmeli yakalardı. Disiplinli bir sanatçıydı. 18. İstanbul Tiyatro Festivali için bir kez daha Tilbe Saran’la karşılıklı oynayacaklardı ‘Elin Elimde’ adlı oyunda. Onu çok heyecanlandıran bir süreçti ‘Elin Elimde’ çalışmaları. Ne acıdır ki oynanamayacak oyun... Başar Sabuncu, Metin Deniz, Cüneyt Türel 50 yıl önce buluştukları Küçük Sahne’de yine bir araya gelemeyecekler. Ama belki de onun anısına bir toplantı yaparız 11 veya 12 Mayıs akşamı Küçük Sahne’de ve onun yaşamından renkleri paylaşırız insanlarla... Cüneyt Türel, festivalde onur ödülü de alacaktı bu yıl. Tabii ki çok buruk bir başlangıç yapıyoruz festivale.

KÖKSAL ENGÜR (oyuncu): Söylenecek o kadar çok şey var ki Cüneyt’le ilgili... 10 sene aynı sahneyi paylaştık Aksanat Prodüksiyon Sahnesi’nde; Tilbe Saran, Cüneyt Türel ve ben. Ama sadece sahneyi değil, hayatı da paylaştık biz onunla. Yeri doldurulamayacak bir arkadaşımızı, dostumuzu kaybettik.

CENGİZ BOZKURT (oyuncu): Kenter Tiyatrosu’nda ‘Kumarbazın Seçimi’ni yönetmiştim, Cüneyt Abi oynamıştı orada. Ayrıca Cüneyt Abi’nin yerine Anna Karenina’da oynamıştım cumartesi günleri. Cüneyt Abi aynı zamanda İngiltere’deki tiyatromuz Arcola Theatre’a da yaklaşık 10 yıl önce gelmişti; Türkiye’den gelip bizi ilk keşfedenlerden biriydi. Bizimle kalan, oyunlarımızı izleyen insanlardandı. Çok değerli bir insandı, çok büyük bir kayıp bizim için. Türkiye’nin yetiştirdiği, Muhsin Ertuğrul ile de çalışmış, onun talebesi olan çok önemli insanlardan biriydi. Kaybımız çok büyük, onu çok özleyeceğiz.

ŞEBNEM SÖNMEZ (oyuncu): Cüneyt Türel konservatuvardan hocamdır. Dünyanın en güzel şiirlerini okumayı ondan öğrendim. Bugün aldığımız haber, 1 Mayıs’ı çıkaramayacak kadar üzdü onun bütün öğrencilerini. Ama sonra dedik ki hep beraber, ona da saygı duruşu olsun. Onu düşünerek de yürüyoruz hep beraber.

Büyük buluşma gerçekleşemedi
İstanbul Tiyatro Festivali’nin bu yılki özel projelerinden olan Tilbe Saran-Cüneyt Türel yapımı ‘Elin Elimde’, yönetmen Başar Sabuncu, sahne tasarımcısı Metin Deniz ile oyuncu Cüneyt Türel üçlüsünü 50 yıl sonra Küçük Sahne’de tekrar bir araya getirecekti. Türel’in ölümü, bu büyük buluşmayı mümkün kılmadı. Dikmen Gürün, oyunun sahnelenmeyeceğini açıkladı.
1898 yılında Moskova’da Stanislavski’nin sahneye koyduğu ‘Elin Elimde’, ‘Martı’ (Çehov) oyununun provalarında tanışan Anton Çehov ve Olga Knipper’in mektuplar ve kısacık buluşmalarla devam eden ilişkilerini anlatıyor. Carol Rocamora’nın yazdığı oyunda, Türel’e Tilbe Saran eşlik edecekti.