'O kara delikten bizde de var!'

'O kara delikten bizde de var!'
'O kara delikten bizde de var!'

Öz?ün yazdığı oyun, 80?i yaşamış ve 80 sonrası kuşağın farklı dertlerini didaktik olmadan anlatıyor. FOTOĞRAF: Vedat Arık

İşi, parası, eğlencesi olan ama 'kara deliğinden' kurtulamayan bir günümüz genci... Darbe günlerinde, inandıkları uğruna ölüme giden bir devrimci... İkisini buluşturan bir oyun: 'Fuck-Buddy Aranıyor'
Haber: BAHAR ÇUHADAR / Arşivi

İSTANBUL - İstiklal’den Balo Sokak’a dalıp, Nevizade kalabalığına kapılmadan, bir arkaya dönün; Topçekenler sokak, no 3. Sağdaki kapıdan girdiyseniz, Tiyatro GAF’ın ‘evindeyseniz’, oyuna buyurun. Minderlerinde, elinde ‘otu’, kucağında lap top’ı, ekranında Facebook’u, ‘Fuck-Buddy’ arayan Deniz’in - aslında bir kuşağın - hayatına... Ayşe Özköylü, Doruk Şengezer, Göktay Tosun, Güliz Şirinyan, İlksen Ökte, Okan Yahşi, Sedat ve Serkan Öz’ün rol aldığı, Serkan Öz’ün yazdığı Fuck-Buddy Aranıyor, ‘gaf yapmaktan imtina etmemek üzere’ Öz tarafından kurulan GAF’ın üçüncü oyunu. 
12 Eylül’ü gören kuşağın yaşadıklarıyla, 2000’ler gençliğinin ‘içindeki deliğin/boşluğun’; klişelere düşmeden, Kenan Evren’i ‘cumhurbaşkanı’ belleyen gençlere bile nasıl anlatılabileceğinin 65 dakikalık karşılığı, oyun. Aradığını (ne aradığını da bilmediğinden) bulamayan, içindeki delikten kurtulamayan, reklamcı, ‘Fransız okullarından birinden mezun, Obama’ya umut bağlayan, ama Nobel ’in de erken olduğunu bilen Cihangir /Moda ikametgâhlı, funk, indie dinleyen mümkünse kızıl saçlı herkes özelden ulaşsın’ diye ‘Fuck-Buddy’ arayan Deniz, 1980 ve sonrası doğumlulara hayli tanıdık. Paralel kurgulu oyunun, darbe dönemini bugüne bağlayan mektubunun gerçek sahibiyse, mektubu idamından 26 yıl sonra teslim edilen devrimci Mehmet Kanbur. Ekibe destek olan isim, Eşber Yağmurdereli...   

‘Eksik olan inanmışlık’
Fuck-Buddy Aranıyor; “80’ler iyiydi, bu kuşak kötü” tadında bir ‘nostalji harekatı’ değil. Tiyatro anlayışlarını ‘Yeni Gerçekçilik’ akımıyla açıklayan Öz, kendinden yola çıkmış: “Babam kaynakçı. 80’de olayların içinde. Ben çocukken paraları yok. Kitapları en değerli şeyiymiş ama altımı değiştirirken, üşürüm diye kitaplarını yakıyor. Bizim kuşak büyüklerinden bunları duyarak büyüdü. Mehmet Kanbur’un mektubunu görünce, bununla ilgili birşey yazılır, demiştim. İnanmışlığı, “Çocuklarım devam edecek” demesinden çok etkilendim... Ama öyle olmuyor. Eşber Yağmurdereli, ‘Öyle olmasına da gerek yok. Biz öyle inanıyorduk ama herkes kendi hayatını seçer’ diyor. Bu çocuk da böyle bir şey seçmiş ama mutlu da değil. Kuşağımızda tatminsizlik durumu var. Oyunda diyor ya, ‘Yukarıda kara delik var.’ Herşeyi elde edebiliriz ama bir şey eksik. Bence eksik olan inanmışlık. Yoksa ‘Eski kuşak süperdi de biz kötüyüz’ demiyoruz.”
Projeksiyon aracılığıyla, sokak çekimlerine de yer veren Fuck-Buddy Aranıyor, ‘öğreten adam’lık taslamıyor, en güzeli ekip, kendi hayat tarzlarıyla da dalgalarını geçiyor, koca bir nesil için ‘Umut var’ hissi vererek noktalanıyor. Son söz, oyunu birlikte izlediğim bir üniversite öğrencisinden: “O delikten bizde de var!”
Son oyunlar: Bu akşam ve haftaya cuma-cumartesi 20.30’da...


    ETİKETLER:

    Nobel

    ,

    Cihangir