O yıllar ki yaşanmayacak seninle bir kez daha

O yıllar ki yaşanmayacak seninle bir kez daha
O yıllar ki yaşanmayacak seninle bir kez daha
Ajda Pekkan salı akşamı Zorlu PSM'de başlayan yerli konserler serisi kapsamındaki ilk performansla sahnedeydi. Kalabalık bir dansçı grubu eşliğinde süren konseri Şahnaz Aygül yazdı...

RADİKAL - Zorlu Performans Sanatları Merkezi, 2015’i geride bırakmak üzereyken şehrin kültür sanat adına yükseliş kazanan merkezlerinden biri oldu. Geçtiğimiz  günlerde 'God Speed You! Black Emperor' ile ruhlarımıza Montreal’den gelen rüzgarla karanlık tarafın yüzünü gösteren sahne, salı akşamı Ajda Pekkan’ı ağırladı. Türler ve disiplinler arası program sunan Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Vestel’in sponsorluğunda safi Türkçe konserlere ev sahipliği yapmaya başladı. Uzun bir rüya gibi karanlık sularda gezinen halet-i ruhiyetimizin kurtarıcısı şüphesiz müzik olacak ki zamanı ve mekanı aşabilenlerin başında gelen bir güç.
Her hafta salı akşamı merkezin Stüdyo, Drama ve Turkcell Sahnesi’ne yayılacak  konserler serisinin ilki 24 Kasım Salı akşamı, çocukluğumda annemin kendisine benzetilmesi sebebiyle şuursuzca annem sandığım Ajda Pekkan konseri oldu. Uzun zamandır 60’lar-70’ler Ajda Pekkan projesi bekliyordum ve 2000 sonrası  yeni albümlerine tabiri caizse yoldan geçerken duyup aşina olmaktan öteye geçemedim.
Sahneye 'Yakarım Canını' adlı şarkıyla heyecana bürünmüş bir şekilde çıktı  Ajda Pekkan, arkasında yaklaşık 12 kadın ve  six pax’li erkeklerden oluşan dans grubu eşliğinde. Şunu söylemeliyim ki sahnedeki kadronuz sizi rezil de edebilir vezir de!
Yaklaşık iki buçuk saat aralıksız süren konserin en büyük noksanlığı; dansçıların, kötü koreografinin, tasarımların, konsantrasyonu bozarak Ajda Pekkan’ın üzerine yoğunlaşan algılarımızın üzerini örtmesi oldu.
Eski şarkılarını konser boyunca büyük bir zevkle söylediğini dünya gözüyle görmek içimizi rahatlatsa da her şarkı bitişinde zevksiz ve dünya üzerinde yeri olmayan altyapılarla başlayan yeni dönem şarkılarının stresini de yaşamadık değil. Ajda Pekkan ile grup arasındaki senkronizasyon bozukluğunun yanında klasiklerin kötü aranjmanlarına tekrar  şans verilmeli diye düşündüm ve son dönemin en yenilikçi hareketlerinden biri olan Sezen Aksu&Kara Orkestra konseri yeni jenerasyonun kulağına ayak uydurmaya çalışanlara ilham versin dileklerimi geçirdim. Neden mi? Ajda Pekkan sizlerin ya da bizlerin koyduğu yerde değil, müzikal anlamda sandığımızdan çok daha özgür olmaya meyilli, çok daha rock’n’roll  bir duruşu var.
Eğer kendisini bu sınırlar dışında efsaneler içine yerleştirecek olursam; 1970’lerde New York punk sahnesinin kraliçe tacını Debbie Harry ile paylaşmış, Andy Warhol’un Screen Tests serisinin karşısına çoktan geçmiş, glam rock’a ilham verenlerden biri olurdu. Ve hâlâ ilham vermeye devam ederdi! İşte benim Ajda’m!
Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde görmek istediğimiz formatlardan yerli serisi eminim kendi içinde de farklı açılımlarla dönüşecek, alışık olduğumuz konser formatının ötesinde bir deneyim yaşatacak.