Öğrenci çok, pratik yok

Ünlü yönetmenler Theo Angelopoulos
ve Jean-Jacques Annaud'nun da mezunları arasında bulunduğu IDHEC'in bugünkü karşılığı 1986 yılında kurulan La Femis.
Haber: EVRİM ALTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - Ünlü yönetmenler Theo Angelopoulos
ve Jean-Jacques Annaud'nun da mezunları arasında bulunduğu IDHEC'in bugünkü karşılığı 1986 yılında kurulan La Femis. Fransa'nın 'efsanevi' sinema okulunun geleneğini yaşatan La Femis'in (Fondation Européenne des Métiers de l'Image et du Son/Avrupa Görüntü ve Ses Meslekleri Kuruluşu) direktörü Gérard Alaux,
İstanbul'daydı.
Bilgi Üniversitesi Sinema TV Bölümü'nün bu yıl ilkini düzenlediği 'Uluslararası Sinema Okulları Buluşması' kapsamında ülkemize gelen Alaux, İstanbul'daki önemli sinema okullarına yaptığı gezilerle iki ülke sinema eğitimi ve üretimi adına çoğu ilk kez gerçekleşen temaslarda bulundu. Üç gün boyunca Galatasaray, Bilgi, İstanbul, Mimar Sinan ve Bahçeşehir Üniversitesi'nin sinema birimlerini gezen La Femis direktörüyle ülkesine dönmeden önce randevulaşarak izlenimleri ve Femis'in öyküsünü paylaştık.
IDHEC'in La Femis'e dönüşüm süreci niçin yaşandı?
Devlete ve kültür bakanlığına bağlı olarak çalışan La Femis, artık kendi içinde statikleşmeye başlayan IDHEC'e bir dinamizm getirmek suretiyle kuruldu. 1981 yılında Jack Lang'ın kültür bakanı olmasıyla ulusal sinema politikasında da önemli değişiklikler,
özellikle arşivleme çalışmaları yapıldı. Bu, devletin sinema alanında yaptığı büyük bir devrim oldu. Bu dönemde, sinemanın ekonomik,
siyasi ve yasal problemleri yanında artistik ve estetik problemlerinin de ilk kez bu denli ciddiyetle üzerine gidildi.
La Femis için ideal bir sinema eğitiminin anlamı nedir?
Verdiğimiz eğitimle insanlara ekip çalışmasını ve özellikle yanılma şansını sunuyoruz. Diledikleri gibi çalışıyorlar. Hatalar, onları doğru noktalara yöneltiyor. Bu deneyim onları hem bilgilendiriyor; hem de hayal güçlerini artırıyor. Dar bir ekiple çalışan ve üreten filmcilik biçimi ise, Fransız sinema sektörünün kaydettiği hız ve genişleme itibarıyla artık pek fazla kabul görmüyor.
Okullarımızla ilgili izlenimleriniz...
Burada çok sayıda öğrencinin Fransızca konuşabildiğini gözlemledim ve bu beni hayli sevindirdi. Gezdiğim üniversitelerde özellikle Türk öğrencilerin yaşının küçüklüğü ve öğrenci sayısının fazlalığı dikkatimi çekti. Sonuç itibariyle öğrencilerin pazara girebilmeleri için bir şeyler yapabilmeleri gerekiyor.
En önemli noktalardan biri ise okullarda birçok kimsenin yönetmenliğe soyunmuş olması. Oysa La Femis'te branşlaşma çok önemli. Teknisyenler de en az sinema yönetmenleri kadar değerlidir. Sinemada bir diğer çok ciddi nokta ise prodüktör yetiştirebilmektir: Prodüktör yalnızca
'filme para bulan kişi' değildir. O film ekibinin bir parçasıdır.
Ayrı bir saptamam da uygulamaya ilişkin: Sinemada uygulama çok önemli olduğu için gittiğim üniversitelerde daha çok teorinin ağırlıklı olduğunu gördüm. Bu anlamda
İstanbul'daki okulların IDHEC'e daha yakında durduğu düşünülebilir. Yaşanan rekabetin sinema estetiği ve kalitesindeki çıtayı da yükselteceğini düşünüyorum. Türkiye'de sinema adına çok verimli bir kitle var. La Femis'te ise öncelikli bir-iki yıllık eğitim söz konusu.
Gezinizin iki ülkedeki sinema eğitimi adına somut sonuçları oldu mu?
La Femis her yıl beş yabancı öğrenciyi bünyesine alıyor. Bu yıl özellikle bir Türk öğrencinin içimizde olmasını arzuluyorduk. Bu yolda okullarla önemli ilişkiler kurduk. Yine iki aylık belgesel yaz okulumuza bir öğrencinin gelmesi söz konusu. Bu okula giriş için öğrenci adayını sunduğumuz bir soru listesiyle tanımaya çalışıyoruz. Burslu olarak öğrencilere sunduğumuz bu
okula genellikle 12 değişik ülkenin öğrencilerini çağırıyoruz. Yurtdışından okula başvurular için ise öncelikle uluslararası bir sınav uyguluyoruz.
Adettendir, Türk sinemasını nasıl buluyorsunuz?
Çok az takip edebilsem de Yılmaz Güney başta olmak üzere, genç kuşak Türk Sineması yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan ve Ferzan Özpetek''in filmlerini festivaller ve gösterdikleri başarılardan biliyorum. Sinema okulumuzdaki öğrencilerin Türkiye'den çıkan filmlerin nasıl yapıldığı ve nasıl filmler olduğunu bilmeleri gerekiyor. Bu filmleri okulumuzda izlemeye de her zaman açığız.