Öğrencileri Vangelis Hoca'yı anlattı

Öğrencileri Vangelis Hoca'yı anlattı
Öğrencileri Vangelis Hoca'yı anlattı
Dün hayatını kaybeden Doç. Dr. Vangelis Kechriotis, Boğaziçi Üniversitesi'nin sevilen hocalarından biriydi. Tarih Bölümü'ndeki öğrencileri, hocalarını anlattılar

Tarihin sadece yazılı malzeme olmadığını öğreten akademisyen

Oben Eroğlu: Benim için Vangelis Hoca, tarih bölümünün ilk seneki en ağır derslerinden ikisinin "ilk seneden ne oluyor ya" dedirtmeyen hocası. İzlettiği filmleri sınavlarında sorarak tarihin sadece yazılı malzeme olmadığını öğreten akademisyen. İlk ödevini siz kendiniz kaynaksınız dercesine bugüne kadar ne öğrendiyseniz onu anlatın diyen bir öğretmen. Ama en önemlisi benim için Vangelis Hoca kızını çok seven bir baba. Bir dersinde kızının çizip gizlice çantasına koyduğu resmi bulmuştu o anki mutluluğunu hala hatırlıyorum. Mekanı cennet olsun.

 

Böylesi bir diyaloğu yaşayabileceğim nadir hocalardan

Doruk Engin: 2012-13 döneminde tarihe giriş ve metodoloji dersinde ders çıkışı dersten bir grup arkadaşla eski savaş oyunlarından konuşuyorduk. Hoca da o sıra bizi gördü ve ona gayri ciddi, “biz tarihi age of, total war, call of gibi oyunlardan öğrendik” demiştik. Hoca da meğerse video oyunlarının genç kuşağa tarihi nasıl öğrettiğiyle çok ilgiliymiş. “Bununla ilgili bir sunum yapar misiniz?” diye sorduğunda ben de bir cengaverlikle "yaparız hocam" dedim. Gerçekten de son derslerin birinde kendimce bir slayt hazırladım ve Vangelis Hoca kürsüyü bana bıraktı. Ciddi ve ağır konuların işlendiği böyle bir derste kendimce strateji ve savaş oyunlarının tarih konsepti ile alakalı bir şeyler anlatmaya çalışmıştım ve böyle bir ders için oldukça şaşırmıştım. Bizim neslin internet cafelerde oyunları yazıldığı gibi okuması alışkanlığı üzerine hocanın İngilizce telaffuzunu hatırlatmasına ben ısrarlı bir şekilde öyle telaffuz etmeyiz diye cevap vermiştim. Böylesi bir sunumu ve diyaloğu yaşayabileceğim nadir hocalardandı kendisi. Mekanı cennet olsun.

 

Hiçbir öğrenciniz tarafından unutulmayacaksınız

Sena Fidan: Bugün sadece tarihe değil, dünyaya daha geniş bir perspektif ile bakabiliyorsam sizin emeğiniz çok büyük hocam. Eminim ki ben de dahil olmak üzere hiçbir öğrenciniz tarafından unutulmayacaksınız.

 

Ondan öğrendiklerim bana hayat boyu referans olacak

Hazal Özdemir: Vangelis Hoca birçok kişi gibi bana da Boğaziçi Tarih'i sevdiren hocaydı. Ama belki diğerlerinden farklı olarak benim hayatıma yeni bir yön çizmeme de yardım etmişti. Ondan yardım istediğim zaman aklımın çok karışık olduğu bir dönemdi. Bölüm değiştirmeyi, çift ana dal yaptığım tarih bölümüne geçmeyi düşünüyordum ama bu kadar büyük bir kararı vermekte zorlanıyordum. O bana ne karar verirsem vereyim bana destek olacağını, hiç kimseyi değil kendimi dinlememi söylemişti. Kendimi mutsuz ve kararsız hissettiğim bir dönemde bana uzattığı el benim için çok değerliydi. Kendi isteklerimi gözden geçirip gelecek planlarımı yeniden inşa ederken söylediği gibi hep yanımda oldu. Her dersini çok keyifle dinlerdim, üniversitede en sevdiğim, bana en çok şey kattığını düşündüğüm dersleri ondan aldım. Tarih Vakfı'na beni yönlendiren de oydu, Erasmus'a giderken bana referans yazan da. Ve ondan öğrendiklerim bana hayat boyu referans olacak, biliyorum.

 

Başka bir tarih eğitiminin mümkün olduğunu gösteren hoca

Naz Vardar: Boğaziçi Tarih’in ilk senesinde liseden yeni mezun bir öğrenci olarak başka bir tarih anlayışının ve başka bir tarih eğitiminin mümkün olduğunu gösteren hoca. Kendisinden sadece iki ders alabilmiş olsam da verdiği derslerle bundan sonraki eğitimimde düşünmeyi, sorgulamayı ve yazdıklarıma kendi düşüncemi katmayı alışkanlık haline getirmemi sağladı. Akademisyenliğinin yanı sıra bana daha çok dokunan onun iyi bir eğitimci olmasıydı. Öğrenciyi akademik hayatın dışında da tarihle buluşturmaya çalışan bir öğretmendi. Özellikle Tarih Vakfı’ndaki görevi ve Tarih Vakfı’nda gençlerin daha aktif olmasını sağlamak için gösterdiği çabayla bizi çok dinler, görüşlerimiz ve fikirlerimizi dikkate alırdı. Kendisiyle daha çok konuşma ve ondan daha çok ders alma hayalleri kurarken Vangelis hocayı kaybetmek çok sarsıcı oldu. Her derste bahsettiği kızının da dediği gibi o ‘hikayeci öğretmen’di ve onu dinlemek her zaman çok keyifliydi.