On eşsiz günü

Bütün cazseverlerin, ama özellikle
caza başka şey karıştırmak istemeyenlerin heyecanla beklediği 11. Akbank Caz Festivali,
ufukta göründü.
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

İSTANBUL - Bütün cazseverlerin, ama özellikle
caza başka şey karıştırmak istemeyenlerin heyecanla beklediği 11. Akbank Caz Festivali,
ufukta göründü.
Festival, 4 Ekim'de başlayıp 14 Ekim'de sona erecek. İstanbul programında 19 konser var. Ankara da üç konserle (Bowie, Wheeler, Truffaz-Erşahin), festivalden bir nebze pay alıyor. Festivalin yan etkinlikleri,
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde yapılacak üç seminerle (Mercan Dede, Don Byron, Bobby Previte) Aksanat'taki hayli zengin film gösterimlerinden oluşuyor.
Pozitif'in düzenlediği festivalde hem cazın klasik isimleri, hem de etnik, elektronik müzik temsilcileri, 'clubbing' olayının ünlü adları ve projeler var. En iyisi programı, ayrım yapmaksızın tarih sırasıyla tanıtmak. Böylece herkes takvimini, daha önemlisi
kesesini ayarlayabilir!
Triphop'un altın grubu
Akbank Caz, Babylon'daki Wibutee konseriyle açılıyor. Norveçli grup, 1996'da triphop'un altın günlerinde kurulmuştu. O günden bu yana kadroları değişmedi. Hakon Kornstad, Per Zanussi ve Wetle Hotle, konserlerde onlara katılan samplerman Gee Wee'yle sahneye çıkacak.
Ertesi gün, iki mekânda üç konser var. Babylon'da vokalist, söz yazarı, aranjör Jeri Brown dörtlüsüyle izleyici karşısına çıkacak. Müzikçi bir ailenin kızı Brown, mükemmel bir scat'çi.
Venue Maslak'taki konserde, iki grup sahneye çıkacak: İstanbullu elektronik ve caz müzisyenlerinden oluşan 'Jazzistance'la Tokyolu DJ'ler Tadashi Yabe, Toshio Matsuura ve Fransız gezgini Raphael Sebbag'dan oluşan United Future Organization. Adını Tokyo yeraltı kulüp arenasında duyuran grup, Japonya'da asit-cazın öncüsü oldu. Merakla beklediğimiz gecelerden biri.
Big Band geleneği ile popüler dans ritimlerini harman eden tromboncu/vokalist Joseph Bowie, 6 Ekim'de Babylon'da. Joseph Bowie's Defunkt, adında yer alan funk'ı caz ve avantgartla birleştiren coşkulu bir grup.
Pazar günü ise, gene Babylon'da ilginç bir projenin tanığı olacağız. Festival için tasarlanmış bu proje, özellikle gençlerin sevdiği Fransız trompetçi Erik Truffaz ile İlhan Erşahin'i bir araya getiriyor. İki müzisyenin birlikteliği umut vaat ediyor.
9 Ekim'de CRR'de ise, Kanadalı usta Kenny Wheeler var. Avangard'ın teknik olarak yetkin trompetçilerinden Wheeler, 1960'lı yıllarda özgür caz yönünde yelken açmış ve Dave Holland, Tony Oxley'la çalışmıştı.
Büyükberber ve Velvele
Ertesi gün, Oğuz Büyükberber Beşlisi, Velvele projesiyle Babylon'a çıkıyor. Modern sound'u akustik enstrümantasyonla yakalamak gibi marifetleri, renkli bir repertuvarları var. Büyükberber'in bestelerini çalacak, aşina parçaları da alışılmadık yorumlarla sunacaklar, kaçırmayın.
CRR'de 10 Ekim'de büyük usta Charles Lloyd sahnede. Ekibi de kendisi kadar 'ağır': gitarda John Abercrombie, basta Marc Johnson ve davulda Billy Hart. Hayranlarını kimse tutamaz.
İmer Demirer 10 ve 11 Ekim gecelerinde Tuna Ötenel'le Babylon'da çalacak. Dörtlülerinde Volkan Hürsever (bas) ve Mehmet İkiz de (davul) var, ileri saatlerde de jam session olacakmış.
Gene 11 Ekim'de, mülti-enstrümantalist Ömer Faruk Tekbilek, basta Emmanuel Mann, vurmalı çalgılarda Murat Tekbilek ve Ahmet Tekbilek, tuşlu çalgılarda Shai Bachar'dan oluşan ekibiyle CRR'de olacak. Son yılların en ilginç piyanist ve şarkıcılarından Patricia Barber onun ardından sahneye çıkıyor. Barber, kategorilere sığmayan bir cazcı.
Müzikte sınır tanımayan Don Byron, 12 Ekim'de CRR'de onu özleyenlerin yüreğine ferahlık verecek. Byron, olağanüstü tekniği olan bir klarnetçi, bestelerinde kendini gösteren müthiş bir de hayal gücüne sahip. Belki de çocukken astım hastalığı geçirdiğinde ona tedavi olarak nefesli bir enstrüman tavsiye eden doktora dua etmeliyiz.
CRR'de ikinci konser, Andrew Hill Altılısı'nın. Besteci/piyanist Hill, özgünlüğün ceremesini çekmiş ama yaklaşımını korumuş, yenilikçi bir sanatçı.
Her yıl üç konser verse bıkmayacağımız John Scofield ise, 13 Ekim akşamı CRR'de karşımızda. Cazın en önemli gitaristlerinden sınıflarüstü Scofield, gerçek bir doğaçlama ustası. Aynı akşamın ikinci grubu ise Bobby Previte'in 'Bump the Renaissance Band'i. John Zorn, Bill Frisell, John Medeski gibi başına buyruk müzisyenlerle çalışan Privete'in kendisi de maceraperest yapıda bir cazcı. Grubunda Swallow, Horvitz, Hill'le de çalan Ehrlich ve tromboncu Curtis Fowlkes var. Ne yazık ki, 13 Ekim aynı zamanda festivalin İstanbul faslının son gecesi. Akbank Caz Festivali 13 Ekim'de Venue-Maslak'ta gerçekleştirilecek kapanış konserinde, festival izleyicilerine 'The Secret Tribe Featuring Mercan Dede' ile veda edecek. Gülü tarife ne hacet, Mercan Dede/ Arkin Allen/Arkın Ilıcalı artık herhangi tür bir müzikle ilgilenen herkesin bildiği çok yetkin, ruhu açık bir sanatçı. Grubun konuk sanatçısı ise, Laço Tayfa'dan Hüsnü Şenlendirici. Doğrusu böyle seçkin bir festivale de böyle kapanış konseri yakışır...